Yazı

Biz bu sınıfı geçebilir miyiz?
Biz bu sınıfı geçebilir miyiz? 

Nilüfer

Biz bu sınıfı geçebilir miyiz?

Bu sizlere üçüncü kez yazışım. Yani toplamda üç kez köşe yazdım, yazdıklarımda da sadece içimden geçenleri söylemeye çalıştım. Fakat bu içimden geçenlerle ilgili rahatsız olanları duydum. Benim kulvar değiştirdiğim yönünde bazı söylemler duyuyorum. Arkadaşlar benim kulvar değiştirdiğim falan yok. Ben yine aynı yerdeyim, yani benim yerim burası. Kendisini bile tanıyamayan o söylemleri fısıldayanlara sadece pozitif olmalarını öneriyorum. Her şeyden önce kendine güvenen herkesin eleştirilere açık olmalarını öneriyorum. Ben yazılarımda sadece eleştiri yaptım. Bunu da zaten anlayan anladı. Gerisi teferruat.  
Neyse gelelim bugünkü yazıma. Bilindiği gibi Selçuk'taki herkes yerel seçimlere kilitlenmiş durumda. İnanın bizler de çok merak ediyoruz sonucu. Sonuçtan önce herkes gibi adayları merak ediyoruz. Bizler kamuoyunun tam içinde yer alan gazeteciler olarak vatandaşların düşüncelerini çok yakından takip eden kişileriz. Yani vatandaş diyor ki değişim olması lazım, artık yeter.. Peki mevcut aday adaylarının içerisindeki isimler Selçuk için doğru kişiler mi? Buna yine vatandaşlar ve tabi ki parti genel merkezleri karar verecek. Bana göre Selçuk ilçesi gibi tarihi zenginlikleriyle dolu bir ilçede görev yapmak, çok önemli. Ama böyle bir ilçede görev yapmak için bilgi birikimlerinin fazla olması gerekir, araştırmak gerekir, ilçeyi tarihi yönleriyle çok iyi tanımak gerekir. Ben buna örnek olarak şunu söyleyebilirim. Bir aday adayı ile sohbet arasında Ayasuluk Kalesinin tarihi geçmişiyle ilgili bir soru sordum, ama sorduğum sorunun yanıtını da kendim verdim.
Burada ilçenin tarihi yapısını, tarihi değerlerini, kentin her alanını bilmezseniz bu iş olmaz. Mesela geçtiğimiz gün meclis toplantısına katıldım ve gündemin 7. maddesinde Ayasuluk Kalesi vardı. Kale için yapılan çalışmalar ve hazırlanan proje tanıtıldı. Aslında böyle bir tanıtıma gerek var mıydı? Bir yandan baktığımızda tabi ki, var diyorum. Ancak bunu ve bu gibi çalışmalar meclis, ya da başka bir platformda anlatılabilir. Bir yandan da böyle bir sunuma gerek yok diye düşünüyorum. Çünkü Selçuk Belediyesinin ve tabi ki, belediye başkanımız sayın H.Vefa Ülgür'ün Ayasuluk Kalesine verdiği desteği görmeyenler, yada duymayanlar varsa da; işte bunu az önce söylediğim gibi bilgi birikimi olmayanlardır. Çünkü Ayasuluk Kalesinde yapılan tüm çalışmaları ben bir gazeteci olarak her yıl defalarca haberlere taşıdığıma inanıyorum ve bu tür eleştirilerin doğru olmadığını düşünüyorum. Yani burada Sayın Başkanın da mecliste söylediği gibi Ayasuluk Kalesindeki çalışma ve burada yürütülen proje herkesindir. Her sivil toplum örgütünün bir katkısı vardır. Ayasuluk Kalesi üzerinden ya da Efes Antik Kenti üzerinden siyaset yapmak bence bu adayın zayıflığını gösterir. Dolayısıyla Efes ve Kale zaten Selçuk'un sahip olduğu ve sözlerle anlatılamayacak kadar güzel olan yapılardır.
ENGELLİLER GÜNÜNDE YİNE SINIFTA KALDIK
Biliyorsunuz 3 Aralık Dünya Engelliler günüydü. Hani herkesin ağzında bir alışkanlık haline gelmiş ya... "Engelliler sadece bir gün değil her gün hatırlanmalı, yaşlılar sadece bir gün değil her gün hatırlanmalı" diye.. Bunların boş laflar olduğunu herkes gibi ben de biliyorum.. Çünkü yılda bir gün olan engelliler günü, yada yaşılar günü maalesef o gün bile unutuluyor. Oysa ki, bana göre Engelli kardeşlerimiz Ayasuluk kalesinden daha önemli, Efes'ten daha önemli, turizmden daha önemli... Yani paradan puldan, işten güçten daha önemli.. Çünkü sözün bittiği yerdesiniz.. Ben onları sahnede izlerken açıkçası çok duygulandım.. O anda kendi çocuklarım bile aklıma gelmedi desem yeridir. Çünkü kilitlendim.. Peki engelli kardeşlerimiz yada onların aileleri en çok ne istiyor bizden? Sadece maddi değil, manevi destek istiyor.. Yani o gece Sayın Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, Milli Eğitim Müdürümüz gibi protokol büyüklerimiz beş dakikada olsa gelemezler miydi? Ya da onları temsilen birini yollayamazlar mıydı? Neyse ki yaklaşan yerel seçimler çerçevesinde belediye başkan aday adaylarımız salondaydı. Gündüz rehabilitasyon merkezindeki engelli öğrencilerimizi ziyaret eden aday adaylarımız, yine onlar için açılan sergiyi de ziyaret etmişlerdi. Oysaki geçtiğimiz yıl hiç bir kamu kurum ve kuruluşları, siyasi parti başkanları 3 Aralık'ı hatırlamadılar bile.. Tabii gelecek yıl bugün seçimlere hazırlanan aday adayları da olmayacaklar ne salonlar da, ne de ziyaretlerde bu da bir gerçek. Ben şimdi sizlere sormak istiyorum. Sizce biz bu sınıfı bir gün geçebilir miyiz? Saygılarımla...

6 Aralık 2013  13:34:10 - Okuma: (526)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik