Yazı

Geride Kalan Bayramda
Geride Kalan Bayramda 

Özcan Nevres

Geride kalan bayramda ne yazık ki bayram sevincine hakkıyla yaşayamadık.

Gerçi bayram çocuklarımla ve en küçük torunumla birlikte olmamıza neden oldu ama kısa süren bir mutluluktu bu. Bir günlüğüne gelmişlerdi çocuklarım. Amerika’da yaşamlarını sürdüren kızım Doktor Hediye Nevres ile oğlu Doktor Barış Gün ve kardeşi Defne Gün’le kavuşmamız yine başka bir zamana kaldı. Küçük oğlum Barış Nevres İzmir Karşıyaka’da yaşadığı için onunla ancak telefon ile bayramlaşa bildik. Tüm bunlara rağmen bizi üzen, bizim çok üzülmemize neden olan neydi? Günü gününe yirmi dört ay askerlik yapmış biri olarak komutanlarıma ve astlarıma karşı çok büyük sevgim ve saygım vardır. Komutanlara verilen o akıl almaz cezalar bizi olabildiğince derinden yaraladı. Dileğim sağduyu üstün gelir ve bu değerli komutanlar en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşurlar.
Bölgemizde savaş çanları iki buçuk yıldan beri çalıyor. Suriye’deki iç savaş elbet de bizi ilgilendirir. O savaşın bir anda tüm Ortadoğu’ya yayılması olasıdır. Hatta daha beteri üçüncü dünya savaşına bile neden olur. Bu nedenle ülkemizi yönetenlerin bu iç savaşta ara bulucu olmaları ve bu savaş yangınını söndürmek için çaba harcamaları gerekir. Oysa bizim yöneticilerimiz bu yangına körükle gidiyorlar. Dış politikamızdaki bu anlamsız tutum yüzünden çevremizde tek bir dost ülke kalmadı. Yüzümüze gülen birkaç ülke bile samimi değiller. Dost bildiğimiz ve dostumuz dediğimiz hangi ülke yavru vatan Kıbrıs’ta kurulan devleti tanıma yürekliliğini gösterebildiler. Gerçek dost gerektiğinde dostu için canını bile ortaya koyanlardır.
Değerli okuyucularım, sıcaklar yüzünden bilgisayarın başına oturup yazmakta çok zorlanıyorum. Aslında her yere götürebileceğim bir dizüstü bilgisayarı almanın zamanı geldi ama nasıl bir dizüstü bilgisayarı olacağına karar veremiyorum. Yakında bilgisayar mühendisi olan oğlum Özgür Nevres gelecek. Geldiğinde nasıl bir dizüstü bilgisayarı alacağımızı onun uzmanlığına bırakacağım. Evimin en sıcak yeri orta kat. Bilgisayarım da bu katta. En serin yeri ise zemin kattaki salonumuz. O serinlik yüzünden orta katın sıcaklığına katlanamıyorum. Bu yüzden de bilgisayarın başına oturup yazı yazamıyorum. Orta katın sıcağına vantilatörler bile umar değil. Klimaların sağlıksız olduğunu bildiğim için büyük oğlumun armağanı olan devasa bir klimanın motor bölümü salonda soğutucu bölümü ise çatı altında duruyor. Ne kadar sıcak olursa olsun taktırmayı düşünmüyorum.
Klimaların sağlıksız olduğunu yazmışken bir de yediklerimize ve içtiklerimize bir göz atalım. Yaz aylarının bu çok sıcak günlerinde neleri yiyip içmeliyiz? Kesinlikle çok yağlı yiyeceklerden hazır gıdalardan uzak durmalıyız. Bir karpuzu veya kavunu dilimleyip yanına beyaz peyniri koyduk mu işte sıcak günlerin en sağlıklı yemeği. Ben bunun adını tarla pirzolası koydum. Tıp 2 şeker hastası olmama rağmen en sevdiğim öğlen yemeği tarla pirzolasıdır. Nede olsa kavun ve karpuz içimizi yıkayıp temizleyen ve sağlıklı yaşamanın yolunu açan sağlıklı ürünlerdir.
Özcan Nevres         ozcan.nevres@gmail.com

28 Ağustos 2013  21:43:08 - Okuma: (502)  Yazdır




İstatistik