Yazı

Vay Adnan Keskin Vay
Vay Adnan Keskin Vay 

Özcan Nevres

Sayın Adnan Keskin sendeki o kafa var ya.

O kafa klasik bir CHP li kafasıdır. Hizipçilik CHP lilerin ruhuna işlemiştir. Tıpkı sizde olduğu gibi. Yıllar önceydi. Kubilay’ı anma törenine Sayın Deniz Baykal ile beraber gelmiştiniz. Aynı zamanda o yıllarda CHP ilçe başkanı olan Ali Sakallı’nın üzüm işletme tesisini açmak için işletmeye gelmiştiniz. Oturduğunuz koltuğun soğumasından korkmuş olacaktınız ki Sayın Baykal’ın açılış için indiği otobüsten inme gereği bile duymadınız. Sizi niye Menemen halkı ilgilendirsin ki. Sizin seçim bölgeniz Denizli olduğu için otobüsten inip CHP lilerin arasına karışmanın ne gereği vardı değil mi? Geçmişte sekiz yıl CHP de yöneticilik, iki yıl da Halkçı Partide ilçe başkanlığı yapmış biri olarak yanınıza gelip size hoş geldiniz diyerek uzattığım elimi yarım yamalak sıkarken yüzüme bile bakmadınız. Böyle bir davranış CHP ye sağ partilerin arkasından nal toplatan anlayışa uygun bir davranış olduğu için hiç yadırgamadım. Bu gün televizyonda bir zamanlar eteğinden ayrılmadığınız Rahmetli Bülent Ecevit için söylediklerinizi duyunca aklıma o günler geldi.
Yine yıllar önceydi. Muğla’ya yeni taşınmıştım. Bir ara CHP Merkez İlçe Başkanının yanına uğradım ve uygun bir zamanda partiye kaydımı yaptırmak istediğimi söyledim. Ummadığım ve beni şok eden bir yanıt aldım. Biz seni partimize kaydetmeyiz. Zira senin hakkında gerekli olan raporu aldık. Sen komünistmişsin. Bu nedenle partimize kayıt olamazsın dedi. Ben Menemen’in sayılı zenginlerinden birinin oğluyum. Babam yıllardan beri TARİŞ’in CHP li üzüm birliği başkanı. Ben komünistim diyecek olsam bile inandırıcı olmam dedim. Başkanın dükkânından bir daha o dükkâna girmemek üzere çıkıp gittim. Oysa ben CHP nin yayın organı Ulus gazetesi ile yine CHP nin en büyük destekçisi Ege bölgesi gazetesi Demokrat İzmir gazetesinin Muğla temsilcisiydim. İlçe başkanı ile o konuşma olmamış gibi ben gazetelerdeki temsilciliğimi sürdürdüm.
İş yerim CHP İl Başkanı Rahmetli Fevzi Özer’in avukatlık bürosu ile karşı karşıya idi. Bir ara büroda büyük bir faaliyet olduğu gözüme ilişti ama ilgilenmedim. O sırada bir radyonun tamiriyle uğraşıyordum. Bir de baktım il başkanı ve yanındakiler iş yerime doğru geliyorlar. Az sonra iş yerime doluştular. Başkan, Nevres bizim bir sıkıntımız var. Genel başkanımız İzmir’de. Ona bir türlü ulaşamıyoruz. Sen bizim başkanımızla konuşmamızı sağlaya bilir misin dedi. Deneriz dedim ve santral çalışanına bir ihbarlı telefon yazdıracağım dedim ve adresi verdim. Büyük Efes otelinden Sayın Bülent Ecevit dedim. Az sonra telefona sekreteri yanıt verdi. Sayın genel başkanım çok yorgun olduğundan hiçbir görüşmeyi kabul etmiyor dedi. Siz lütfen sizi Özcan Nevres arıyor der misiniz dedim? Kabul edeceğini sanmıyorum ama yine de bir deneyeyim dedi. Az sonra sekreter sayın genel başkanım sizinle görüşecek efendim dedi. Hal hatır sorduktan sonra CHP Muğla il kurulu sizi Muğla’ya davet etmek istiyor. Sayın başkanımız da yanımda. Görüşün efendim diyerek telefonu başkan Fevzi Özer’e verdim. Görüştüler. Bu görüşmeyi sağladığım için memnuniyetlerini dile getirdiler. En son olarak merkez ilçe başkanı yarın partiye gel de partimize kaydını yapalım dedi. Ben de benim kaydım Ankara’dakilerin gönlüne yapılmış. Senin yapacağın kayda ihtiyacım yok dedim. Zaten Menemen CHP deki üyeliğim silinmemişti. Yani üyeliğim halen devam ediyordu.
Ben CHP de yöneticiyken ve Halkçı Parti ilçe başkanıyken kayıt başvurusunda bulunanlara ola bildiğinde sempatik davranırdım. Amacım her zaman partimize yeni üyeler kazandırmaktı. Yaklaşık on iki yıldan beri Silivri’de yaşamaktayım. Sık sık CHP ilçe merkezine uğrardım. Daha bir yöneticiden hadi seni de partimize üye yapalım dediğini duymadım. Fazla söze ne gerek var? Partim küçük olsun ama benim olsun demek yeter de artar bile.
Özcan Nevres    ozcan.nevres@gmail.com

5 Kasım 2013  09:42:31 - Okuma: (561)  Yazdır




İstatistik