Yazı

Bir Turun Anatomisi -6-
Bir Turun Anatomisi -6- 

Asil S. Tunçer

Kuşadası ve Şirince’nin Sokakları

Geçtiğimiz hafta ağırlıklı olarak Kuşadası, Selçuk, Şirince konaklamalı Efes turlarında yoğundum. İşte izlenimlerim:
 
Yaklaşık bir üç haftalık ayrılıktan sonra bölgeye yeniden döndüm ve Kuşadası’nı çok yoğun bir yol çalışması ve sokak düzenlemesi içinde buldum. Kaç yıldır bozuk olan yollar ve sokaklar biranda bakıma alınmış, akordeon gibi olmuş asfaltlar tıraşlanarak yeniden asfaltlanmaya çalışılıyor. Ne oldu birden böyle ve çok ani ve hummalı bir çalışmaya girişildi? Kuşadası artık lütfen rant çukuru olmaktan kurtulsun. Gerçekten iş yapacak ve çalışacak adamlar işbaşına gelsin.
 
Benim hatırladığım dört yıldır çukurlarla dolu ve kat kat asfalt yığını görünümündeki yolların çoktandır bakıma ihtiyacı vardı ve bu anlamda ele alınması çok sevindirici ama neden birkaç yıl sonra ve neden sezon ortasında? Bu arada koca yaz sinek ilaçlaması yapılamayan ilçe geçen hafta yani yaz sonu ilaçlanmaya başladı. Biz de sivrisinek ısırıklarından çiçek çıkarmış gibi kıpkırmızı surat ve kol-bacakla gezmekten son hafta da olsa kurtulduk. Neden daha önce değil?
 
Yol çalışması sırasında açılan ve kontrol edilen su dağıtım vs çalışmaları sebebiyle de orta yazda suları kesilen mahalleler… İnsanlar tankerlerle sitelerine, evlerine su taşıtarak, taşıma suyla duş alarak, tuvalete damacana içme suyu dökerek ve maalesef tonlarca para ödediler. Bu mudur turizmin gözbebeği Kuşadası’nın turizm anlayışı ve halka hizmet sözü?
 
Yol yapım esnasında sokakları öyle bir kapatıyorlar ve araç geçişini engelliyorlar ki aklınız durur. Sanki Kuşadası’nda çok alternatif sokak ve yol varmışçasına… Bir kapalı yol yüzünden şehrin bir bölgesi tamamen organik olarak ulaşıma kapanıyor ve izole oluyor. Örnek; Geçen dünlerde Meram Sitesi’nin olduğu kısım trafiğe kapandı ve o bölge resmen karantina altına alındı. Ne Otogar tarafından ne de Stadyum tarafından kapalı cadde ve sokaklara, Meram bölgesine ulaşılamadı. Neyse onu geçtim.
 
Kapatabilirsin, bakım yapılır, anlarım. Ya bunu sezon öncesi, ya da peyderpey yıl yıl yaparsın. Dört yıl hiçbir şey yapma şimdi birden sezon ortasında çalışmaya giriş. Gerçi bunun sebebi belli sanki ya neyse. Yaklaşan seçim için göz boyamaca, lakin millet bunu yer mi, bilmem.  
Ayrıca Liman, Kervansaray ve Kaymakamlık bölgesi çok yoğun; bilhassa gemi günleri. Buradaki park alanlarına bırakın tek sıra bazen çift sıra park ediliyor. O zaman gel sen otobüsünle ilerle. Hele bir de dükkânlara turist indiren bir-iki otobüs önde bekleme yapmışsa, yandın ki ne yandın. 
 
...
 
Şirince’ye gelelim. 17’lik minibüsler dâhil midibüs ve otobüsleri köye sokmayalım anladım; yerinde bir karar ama küçük diye girişine izin verdiğiniz tüm ufak araçlar da aynı oranda köyün içinde yoğun trafiğe neden oluyorlar. Hız yapanı mı ararsın, kız arkadaşını öne oturtmuş ve açmış müziği sonuna kadar, elinde bira şişesiyle araç kullanan şehir magandalarını mı ararsın? Gel de gör Şirince’nin halini…
 
Otoparkta inen ve köy merkezine yaya yürüyen turistin canı Allah’a emanet. Köyün girişinde şeftali yükleyen traktörü mü, domates indiren kamyoneti mi, hangisini anlatayım? Bunun yanında daracık sokakta birbirini sollamaya çalışan araçları mı? Tüm bunların arasından bir geçecek boşluk bulalım da grubumuzu yürütelim diye trafik polisliği yapan biz rehberler ile araçların altında kalıp ezilmemek için bir sağa bir sola kaçışan turistleri mi? Şirince, özellikle hafta sonu ve tatil günlerinde tam bir keşmekeş…
 
Elimde makine olsa çekecektim dünkü rezilliği… Kardeşim aklın yolu bir: Köyün içine hiçbir şekilde araç almayacaksın. İster tur aracı, ister özel ve isterse köylünün kendi aracı. Ne zaman alacaksın? Gece 22.00-23.00 sabah 07.00-08.00 arası. Sabah 08.00 ila gece 22.00 arası rahat bırak ziyaretçi hem gürültüsüz ortamda dinlensin, Şirince’de kalmadın, gezmenin tadını çıkarsın. Sonra gece yine aynı şekilde araç sokma ki insanlar uyusun. Gündüz araçsız sokaklarda yaya olarak eşiyle, çocuğuyla veya arkadaşıyla rahat rahat yürüsün.
 
Mal ve eşya indirip bindireceksen eğer Şirinceli hemşerilerimize sesleniyorum: turizmle yaşayan bir köyün sakini olarak gündüz saat 12.00’de 13.00’de işlerin tam cav cav zamanı şeftali ya da domates indirmeyecek, trafiği, düzeni alt-üst etmeyeceksin. Önce köyüne ve ekmeğine sen sahip çıkacak, ilk saygıyı sen göstereceksin. Yoksa turist gelmez, tüm yatırımların boşa gider. Turizmden gelir alamazsın. Ne demek istediğimi anlıyorsun değil mi? Kendimi değil seni düşünüyorum. Yoksa benim Şirince’de bir dikili ağacım bile yok.
 
Benim aracımı almadılar. Zerre kadar gocunmadım, zira doğru yapıyorlar. Fakat adamın birini aracında durduğu halde sırf hava atmak gaz verip etrafı dumana boğmasını dişlerim gıcırdatarak izlemek zorunda kaldım ya sormayın. Bu sonradan görmeler bilmem nerden gelmiş, kız arkadaşıyla geziyor ama edebiyle mi, hayır?
 
Elinde bira şişesi, aracıyla köy içinde hız, sürat yapmaya, caka satmaya çalışıyor. Bu zontaları neden köye sokuyorsunuz? Neden fiyakacıların, piyasacıların meskeni oldu Şirince? İpini koparan orada… Şirince, serseri yatağı olmuş ben görmeyeli… Köylü traktörle, pazarlamacı kamyonetle, magandalar modifiyeli araçlarıyla, serseri takımı elinde bira şişeleriyle köye dolarsa biz turist gruplarını köye getirip para bırakanlar nasıl içeri gireriz, nasıl turizm yaparız?
 
Dün benim Şirince köy programım tam 45 dakika sarktı. Sorun değil ama bu da ilk değil. Daha önce de oldu. Şirince’de konaklayan grubu almak için köye giremedim ve grubu aldıktan sonra da köyden çıkamadım. Bu yüzden de havalimanına ucu ucuna yetiştim; nerdeyse uçağı kaçırıyordum.
 
Şimdi çözüm üretelim: Peki, nasıl yapacağız; Çok basit ama ilk günler alışıncaya kadar biraz zorlanacak ama daha sonra çok rahatlayacağız. Şöyle ki; Köye araç giriş çıkışı gündüz saatlerinde tamamen yasaklanacak. Ancak gece bir saat, sabah da bir saat mal ve eşya sevkiyatına izin verilecek. Herkes plan ve programını ona göre yapacak, düzen oturacak ve dolayısıyla sistem bir zaman sonra tıkır tıkır işleyecek.  
 
Öte yandan, Şirince’ye yolcu transferi yapanlar da konaklama birimleriyle koordineli olarak girişte transfer araçlarına izin verilerek köye giriş yapsınlar ve valiz taşıma sorunu çözülsün. Aksi takdirde tüm araç giriş çıkışı yasaklanmalı ki köy araç trafiği ve gürültüden kurtulsun. Daha da ötesi köy girişine araç ve ziyaretçi için giriş parası gişesi konularak köye gerçek ziyaretçi kabul edilebilir. Serseri ve ayaktakımı bu sayede uzak tutulur.
 
Bayağı oluyor, belki yıl on belki daha fazla; tam hatırlamıyorum. O zaman otobüslerin girişine izin veriliyordu. 15 m’lik koca otobüsler köyün daracık sokaklarında cirit atıyordu. Bir gün bu otobüslerin ikisi dar sokakta sıkıştı. Daha sola ve daha sağa yanaşalım, birbirimize sürtmeden geçelim derken otobüslerden biri köşe evlerden birinin cumbasını az kalsın indiriyordu. Alt kısmı aldı ama fazla zarar vermedi Allah’tan. Sonra otobüslere yasak geldi. Daha doğrusu düzenleme getirildi.
 
Şimdi yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var. Küçük araçlar ve köylünün traktörleri vs, pazarcıların, pazarlamacıların kamyonetleri ve de sorun yaratan münferit ziyaretçilerin rastgele sağa sola araç park etmeleri, yolu karıştırıp trafiği felç etmeleri vs sorunların önüne geçilmesi gerekiyor.
 
Bu düzenlemeleri yapmazsak bir felakete sebep olabiliriz. Allah muhafaza! Bir araç bir dükkâna dalmadan veya bir turist araç altında kalıp can vermeden…  Köy adam gibi ziyaretçi alsın, köylü de adam gibi iş yapsın. Çok çabuk bir sistem ve düzen oturtulsun. Uzun lafın kısası; Şirince’ye bir çeki düzen vermek lazım.
 
Hemen Acilen!

30 Ekim 2013  08:35:20 - Okuma: (474)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik