Yazı

Bisiklet ile Mursallı’ya yolculuk
Bisiklet ile Mursallı’ya yolculuk 

Özgür Aydoğan

Selçuk ile Çamlık arası

Güzel bir Pazar sabahına uyandık, bisiklet turuna kimler gelecek bilmiyordum çünkü bir gün kala ilan etmiş ve isim toplamamıştık. Saat 09.00’da ADD Ahmet Ferahlı Parkına gittiğimde bisikletçilerin toplandığını gördüm. Zirve Selçuk Bisiklet Takımı olarak bu pazar Mursallı Beldesine doğru pedal basacaktık. Her ne kadar 1 gün kala ilan etsek de çabucak 10 kişi toplanmıştı, faaliyetimizi Selçuk'ta akşam saatlerinde başlayacak olası etkinliklere katılmak bakımından erken sonlandırmayı planladık. Saat 09.30 olduğunda yola çıkmıştık bile, şehir merkezinden ayrılıp Acarlar Köyü civarına Çamlık yokuşuna tırmanmaya başlayınca bu günkü turun çetin geçeceğini anlamıştık. Bir arkadaşımız isabetli bir karar vererek sıcaktan etkilendiğini ve kendini iyi hissetmediği söyleyerek geri dönme kararı aldı. Gurubun lokomotifi en baştan itibaren Ali abiydi, sporcu altyapısı ve kondisyonu bütün ekibe örnek olacak kadar iyiydi. Çoğumuz bir gölge bulup kısa mola vermek zorunda kaldık fakat azmedip yokuşu geride bırakmayı başardık.
Ortaklar’dan Mursallı’ya
Artık pedal çevirmeye gerek kalmamıştı, Çamlık merkezine kadar indik ve gölgelik bir kahvede çay ve ayran molası verdik. Tekrar yola koyulduk çamlık çıkışındaki hafif yokuşu aştıktan sonra Ortaklara kadar doğru düzgün pedal çevirmedik, fakat bu işin birde geri dönüşü olduğunu hepimiz biliyorduk. Ortaklarda bir İhtiyaç molası vermiş gölgeleniyorduk ki yolun karşısından Aydın’lı bisikletçileri geçtiğini gördük. Sıcak bir selamlaşma sonrası yolumuza devam ettik. Mursallı sapağına zorlanmadan varmıştık durup arkadaşlarımızın dönüşü kaçırmaması için bekledik, iyikide beklemişiz birkaç arkadaş koca tabelaları dalgınlıktan görmemişler son anda bağırmamızı duydular. Birkaç kilometre daha sürdükten sonra Mursallı Beldesine ulaşmıştık, sakin sessiz bir pazardı. Bir kahvede gölgelenip soda ayran keyfi yaptıktan sonra hemen merkezdeki mazisi 1800'lü yıllara dayanan Taxiarkhea Kilisesini ziyaret ettik. Arkadaşlarımız böyle bir kilise ve böyle bir beldenin varlığından habersiz oldukları için şaşkınlardı, bisiklet ile keşfettiğimiz güzelliklere bir yenisini daha eklemiştik.
Mursallı hakkında
Mursallı eski bir Rum köyü. Bilinen odur ki Musa ve Ali adında iki kardeşin yerleşmesiyle oluşmuş ve bunların adından esinlenerek Musaali adını almış. 18yy da azınlıklara tanınan özel haklar bu yerleşim yerine Rum aileleri yerleşmiş ve köyün adını Mursalli olarak değiştirmiş. Rumlar meslek etkinlikleri ticaret ve taşımacılık alanında bu köyü Aydın’ın merkezi haline getirmişler. Bu nedenle köyün ekonomik yapısı çevre köy belde ve ilçelere göre daha gelişmiş. Kurtuluş Savaşında yurdumuzdan atılan Yunan işgal kuvvetleri ile birlikte buradaki Yunanlı halkın bir kısmı da burayı terk etmiş.
30 Ocak 1923 tarihinde Lozan şehrinde imzalanan nüfus mübadelesi antlaşması ile Selanik ve Grevena'da bulunan Türkler Atatürk önderliğinde bu köye yerleşmişler. O güne kadar Mursalli adı ile bilinen Rum ticaret merkezinin adı değiştirilerek Mursallı adını almış. Kurtuluş savaşı sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle Yunan hükümeti arasında 30 Ocak 1923 tarihinde Lozan şehrinde imzalan Nüfus Mübadelesi sözleşmeler ile Mursallı'da bulunan Yunanlılar ve Selanik-Grevena belde ve köylerdeki Türkler ile yer değiştirmişler. Yunanistan’dan gelen Türkler kasaba nüfusunu %75'ni, Arnavutluktan gelen Türkler kasaba nüfusunu %25 ini oluşturmuşlar. Mursallıdan giden Rumlar Eğriboz (Evia) adasına göç etmiş. Orada ikamet ettikleri köylerinin adı yakın zamana kadar Neo Mursalli (Yeni Mursallı) iken, şu anda köyün adı Taxiarkhea olarak değişmiş. Bu isim Mursallı Köyündeki Kilisenin adı olup, buradaki bir ikonanın da adı. Bu ikona göç edilirken birlikte götürülmüş olup orijinali Neo Mursalli Köyünün Kilisesinde bulunmaktaymış.

Şahin Tepesi ve Kanlıbahçe
Kasabada tek tük kalmış Rum evlerini gezip fotoğrafladıktan sonra son bir gayretle Egemenlik Milli Parkına yani Şahin Tepesine pedal bastık, zorlu yokuşun sonundaki müthiş manzara yorulduğumuza değmişti, tepedeki tesiste bir güzel karnımızı doyurduktan sonra dönüşe geçtik. Kasabanın en yüksek yeri Tarassut Tepesini ise sadece uzaktan gördük, bu tepenin özelliği büyük taarruz sonrası büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından ziyaret edilmiş olması. Tarassut Tepesi Mustafa Kemal Atatürk'ün Büyük Manevra nedeni ile gelip çevreyi gözetlediği yer olarak biliniyor. Geri dönüş yolunda rotamızdan biraz sapıp Kanlıbahçe Şehitliğini ziyaret ettik, burada Yunan ordusunun yaptığı katliam hakkındaki ayrıntıları üzülerek okuduk. Acıların merkezindeki kuyuyu ve olayın geçtiği yerleri ziyaret ettik.
Geri dönüş yolu
Daha sonra tarla yollarını izleyerek asfalt yola geri çıktık, bir süre ilerledikten sonra bir köy kahvesinde mola verdik. Geri dönüş yolunda da Aydın’lı bisikletçi arkadaşlarımızla karşılaştık, herkes evine dönüyordu. Hümeyra Yıkılmaz ile ayaküstü kısa bir sohbet yapıp yoluma devam ettim. Ortaklar’dan Havutçulu Köyüne kadar oldukça sıkı bir rampa tırmandık. Yaklaşık olarak rampanın bitişinde bulunan Havutçulu Köyünde bir mola verdikten sonra ikinci molamızı Çamlık köyünde verdik. Molalarda yaptığımız keyifli sohbetler ve köy ayranları gerçekten iyi geliyordu. Çamlık köyü çıkışındaki son yokuşu da aştıktan sonra Selçuk ilçe merkezine kadar keyifli bir iniş bizi bekliyordu. Nihayet güzel ilçemize dönmüştük, zorlu ve keyifli bir faaliyeti uyumlu bir ekiple geride bırakmıştık.


11 Haziran 2013  22:36:31 - Okuma: (1401)  Yazdır




İstatistik