Yazı

Hocayı bu millete siz kakaladınız
Hocayı bu millete siz kakaladınız 

Ahmet Çipli

Hele hele onlara göre Fethullah Hoca’nın suçlarını saymak isterseniz bitiremezsiniz.

 Hoca efendi, senin başka işin mi yok? Kin ve nefret yerine hoşgörü ve diyalogdan söz ediyorsun. Dinler ve mezhepler arası kavgayı körükleyeceğine müşterekleri ve sempatiyi ön plana çıkarıyorsun. Devrimci, yıkan, döken, elinde bıçak, belinde silah bir nesildense, tamir eden, elinde kalem, kalbinde iman, vatansever bir gençlikten söz ediyorsun. Sonra Allah, Peygamber, hak, hukuk, Ebubekir, Ömer, Sahabe, Sahabe ahlakı diyorsun. Bunlar bazı beylere göre çağdaş değil. Bankalar kurup içini boşaltmak varken, kaptı kaçtı şirketlerle devleti soymak varken, rüşvet verip ihaleler almak varken Muhterem Hoca Efendi, okullar açmak, dershaneler açmak, radyo ve televizyonlarla ülke insanına edep, namus, vatan, millet, devlet telkinlerinde bulunmak, yurtlar açıp gariban Anadolu çocuklarını fuhuştan, uyuşturucudan, her türlü şer güçten koruyarak barındırmak senin neyine? “

         Aman sevgili dostlar bu sözleri benim ifade ettiğimi zannedip bana küfür etmeye başlamayın sakın. Bu sözler bana değil şimdiki AKP Genel Başkan Yardımcısı eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e ait. Bu sözleri  ünlü araştırmacı gazeteci- yazar Saygı ÖZTÜRK’ün “ Okyanus Ötesindeki Vaiz” isimli kitabından  alıntıladım. Bakmayın siz şimdi AKP yetkililerinin ve sözcüleri Hüseyin Çelik’in 17 Aralık tarihinden bu güne  Gülen Hoca ve cemaatiyle ilgili söylediklerine. Daha iki ay öncesine kadar bunlar sevgi ve saygıyla muhabbet içersindeydiler. Bir çok Bakan gibi Hüseyin Çelik bakanlığı döneminde Fethullah Gülen’i  öven yazılarını medyaya yansıttığı gibi bakanlığın internet sayfasına da yerleştiriyor ve mesajlarını  oradan da veriyordu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi sitesinde, kendi sayfasından link verenlerden birisi de dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ti.
         Başta Bilal’in babası olmak üzere bir çok AKP’ li bakan ve milletvekili Gülen Hoca’ya her fırsatta övgüler düzüp  saygıda kusur etmediler. Ta Amerikalara kadar gidip hocanın ellerinden öptüler, hayır duasını alıp huzur ve mutluluğa erdiler. Tabi İş adamları, Gazeteciler, Valiler, Kaymakamlar, Belediye Başkanları ve her meslekten insan bundan geri durmadılar. Gülen Hocayı kutsayıp ilahileştiren bu egemenler  böylece hocanın gücüne güç kattılar. Özetle hoca efendiyi bu millete saygın ve kutsal bir şahsiyet olarak bunlar kakaladılar. O nedenledir ki hocanın cemaati hem nitelik olarak hem de nicelik olarak güçlendikçe güçlendi. Şimdiyse aynı egemenlerin son aylardaki ifadeleriyle “ paralel devlet” oldular, “ haşimi” oldular, “ gizli örgüt” oldular, “ ajan ve casus” oldular. Kendi elerliyle yaratıkları bu devasa güç  artık ısırıyor onları. Isırıldıkça da bas bas bağırıyorlar. Oysa biz son altı yıldır bu cemaat denen illegal gücün ne tezgahlar kurduğunu hep anlattık. Ama onlar anlamadılar veya işlerine gelmeyip anlamamazlıktan geldiler. Çeşitli mesleklerden binlerce yurt severi işbirliği yaparak zindanlara tıktılar, ölüme gönderdiler. Bazı AKP Milletvekilleri, AKP’den  Belediye Başkan adayı  olan bir çok dürüst insan ve AKP’ ye oy veren milyonlar  şimdi şaşkın bir durumda olayları anlamaya çalışıyor. Goobels’ler ise kudurmuşçasına beyin yıkamaya çalışıyorlar. Ama nafile ben daha önceki bir yazımda iddia etmiştim ya şimdide aynı görüşteyim. Bu hoca bu AKP’yi  ham yapar kardeşim.  Gördünüz işte son ortaya çıkan telefon görüşmelerini. Bilal’in babasının Bilal’le yaptığı “en doğal” konuşmayı bile deşifre ettiler. Halbuki ne var bunda bende oğluma bazen” Oğlum bu ay yine paramız azaldı dikkatli harcan evde son kalan yüz liramızı da sıfırlama “ diye telefonda konuşuyorum!  Yanlış mı bu? Siz oğullarınız bu kızlarınızla telefonla bu tür konuşmalar yapmıyor mu su nuz? Bırakın Bilal’in babası da Bilal’le yapsın. Sizde yüzde elli birlik desteği vermeye devam edin bana ne!    


28 Şubat 2014  15:52:10 - Okuma: (970)  Yazdır




İstatistik