Yazı

AÇ GÖZLÜ
AÇ GÖZLÜ 

Hüseyin Gül

Yaşamı toplumsal boyutlarıyla birlikte ele alıp baktığımızda, evrimci ve devrimci dinamiğin, gerici zihniyetin dönüşüyle nasıl bir çatışma içinde olduğunu çağdaş Dünya'nın acı bir gerçeği olarak görüyoruz.

           Toplumsal yaşamın bireysel sorumluluklarını taşıyorsak, kimse "Sana ne" ve "Bana ne" diyemez.

          Her kes payına düşeni yapmak zorundadır.
                                                                         *
          Tarihsel süreç içinde var olan her türlü inancın, yasaların, gelenek ve adetlerin bilimsel, toplumsal ve çağdaş anlayışa uyarlı bir şekilde gelişip değişmesini evrimsel bir zorunluluk olarak görüyor, yaşamın önemli ve gerekli bir işlevi olarak düşünüyoruz.
          Bu değişim, yaşamın toplumsal akışı içinde, kendi dinamikleriyle sağlanamadığı zaman, gerici ve çıkarcı egemen güçlere bedel ödeyerek ancak gerçekleştirmek zorunda kalırız.
          Yaşam her ne şekilde ve ne pahasına olursa olsun, doğasında var olan evrimci gelişmesini, kendi akışı içinde zorunlu olarak sürdürecektir. İlkel toplumdan, çağdaş yaşama nasıl gelindiğine baktığımızda bunu kolaylıkla anlayabiliyoruz.
          Geri kalmış toplumlara baktığımızda yaşamım anlamı ve insani değerlerin anlaşılamadığını görüyoruz. Özellikle islâm ülkeleri, kendi sorunlarıyla yarattıkları iç savaşları yaşıyorlar. Akılsızca ve aptalca, acımadan  kadın, yaşlı, çoluk çocuk demeden kendi dininde, ırkından masum insanları, kardeşlerini öldürüyorlar. Bir birlerinin kellesini kesip koparmaya inançları, gelenek ve adetleri ne de insani anlayışları engellemeye yetmiyor. Yetmediği gibi, dinsel inançları çıkarcı ve kötü niyetli amaçları için araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar. İntihar bombacıları gibi. Onları Cennet ve Allah'la aldatıyorlar.
          Toplumsal yaşamın egemen güçleri her türlü hile hurda, yalan, rüşvet ve yolsuzluklarla düzenlerini sürüyorlar. İnsanları bir torba kömür, bulgur, nohut paketleriyle aldatıyorlar. İnançları, ne de yasaları, gelenek ve adetleri, her türlü insani ve toplumsal değerleri ayakkabı kutularında milyon paraları hortumlamalarını engellemeye ne yazık ki yetmiyor.
          Dinsel inançlarımız, akıl ve yaşamla olan çelişkileri içinde güven duygusu yaratıp etkin olamıyor . Yasalar, gelenek ve adetler yaşlanıp eskimiş. Toplumsal düzenin çarkları bozulmuş, gıcırtılı sesler çıkarıyor ve kahpelikle dönüyor.
          Tarihsel süreç göstermiştir ki savaşlar, katliamlar, nasıl bir şiddet olursa olsun, ne kadar etkin ve uzun sürerse sürsün, yaşamın doğasındaki evrimleşme bilincini engelleyip yok edemiyor.
          AKP ve Tayyip'in toplumsallık anlayışı ve yönetim zihniyetiyle toplumu nereye götürmek ve ne yapmak istediği açıkça görülebiliyor. Anlamsız ve boşuna bir çaba içinde olduklarını anlamaları için ne yazık ki tarihsel bakışları ve toplumsal bilinçleri yetmiyor.          
          Sayın Tayyip;
          Toplumsal yaşamın değişim ve gelişimini engellemekten lütfen vazgeç.
          Bu kapris ve benlik duygularından bir an için kurtulup aklını başına al ve düşün.
          Tarih sayfalarında hem de Öbür Dünya'nın günlüğünde senin için neler yazılıyor acaba, gözünü açıp bir bak . .  Oku.
                                                                                *
          Yaşamı ne kadar acaba anlamlı kıldığımıza , geriye dönüp bir bakalım.
          Yoksa diyoruz ardımızdan " AÇ GÖZLÜ " bir şiir mi yazıp okuyacaklar?
 
          AÇ GÖZLÜ
          .  .  .  .  .  .  .   .    .   .
          Donsuz dumansız
          Dilsiz kulaksız
          Elleri boş
          Kefeni cepsiz
          Gitti
          Gitti edepsiz 
                       
           Hüseyin Gül


21 Şubat 2014  20:07:48 - Okuma: (2588)  Yazdır




İstatistik