Yazı

Bir 10 Kasım Daha Geçti.
Bir 10 Kasım Daha Geçti. 

Etem Kutsigil

Dün Atamızın ölümünün 75. Yılını da geride bıraktık.

Bu yaslı günde, matemi bayrama çeviren ve Attila İlhan’ın “Dip dalgası” diye dile getirdiği yurttaşlarımızın coşkularını, duygularını, Atatürk sevgilerini televizyonlardan zevkle ümitle,  zevkle seyrettik.
 
Atatürk’ün yaşadığı yıllarda kendi milletlerine egemen olan Stalin, Franko, Salazar, Tito, Hitler ve Mussolini’nin çoktan beri defterleri dürüldü. Kendi ülkelerinde bile lânetle anılıyorlar.
 
Atamızın büyüklüğü burada da kendisini gösteriyor ki, onu unutturamadılar, silemediler ve hâlâ ayakta hâlâ kalbimizde, hâlâ capcanlı.
Bu arada törenlerde konuşanları da gördük, dinledik. Son yıllarda dikkatimi çeken bir şey var. Bazı kişilerin söylediklerine bütün kalbimle katılmama rağmen, iktidarda olanların bazıları için söyleyeceğim tek cümle “Doğru şeyler, yanlış ağızlardan dile getirilmiştir.” 
 
Ne zamandan beri dikkatimi çekiyor, bu günkü iktidarın mensupları yurt içinde, yurt dışında söylediklerinin tersini yapmaktadırlar. İnanmayanlar internetten izleyebilir.
 
Kendisini, Atatürk’ü unutturmak, yaptığı güzel şeyleri yıkmak, yok etmek ve yaptıklarının tersini yapmakla görevli sayanlar şunu unutmasınlar ki, Atamızdan sonra gelen iktidarlar, onun başarılarını yakalayamamışlardır.
 
Bu kişiler bir gün onun değerini anlayacaklardır. Fakat dileyelim de geç kalmış olmasınlar. Bir de şunu birilerine hatırlatmakta fayda görüyorum. Gazi Mustafa Kemal’in soyadı ATATÜRK’tür. Gazi Mustafa Kemal, soyadı kanununun öncesine ait. İlgililere duyurulur.
 
Dün dinlediğim Mutlu Çelik’in aşağıdaki şiiri benim olduğu gibi pek çok vatanseverin duygularını yansıtmaktadır. Fazla söze gerek yok.
 
SEVGİLİ PAŞAM
 
 Bir yıl daha geçti sensiz,
 Yine sana geldim Paşam.
 75 yıl hep nefessiz,
 Hasretinle bittim Paşam.
 Bu yıl yaram daha derin,
 Bir bir çıktı dediklerin,
 Dolduramaz kimse yerin,
 Dertleşmeye geldim Paşam.
Zor başladı bu yıl Paşam,
Başkumandan tutuklandı.
Müebbete mahkum olan,
Asıl senin makamındı.
Paşalara müebbetler;
İmralı’da muhabbetler;
 Bir caniden medet bekler;
 Akîl oldu devlet Paşam.
 Paşalardan geçtim Paşam,
 Hayyam bile tutuklandı.
Bin yıl önce yazdığından,
Fazıl 10 ay hapis aldı.
Temeli yok artık mülkün,
 Hedef yalnız senin ülkün,
 Tabelaya sığmaz Türkün,
 Andımız da kalktı Paşam.
 Sık sık paketler açıldı,
Sınırlardan çok geçildi,
 Ayran milliye seçildi,
 Adın “ayyaş” oldu Paşam.
 4 le 3 ü çarptık bu yıl,
 Eğitimi hepten eğdik.
 Dilim dilim ettik dili,
 Dilimizi de kirlettik.
 Bu kış böyle geçti Paşam.
 Bahar geldi birdenbire.
 Bir parktaki 10-15 genç,
 Kafa tuttu bu devire,
 Çadırları dar ettiler,
 Gözlerini kör ettiler,
 Hep çapulcu zannettiler,
 Halk sokağa indi paşam.
 Bahar gazla soldu paşam,
 Yürümeler yasak oldu,
 Bir genç bir meydanda durdu,
 Polisini kurdu örgüt paşam.
 Genç fidanlar öldürüldü.
 Dünya kulak verdi paşam,
 Yandaş yandaş susan basın,
Pengueni verdi paşam.
Başkentini taş ettiler,
 Ağaçları katlettiler,
 Çiftliğini köşk ettiler,
 Lokantan da bitti paşam.
 İşte böyle oldu paşam,
 Sen bunları söylemiştin,
 Bu dahili bedhahlardan,
Hitabende bahsetmiştin.
 Canını sıktım biliyorum,
 Affet paşam çok dolmuştum,
 Ben yolunda gidiyorum,
 Yoksa çoktan mahvolmuştum.
 Umutlusun her daim sen,
 Asil kanlı gençliğinden,
 Bu yıl ben de gördüm paşam,
 Biçecekler ektiğinden.
 Sen ışıkta rahat uyu,
 cumhuriyetin asla bitmez!
İlelebet dedin Paşam,
Karanlığın gücü yetmez!
MUTLU ÇELİK.


11 Kasım 2013  11:21:59 - Okuma: (849)  Yazdır




İstatistik