Yazı

Bir yerden başlamak lazım...
Bir yerden başlamak lazım... 

Nilüfer

Aslında bunu çok düşündüm. Ama kendi kendime dedim ki, bir yerden başlamak lazım ve başladım içimdekileri yazmaya...

Başlamak yolun yarısıdır derler sevgili okuyucular. dj likle başladığım basın ve medya emekçisi olmamın bu gün itibariyle 20. yılını dolduruyorum. Belki de o günlerde radyoda program yapmak hevesini taşımıyor olsaydım, bu gün mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum gazetecilik mesleğiyle de tanışmamış olacaktım. Yani o gün bu sektöre adım atmamın, bu gün bulunduğum yerin yegane yaratıcısı olduğuna inanıyorum.
 
Yıllardan beri mensubu olduğum gazetecilik mesleğinde, halkımızı olan bitenden haberdar edip bilgilendirmeye yönelik gayretler içerisinde çalışmış olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum. Çünkü gazetecilik ve habercilik mesleğini icra ederken, ilk planda daima haber niteliği taşıyan (hangi şartlarda ve kiminle ilgili olursa olsun) bir gelişme hakkında sadece okuyucuyu haberdar etmek ve kendi yorumu kendilerine bırakarak bilgilendirmek olmuştur. Bu süreçte, gazetecilik mesleğimin gereği onurlu duruşuma katkı sağlayanlar da olmuştur, yaptığım haberin kendisine veya kendilerine dokunacağını sezip çeşitli yollardan baskı uygulamaya kalkanlar da. Mesleğimi icra ederken güler yüzle karşılandığım ortamlar da oldu değerli okuyucular, olanlardan halkı haberdar etmememiz için tartaklandığım ortamlar da. 
 
Kısacası tüm iyi kötü yanlarıyla gazetecilik mesleğini yapmaktan  her zaman gurur duydum, mutlu oldum. Mesleğimin sorumluluk bilinciyle bu güne kadar habercilik sıfatıyla ulaştığım siz değerli okuyucularımıza daha da faydalı olabilmek için, kendi yorumumu da katacağım köşe yazılarımla da ulaşmak istiyorum. Bu nu yaparken de, hiç kimsenin ve hiç bir kesimin sözcüsü, kalemi olmadan; sadece siz değerli okuyucularımızın düşüncelerine tercüman olacağıma dair mesleğimin onuru üzerine söz veriyorum.
 
Selçuk'ta gazetecilik biraz daha zordur değerli okuyucular.. Oysaki yanı başımızdaki Kuşadası ilçesinde gazetecilik yapmak daha basit ve kolaydır. Çünkü Kuşadası'nda iki seçenek var ya bu haberi yaparsın tüm yerel ve ulusal basında çıkar, ya da yapacağın haberin bedelini alırsın susarsın. Ama Selçuk'ta ne o haberi yaparsın, ne de yapamayacağın haberin bedelini alırsın. Çünkü burada insan ilişkileri ve duygusallık daha ağır basıyor. Bugüne kadar yapmış olduğum hemen hemen tüm haberlerde Selçuk ilçesinin ve tarihi ören yerlerinin zarar görmemesi adına elimden geleni yaptım. Kaynağı olmayan hiç bir haberi de dikkate almadım. Habercilik ilkesine ve etik olmayan hiç bir haberi de dikkate almadım. Ben Selçuk'ta şunu görüyorum. Aslında daha önce de görüyordum ama son günler de bu görüntü daha da ortaya çıkmaya başladı. Selçuk'ta basın mensuplarına yapılan haksızlığı ve saygısızlığın görünmesi gerektiğini düşünerek ben de bir yerlerden başlamak istedim.  Malum günümüz festival. Haftalar öncesinden, hatta aylar öncesinden başlanan ve çok kültürlülüğün ön plana çıktığı bu festivali kendi adıma yürekten destekliyorum. Festival ile ilgili tüm haberlerin ulusal basında ve yerel basında yer alması için de elimden gelen tüm gayretlerimi de gösteriyorum. Ancak burada basınla yaşanan bir iletişim kopukluğu, yada bir umursamazlık olduğunu görüyorum. Bu da belki belediyenin ilgili müdürlerinden, yada sorumluluk sahibi olan kişilerden kaynaklanıyor olabilir. Çok değil daha bir kaç gün önce festival ile ilgili basın toplantısı yaparak basın mensuplarından destek isteyen Selçuk Belediye Başkanı H.Vefa Ülgür'ün burada yaptığı konuşmayı çok iyi hatırlıyorum ve bir kez daha desteklediğimi belirtmek istiyorum. Ancak 4 Eylül'de yapılan festival açılışında belediyenin fotoğrafçısı ile yaşadığım polemik beni bir kez daha üzdü. Kent Belleğinde açılacak olan "Yeni Efesliler" sergisi için toplandık. Konuşmalar oldukça uzun sürdü. Ama verilen barış mesajları çok güzeldi ve anlamlıydı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesimine geldi sıra. Ben ve başka bir gazetede görev yapan basın mensubu arkadaşımız çekim almak için yerimizi aldık. Tam bu sırada belediye ve kent belleğinde görevli fotoğrafçı arkadaşım tam da benim önüme geçti. Kendisine şakayla ne yaptığını sorduğum da aldığım cevap benden oldukça küçük olmasına rağmen çok üzücüydü: "Kusura bakma abla! Benim yerim burası, ya sağımdan, ya solumdan ya da arkamdan çekebilirsin" bu cevap üzerine sadece şunu düşündüm. Belediyede her kesin bir yeri var. Sadece belediyede değil, kuruma bağlı tüm alanlarda herkesin bir yeri var. Acaba bizim yerimiz neresi çok merak ediyorum.. Duyduğum bu üzüntü ile yine görevimi yaptım, açılıştan sonra tüm sergiyi gezdim ve gerekli alanlarda çekimlerimi yaptım. Daha sonra yapılan kortej yürüyüşünün ardından aldığım birkaç çekimden sonra festivali terk ettim. Ertesi gün görevime yine kaldığım yerden devam etti. ve festivalde yer alan özellikle ilçemize dışarıdan gelen Anadolu kültürünü ilçemizde tanıtan konuklarımızın haberini yaparak ulusal basında ve sosyal medyada tanıtımını sağladım. Ben şunu anladım ki, benim yerim burası...Saygılarımla...


7 Eylül 2013  14:44:54 - Okuma: (1060)  Yazdır




İstatistik