Yazı

Gençlerimizin Geleceği
Gençlerimizin Geleceği 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Okullarımızdan Kaldırılan Beden Eğitimi Dersleri Ve Gençlerimizin Geleceği

 Son yıllarda Spor Bilimi alanında yapılan tüm araştırmalar;  Spor yapan insanların spor yapmayanlara oranla kalp ve kan dolaşım sistemine bağlı hastalıklara daha çok ve daha erken yaşlarda yakalandıklarını ortaya koymaktadır. (Örn. Almanya da koroner damar hastalıklarından yılda 75-80 bin kişi hayatını kaybederken, bu sayı ülkemizde maalesef daha yüksek bir düzeyde olup en çok ölüm olaylarının ilk sırasında yer almaktadır). Dolayısı ile sayıda çok sayıda insanın hastanelerde yattığı ve büyük miktarda ilaç tüketimi yaparak ekonomiye büyük yükler bindirdiğini ortaya koymuştur.

Spor ya da egzersiz yapma alışkanlığı bir kültürel sorun olduğu kadar, biraz da; Erken yaşlarda başlayan bir öğrenme sonucudur. Olimpiyat organize etmek için milyarları harcamanın yerine spor yapılabilecek binlerce tesis yapmak daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum. Tesis yapmak yeterlimi? Kuşkusuz hayır bu tesislerde spor yapacak insanları, bu insanlara hizmet verecek spor yöneticileri de önemli bir faktördür.
Kısacası anne ve babalar, çocukları ile çok erken yaşlarda spor alanlarına giderlerse; çocuklar daha sonraki yaşlarında bu alışkanlıklarını devam ettirecekler ve hatta aynı şeyleri kendi çocuklarıyla da yaşayacaklardır.
Batılı ülkelerin okullarda 7-8 saate ulaşan beden eğitimi dersi verilirken, Türkiye’de beden eğitimi ders saatlerinin düşürülmesi hatta bazı okullarımızda kaldırılması gelecek nesillerimizin hasta bir nesil olasına hizmet etmez mi?
Durum böyle iken, ülkemizde son günlerde özellikle fiziksel gelişim dönemi içerisinde olan çocuklarımızın bu gelişimlerine katkı koyan ve olmasa olmaz derslerinden biri olan Beden Eğitimi dersinin kaldırılmasını anlayabilmekte zorlanıyorum!
Ayrıca zorlandığım bir başka konu da, sayıları yetmişe ulaşan özellikle sporun bilimsel olarak yapıldığı ve öğretildiği Üniversitelerimizdeki Spor yüksek okullarına bu okulların yöneticilerine sessiz kalmalarını anlakta zorlanıyorum! Bunca insanı okullardan mezun ederek işsizler ordusu mu yaratmak isteniyor?
Ülke düzeyinde her gün yeni bir, hatta birkaç hastaneyi gururla açan, Devlet adamlarımızın, hastane açmak yerine daha önceden hastalıkları önlemeye yönelik olarak; insanlarının parasız ya da çok az miktarda paralar ödeyerek; Egzersiz yapabilecekleri spor alanları, yüzme havuzları, bisiklet yolları ve ormanlarında yürüyüş yollar yapmalarını tavsiye edebilirim.
Yine yerel yönetimler, Belediye başkanlarımız; Kısa bir dönem sonra seçimleriniz var milyonlarca seçmeniniz ve sağlık bekleyen insanınız varken sizler hala 11 kişilik futbol takımları 6 kişilik Basketbol takımlarına milyonlarca para harcayarak süper liglerde top oynamaları için mi seçildiniz? Bunca milyonları hala birkaç kişiye yatırmak ne kadar doğru bir uygulamadır? Yerel yönetimlerin spora bakış açıları daha farklı olamaz mı?
Ülkemizdeki Hastanelerimizin tıka basa hastalarla dolu olmasının, aşırı derecede ilaç tüketiminin, spor alışkanlığı olmayan bir toplum olmamızdan kaynaklandığını açıkça söyleyebiliriz.
Türkiye’de siyasal iktidarlar ve Spor Teşkilatı, insanımıza spor kültürü, eğitimi vererek, düzenli spor yapmasını, sporun kitlelere kendiliğinden yaygınlaşmasına katkı koymalı ve hiç zaman kaybetmeden bu ilkelliğe son vermesi, Beden Eğitimi ve spor dersinin kaldırılmasını önlemelidir.
Bir beden eğitimci ve spor emekçisi olarak bu konuda, tüm meslektaşlarımın da aynı şekilde tepki koymalarını bekliyorum.
Böyle bir yaklaşım dünyanın hiçbir yerinde yok. Çağdaş dünyada durum, akıl ve mantık gereği olarak beden eğitimi ve spor, Milli Eğitimin bir parçası olarak algılanmış durumdadır. Bu ülkeler, erken yaşlardan itibaren okuma-yazmayı öğrettiği gibi, spor kültürü, eğitimi ve becerisini de zorunlu eğitim politikasının bir parçası olarak uygulamaktadırlar. Bizde ise; Sağlıklı bir toplum ve büyük sporcu altyapısına varmak için çıkış noktası olan okullarımıza, ne yazık ki belki hayatında spor yapmamış, sporun bir ülke için önemini kavramaktan uzak, spor karşıtı bir zihniyet hükmediyor. Milli Eğitim’e ve Spor Genel Müdürlüğü’ne hâkim olan bu zihniyet, ülke gençliği ve halkı için gerçekten çok büyük talihsizliktir.
Yaşasın tüm direnen emekçi Beden eğitimi öğretmeni arkadaşlarım, bütün düşüncemle yanınızdayım.
Saygılarımla

Prof. Dr. Seyhan HASIRCI



26 Şubat 2014  23:28:18 - Okuma: (1012)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik