Yazı

Bu Ayıp Size Yeter.......
Bu Ayıp Size Yeter....... 

kalem

Hiç öyle ''kızım sana söyledim, gelinim sen anla'' tarzıyla bir başlık kullanmadım değerli okuyucular. Yazının direkt hedefi, bu gün Türkiye' de yaşananların en büyük sorumlusu YETMEZ AMA EVET çilerdir.

       Ülke gündemini takip edenler mutlaka hatırlayacaklardır. Ülkenin dört bir yanında,  yerel ve ulusal çaptaki basın ve  medya kuruluşlarının, aydınlarımızın ve hatta AKP cenahının zihniyetini çok iyi analiz edebilmiş sıradan vatandaşlarımızın  bile, çevresindeki insanlara ve ulaşabildikleri her bireye feryat figan uyarılarına şahit oluyorduk. Şu anda olduğu üzere Selçuğun yerel haber sitelerinde yazılarımın yayınlanması münasebetiyle, şahsım olarak bu uyarılara şahit olmanın ötesinde bizzat bu uyarıları halkımıza duyurmaya ulaştırmaya çalışan bir konumda yer aldım. 

 
     O günlerde uzak yakın tüm çevremize söylediklerimiz ortadadır, şüphesi olanlar arşivden tüm yazdıklarımıza da ulaşabilirler.  Dedik ki; Bu AKP' nin referandumda size ''Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü'' yalanıyla getirip kabul ettirmek istediği düzenlemeler, sadece ve sadece kendilerini olası bir yargılanma sürecinden korumak, kendilerinden hesap sorulmasını engellemek ve dahası da asıl maksatları olan  ''Cumhuriyet rejimini yerle bir etmek'' teki hedeflerine ulaşmalarına engel olacak tüm kişi ve kurumları etkisiz hale getirmektir.
 
      Bütün uyarılarımıza rağmen, tanıdığımız tanımadığımız, yakından ya da uzaktan bildiğimiz, hatta yıllarca kendilerini ''gerçekten bu ülkenin aydınlık yarınları için mücadele verir diyerek'' tanımladığımız insanların ''Siz darbecisiniz, insanlar demokrasi istiyor ve bunlar da bize demokrasiyi getirecek'' safsatalarını dinledik günlerce. Hayatımızda yüz yüze hiç rastlaşmadığımız adamların ısrarına pek aldırmadık ta; yıllarca siyaset arenasında peşinden yürüdüklerimizin, AKP faşizminin, dolayısıyla RTE diktatörlüğünün ham maddesini üreten 12 Eylül 2010 referandumunu  demokrasi pakedi olarak yorumlamaları kanımıza dokundu açıkçası. Bu noktada kendilerini sadece Allah' a havale etmekle yetinmeyip; kendi şahsımda kendileri için vermiş olduğum ne kadar emek varsa, hakkımı helal etmiyorum.  
 
       Bu arada yine ülke gündemini takip edenler ya da en azından gazete okuma alışkanlığı olanlar da hatırlayacaktır ki; O günler de, bu gün gırtlak gırtlağa girmiş olan AKP ile F tipi örgüt pek sevişir durumdaydı. Hatta, Fethullah Gülen' in Okyanus ötesinden verdiği ''Bu pakete ölüler bile mezarlarından kalkıp evet oyu vermelidir'' fetvası vaki olmakla kalmamış, sonradan su yüzüne çıkmasıyla da öğrendik ki; ölmüş insanların adına oy kullandırılmış olmasıyla fiilen sandıkta hayat bulmuştur. İşte o günlerde AKP iktidarının cemaatle beraber yürüttükleri Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti' ni ele geçirip, yerine bir din devleti kurma mücadelesi ile beraber, bu ülkede hukuk ve adaleti sadece kendi çıkarları için kullanacakları bir silah haline getirmelerine en büyük katkıyı, yetmez ama evetçiler koymuştur. 
 
         12 Eylül referandumunun ardından daha 13 Eylül sabahı bizim dediklerimizin doğruluğu gün yüzüne çıktı ve halen çıkmaya devam ediyor. Hele ki; son bir aydır   (F tipi ile O nun patronu ABD' nin Türkiye' deki ürünü AKP arasında, iktidarı paylaşamamktan kopan kavga olmasa, asla göremeyecektik) yaşadıklarımıza bakınca, tanıdık tanımadık, uzağımızda ya da yakın çevremizde bulunan YETMEZ AMA EVET çilerin nasıl bir gaflet uykusunda olduklarını daha iyi anlıyoruz. Burada ne yaşadığımızın ayrıntılarını bir kez daha tekrarlamaya gerek görmüyorum değerli okuyucular, ama  bu gün itibariyle Zahide UÇAR' ın kaleme almış olduğu yazısından bir paragrafı, Türkiye' nin AKP iktidarı ile nereye getirildiğine ışık tutması için paylaşıyorum. Her ne kadar bu paragraf din tacirliğiyle kandırılmış kesimlere daha çok hitab etmi,ş olsa da, YETMEZ AMA EVET çilerin de kendilerine pay çıkarması gerektiğini düşünüyorum, zira 80 yıldır Atatürk' e ve cumhuriyete küfreden zihniyetin eline, hırsızın yargılanamaması gücünü verenler YETMEZ AMA EVET çilerdir.
 
Sizi kendi devletinize düşman yapan maskeli Müslümanların;
İngiliz, İsrail, Amerika ve diğer düşman ülkelerin cübbeli ajanları olduğunu hiç anlamadınız. Seccadeli etki ajanlarının koynunda kendi devletinize düşman oldunuz.
Din diye diye ne din bıraktınız, ne ahlak, ne devlet.
Sonunda kokladığınız torba boynunuza asıldı.
Ne yazık ki bedelini milletçe hep beraber ödüyoruz.
Allah nankörleri sevmez. Allah kendi toprağına, kendi kardeşine ihanet edenleri, hainleri sevmez.
80 Yıldır Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine küfür ede ede geldiğiniz yer neresi?
Eşkıyanın, haramzadelerin hükümdar olduğu;
HIRSIZLAR CUMHURİYETİ…
Hayrını görün(!)…
 
''Atatürk' söve söve; Geldiler Hırsızlar Cumhuriyetine'' Başlıklı yazının tamamını okumak için http://www.ilk-kursun.com/haber/171914 linki tıklayabilirsiniz......


2 Mart 2014  23:42:19 - Okuma: (518)  Yazdır




İstatistik