Yazı

Kuyruk Acısı.....
Kuyruk Acısı..... 

Hüseyin Taşyakan

Geçmişe dayanan ve çoğu zaman o dönemki ecazetin salya sümük günümüze yansıması ile sonuçlanan manevi yara.

Bu gün Türkiye' de yaşananları gözlemlediğimizde değerli okuyucular yaşananlara sebep olan veya olanlar için yukaridaki ifadeyi, o ifadenin açılımı olarakta tam olarak  ayn-ı ile vaki ilk paragrafı kullanabiliriz. Zira tam 19 gündür Taksim Gezi parkında başlayıp tüm Türkiye' yi saran eylem ve protestoların yegane sebebi, AKP ile onun lideri RTE' nın tahrik, tehdit ve hadsiz ifadelerle dolu söylemleridir. Bu söylemleri aralıksız olarak kullanıp, ülkede adeta bir iç savaş çıkarma eğilimi gösterircesine bu seviyesiz üsluplarına devam etmelerinin tek nedeni de, kuyruk acısıdır. Evet, aynen yukarıda da okuduğunuz üzere, geçmişe dayanan ve o zamanki ecazetlerini (acizliklerini) günümüze salya sümük saldırgan tavırlarıyla yansıtmalarıdır bugün Türkiye' nin yaşadıklarına sebep.
 
     İktidar olduğu günden beri dikkat edin, sürekli Cumhuriyet le onu kuranlarla ve ona sahip çıkanlarlaydı bütün kavgaları. Zira Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Kurduğu Cumhuriyet, dedelerinin eyleme geçirmeye çalıştığı tüm planları alaşağı etmiş ve sükut-u hayal ile sonuçlanmasına neden olmuştu. Daha siyaset arenasına girdikleri ilk günden bu yana, bütün söylemlerinde Atatürk' ü aşağılama, halk nazarında itibarsızlaştırırmaya dair ifadelerine şahit olduk. 
     Kendisi ve içerisinde bulunduğu güruh sürekli bu zihniyetten yola çıkarak siyaset yapmış ve Kurtuluş savaşı döneminde altedemedikleri Kuvay-i Milliye ruhununu yok etmek, dolayısıyle geçmişte tarihin çöplüğüne gömülmüş yobazlık ürünü hayallerinin intikamını almak almak için her fırsatı kullanmışlardır. Dikkat edin, iktidar olduklarından bu yana, hasbel kader hizmet olarak yapmayı düşündükleri politikalarda bile öncelikleri halka hizmet değil, geçmişle hesaplaşma arzularıdır. Cumhuriyet döneminin eseri bir çok hizmeti dahi kalkıp kendi eserleriymiş gibi meydanlarda yalan ve iftira dolu söylemleriyle anlatmaları da (Tren yolları gibi) bunun en en büyük ispatıdır.
 
     Buarada yalan ve iftira demişken değerli okuyucular, Gezi Parkı direnişiyle başlayan eylemler sonrasında alışık olduğumuz RTE yalan ve iftiralarının had safhaya çıktığına da şahit olduk. Tanık olduğumuz durumu asla yadırgamadık, şaşırmadık çünki bütün derdi geçmişle hesaplaşmak olanların, yani kuyruk acısıyla hareket edip geçmişteki ecazetlerinin intikamı peşinden koşanların kin ve nefret duygularından ötürü gözleri dünyayı görmez ki; bu uğurda her türlü yalan ve iftiraya da başvurabilirler, hatta insanları (bizimkiler ve başkaları mantığıyla) ayrıştırarak her türlü tahrik ve galeyana getirme eğilimine dahi düşebilirler. O kadar ki; işte görüyorsunuz, kendisine oy vermeyen %50 yi sanki kendi vatandaşı değilmiş gibi görüp oy verenler içinse ''Onları evlerinde zor tutuyorum'' ifadesi de cabası değerli okurlar. Size bu yazıda Recep Tayyip Erdoğan ın son 20 gün içinde, sadece 3-5 ağaç yüzünden değil artık sabır taşını çatlatan cinsten konuşmalarının sebep olduğu süreçte sokağa çıkan Türkiye genelindeki eylemcilere attığı iftira ve yalanları bir kez daha sıralamadan önce, bu eylemlere neden olan Gezi Parkıyla ilgili inadının da orada bir eser yapmak için değil, kuyruk acısı zihniyetinden ötürü olduğunu da bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
 
     Tarihte 31 Mart olayı diye geçen ayaklanmada, 1909 yılında çember sakallı softaların İstanbul' u ele geçirip Gezi Parkını da karargah yaparak önlerine gelen mektepli ve subayları katlettiği dönemde Selanik' ten yola çıkan ordu bu yobazları günlerce süren çatışmanın ardından oradan atmış ve elebaşlarını da idam ederek cezalandırmıştır. Bu ordunun kurmay albayının da Mustafa Kemal olduğunu bilmeniz, sanırım ki RTE nın Topçu Kışlası ısrarını manidar bulmanız için yeterlidir sanırım. Yine daha önce de bahsettiğim üzere,3.Köprü için Alevi düşmanlığı ve binlerce Aleviyi katletmesiyle ünlü Yavuz Sultan Selim ismini düşünmesi ve AKM' yi (Atatürk Kültür Merkezi) yıkmak istemesinin nedenlerini hiç kimse bize halka hizmet  aşkı yalanıyla yutturamaz zira beş yaşında çocuklara bile sorsanız bunların bir Kuyruk Acısı zihniyetiyle yapılmak istenen projeler olduğunu bal gibi de bilir.
 
    Ve gelelim, bırakın bir Başbakan' ı sokakta, kaldırım köşelerinde dilenmekte olan insanların dahi kendilerine yakıştıramayacağı ölçüdeki yalan ve iftiralara. İktidar olduğundan beri insanları din istismarıyla kandıran bu zihniyete öncelikli ifademiz şu olacaktır ki; Yalan ile iman bir arada olmaz, olamaz.
 
     Gezi parkı eylemleriyle başlayan süreçte eylemcilerin kaçıp sığındığı camiide içki içtiğini söyledi, müezzin bunu yalanladığı halde, ısrar ve iftirasına devam ettiği gibi; 14 Haziran tarihi itibariyle göstereceğiz dediği görüntüler bir türlü ortaya çıkmadı. Belli ki senarist ve çekim ekipleri bu defa RTE nı çok fena sıkıntıya düşürmüştü. Tepkilerin beklediğinden çok fazla olduğunu görünce, güya kendisinin de çevreci olduğuna dair mesaj vermek için 10 yılda 3 milyar ağaç diktiklerini söyledi ki; külliyen yalandır zira bu kadar ağacı dikmek matematik olarak ta, coğrafi olarak ta imkansızdır. Benim başörtülü kızlarıma bacılarıma saldırdılar diyerek yine yalan ve iftira da bulunmuştur, zira eylemcilerin içinde başörtülü ve hatta türbanlı insanlarımız mevcuttu.Bu süreçte RTE ve AKP cenahının attığı iftiraları ve yalanları uzun uzadıya sıralayabiliriz ancak, zaten gün itibariyle artık tüm halkımızın bildiği gerçekleri de burada tekrarlamanın anlamı yok ancak açıkçası neremizle güleceğimizi şaşırdığımız bir yalanı da burada aktarmadan geçemiyeceğim. Kraldan çok kralcılık zihniyetindeki yanaşma takımından Beyaz TV nin, RTE nın  Ankara Etimesgut ta yaptığı miting için oluşan kalabalığı tarif ederken kurduğu cümle yalanın hem kuyruklusu hem de, Ginnes rekorlar kitabına girecek cinsindendir. ''Başbakanımızı karşılamaya gelen halkımız, hava alanından miting alanına kadar 40 Km lik bir konvoy oluşturdu'' Yoruma hacet yok değerli okuyucularımız, Esenboğa hava alanı ile Ankara merkez arası mesafenin sadece 25 kilometre olduğunu bilmeniz, bunların yalan söylemek hususunda ne büyük mertebelere ulaştığını bilmeniz için de yeterlidir.
    Evet değerli okuyucularımız, ülkenin polisiyle vatandaşını kanlı bıçaklı düşman durumuna düşüren bu zihniyet, görüyoruz ki bugün itibariyle de tahrik, tehdit ve hakaretvari söylemlerine devam ediyor, ancak bu eylemler ve karşılığında RTE nın şirazesi bozulmuş ve olabildiğince saldırgan tavırlarıyla verdiği tepkiye bakılırsa artık umutlanmamızın günüdür diye düşünüyorum. Çünki bu haller saltanatının yıkıldığını gören bir diktatörün halleridir. Olabildiğince sinirli, asla barışçıl ve huzur ortamı çağrıştıracak ifadeleri kullanmayan öfke, kin ve nefret söylemleriyle hitabet yapan bu zihniyet artık tarihin çöplüğüne süpürüleceğinin farkına varmıştır. Bu arada arasıra da olsa şifaen ya da sosyal medyadan görüşüp konuştuğumuz AKP yanlısı şahısların bize ilettiği '' Başbakanımız ve AKP ile barışık olmayı neden denemiyorsunuz ?'' sualine de, yazımın sonunda şu kısa ama net cevabımızı iletmek istiyorum.
 
    Sizde bu kuyruk acısı, bizde de bu onurlu ve dik duruş var olduğu sürece, aklınızdan bile geçirmeyin......

17 Haziran 2013  00:31:20 - Okuma: (383)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik