Yazı

A N D I M I Z
A N D I M I Z 

Etem Kutsigil

A N D I M I Z

Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe
durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
“Ne mutlu Türküm diyene!”
 
“Bu anlamda bir ant dünyanın neresinde görülmüş?” diyor birçok AKP’li. İşte örneği: ABD okullarında her gün okutulan “Ant”ın metni şöyle:
“Amerika Birleşik Devletleri’nin BAYRAĞINA ve o bayrağın simgelediği CUMHURİYETE bağlılık için ant içiyorum. Herkes için özgürlük ve adaletle, ALLAH’ın gözetiminde, BÖLÜNMEZ, TEK VATAN”
Sevgili okurlarım;
Rodos doğumlu olduğumu sanırım biliyorsunuzdur. 1948 yılında Türkiye’ye geldim. İzmir Alsancak’taki GAZİ İLKOKULU’nda bu Ant’ı ezberledim. Ve o zamandan beri gürül gürül, göğsümü gere gere okurum.
Önceleri manaya pek önem vermezdim. Fakat yaşım ilerleyip anlamıyla okuduğumda daha da gurur duyarak okudum.
Şimdi bu ant ve yine yine türban meselesi, hem tarikatların, hem de PKK’nın ağzına bir parmak bal sürmek için “Demokrasi Paketi” olarak sesini duyurdu.
Alay edici, küçümseyici bir tavırla söylenmedik söz bırakılmadı bu metin için. Oysa ki bu metin bir milletin motivasyon, gurur ve güven göstergesidir.
Kaldı ki, metindeki doğru olmak, çalışmak, çocukları sevmek büyüklere saygılı davranmak gibi nitelikler, Kur’an ı Kerim’in pek çok suresinde de mealen vardır.
Bu metinde bazılarının gözlerine batan, Türk ve Atatürk sözcükleridir. Söylenmiyor olsa da, ELHAMDÜLİLLAH bunu sezmeyecek kadar da saf değiliz.
 Bu metni ters çevirelim bakalım nasıl olacak?
Meselâ Merih’te (Hayali) Öğrenci Andı
“(Hayali bir ülke) Merihliyim yalancıyım, tembelim, yasam küçüklerimi ezmek, büyüklerimi aşağılamaktır. Yurdumu, milletimi küçümsemektir. Ülküm yerimde saymak, ilerlememektir. Varlığım Merih’in varlığına armağan olmasın.”
Kendisini, milletini aşağılayan böyle bir millet olabilir mi?
Atatürk’ün adını zihinlerden silmek için sürekli olarak manevralar yapan, Atatürk’ün devrimlerini küçümseyen ve teker teker kemiren, kin ve  intikam duygularıyla yanan tutuşan ve bir şiirinden esinlenerek “….Dindar ve Kindar bir nesil….” isteyen bir Başbakan….
Şunu belirtmekte fayda var. Bu gün ABD’ye, İngiltere’ye, Fransa’ya yerleşmiş bir Yunanlı, bir Rus, bir Çinli “Yunan, Rus, Çin kökenli Amerikalı-yım. İngilizım, Fransızım” diye tanıtır kendisini. İşin bir başka boyutu da zengin ülkelerin yabancı kökenli vatandaşları ikinci ülkeleriyle gurur duyarlar. Fakir ülkelerin insanları da başka bir yağlı kapı bulmak için kopmaya bakarlar. Bahaneler ararlar.  
Bu yüzden Atatürk de, “Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşlar Türktür ve hepsi eşit haklara sahiptir.” diyerek birleştirici olmak istemiştir.
Sözün özeti: AKP iktidarının son yıllarda artan bir hızla Osmanlı Devletini canlandırmaya çalışan bir görüntüsü var ki, bu istek gerçekleştirilmeye başlanırsa, sonunda daha pek çok kanın akacağının ve pek çok ananın ağlayacağının göstergesi olur.

Başkalarını bilmem ama ben TÜRKLÜĞÜMLE ÖVÜNÜYORUM.. Türkiye’de yaşayan başka kökenden kişilerin de kendi kökleriyle övünmesini savunuyorum. Geçtiğimiz 90 yılda TÜRK kelimesi bizi bağlar, bununla övünürdük. Çimentomuzdu çünkü. O kadar ki Ahmet Türk’ün ataları bu soyadını gururla taşımışlar, evlâtlarına bırakmışlardır. O zamanlar bu kelime bizi dışarıya karşı tek yumruk yapardı. Bölünürsek Emperyalizme yem oluruz. İnanmayan Irak’ın bu günkü haline baksın.



21 Ekim 2013  20:48:35 - Okuma: (600)  Yazdır




İstatistik