Yazı

A.K.P.li kerdeşlerimize . . .
A.K.P.li kerdeşlerimize . . . 

Hüseyin Gül

LÜTFEN DİYORUM

                        Farklı düşünce ve anlayışlar içinde bile olsak toplumsal birlikteliğimizi sürüyoruz. Vatan, millet anlayışı ve ortak gereksinmelerimiz içinde yaşamı paylaşıp eskitirken, bir yandan daha rahat ve refah içinde bir Dünya özlemiyle durmadan çaba sarf ediyoruz.
                        Yaşamın çıkar ilişkileri içinde, birbirimizi çekiştirip, kavga dövüş etmekten kendimizi alamıyoruz. Toplumsal düzenin çarpık yapısı ve anlayışı içinde zamana tutunmuş, anlamsız umutlar içinde yaşamı sürüp gidiyoruz.
                         Siyasal partilerin yalan vaatlerine bağlanmış, toplumsal bir umut oluşturamaya çalışıyoruz.
                         Solcu, sağcı, ulusalcı, liberal ya da laik, dindar ve daha birçok benzer görüş ve düşüncelerimizi saygınlık içinde tartışarak toplumsal yaşamı ne yazık ki olgunlaştıramıyoruz.
                         Gerçekleri umursamadan, düşüncelerimizin ön yargısı içinde, kendi umutlarımızı boşa çıkarmak için elimizden geleni yapıyoruz.
                         Bu yazımızla tartışma yaratmak niyetinde falan da değiliz.
                         Bizi yönetenlerin siyasal anlayışlarıyla birlikte, toplumsal düşünce ve yaşam anlayışının ne olduğuna da bakmıyoruz.   
                         Herkes kendi doğrularıyla olsun ama kim ne kadar namuslu ve dürüst hiç değilse biraz olsun başımızı kaldırabilsek.
                         Bir baksak.
                         Bir görsek.
                         Bir düşünsek.
                         Bu nasıl bir iş, nasıl bir insanlık anlayışıdır bu?
                         Bir ya da iki değil, dört bakan ve oğulları, belediye başkanları, banka genel müdürleri, bürokratlarıyla, tüm telefon konuşma kayıtları, para sayma makineleri, dolarlarla dolu ayakkabı kutları kamera görüntüleri içinde ve yolsuzluk iddiasıyla birlikte ortaya döküldü.
                         A.K.P.li kardeşlerim, hemşerilerim merak etmiyorlar mı?
                         Bu nasıl bir dindarlık ve yaşam anlayışıdır. Nasıl bir ahlak, vicdan ve insanlıktır bu?
                         Ortaya dökülenlerin soruşturulup araştırılacağı  yerde yüzlerce emniyet müdürü ve polis yerlerinden alınıp başka yerlere sürülüyor. Soruşturmanın önünü kesmek için başka savcılar atanıyor. Yetmiyormuş gibi anayasaya aykırı yasal düzenlemeler yapılıyor.
                         Nedir bu pişkinlik ve vurdumduymazlık doğrusu anlamak mümkün eğil.
                         Özellikle Selçuk'lu ama tüm A.K.P.li kardeşlerime, haddim olmayarak ve tüm samimiyetimle öneriyorum.
                         Ve lütfen diyorum.

                         " YA PARTİNİZİ ya da ERDOĞAN'I DEĞİŞTİRİN "



26 Aralık 2013  09:09:53 - Okuma: (653)  Yazdır




İstatistik