Yazı

Yıkamazsınız, Yıkamayacaksınız
Yıkamazsınız, Yıkamayacaksınız 

Özcan Nevres

Şu AKP gençlik kolu başkanının söylediğine bakın.

Biz AKM yi de Anıtkabir’i de yıkarız. AKM yi bilmem ama Anıtkabir’i yıkmaya kalkışacak olanları bu halk anasından doğduğuna pişman eder. Nitekim kendi partisinden aldığı tepkiler yüzünden görevinden istifa etmiş. Aklıma takılan ise bu istifa halkın tepkisini engellemek için mi? Yoksa gerçekten istifa etmesi istenmiş mi? İstifa ettikten sonra aferin sana, iyi yaptın diye sırtını sıvazlayanlar olmuş mudur? Üzülme ortalık durulduktan sonra görevine tekrar dönersin demişler midir? Burada üzerinde durulması gereken bu densizliği yapan kişi, bu sözleri söylemesine neden olacak cesareti nereden bulmuş? Bu densize sormak gerekir. Sen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten ne kötülük gördün ki Atatürk’e bu denli düşmansın? Siz yalnızca Atatürk’e düşman değilsiniz. Siz Atatürk’ün kadınlarımıza sağladığı özgürlüklere de karşısınız. Atatürk Kurtuluş Savaşını başlatmamış ve kazanmamış olsaydı bu günkü adın ne olurdu? Düşman işgali altında kalmış olan ülkelerde, işgal sonrası devletin uğraşmak zorunda kaldığı en büyük sorunun babasız çocuklar olduğundan haberiniz var mı?
Almanlar Fransa’yı işgal ettiklerinde genç bir kadın, kızına tecavüz edilmemesi için kızını evinin çatısında saklar. İşgal askerleri genç kadını keşfettiklerinde tecavüze başlarlar. Başlangıçta kadın çok acı çeker ama zamanla alışır ve zevk almaya da başlar. Kızı da saklandığı yerden zevk alma sırasında çıkan seslerden çok etkilenir. Annesine tecavüz için iki asker geldiğinde kız saklandığı yerden çıkar ve askerlere ben de varım der. Gerisini yazmaya gerek görmüyorum.
Anadolu işgale uğradığında düşmana karşı kadınlarla erkekler boşuna el ele vermemişlerdi. Zira Türk kadınları için tecavüze uğramak en büyük utanç verici olaydı. Bu yüzden intihar eden Türk kadınları olmuştur. Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşını başlattığında bu yüzden kadınlar canı gönülden cepheye koşmuşlardı. Yapa bilecekleri her türlü hizmeti gönüllü olarak üstlenmişlerdi. Askere mermi taşımışlar. Yaralıların yaralarını temizleyip sarmışlar ve sağlıklarına kavuşmaları için olağan üstü çaba harcamışlardı. Çorap ve giysiler örüp dikmişlerdi. Bu gün kadınları eşya gibi görmeye hevesli olanlar Kurtuluş Savaşındaki kadın desteğinin savaşın kazanılmasında ne kadar büyük bir etken olduğunu keşke öğrenebilseler. Kadını kafesli pencerelerin arkasına mahkûm etmeyi arzulayanlar, kadınların ekonomiye ne kadar büyük katkıları olduğunu keşke anlaya bilseler. Kadın devlet memurudur. Kadın öğretmendir. Kadın tarlalarda tarımın bel kemiğidir. Bu nedenle Atatürk’ün kadınlara tanıdığı hak ve özgürlüklere kadınlarımızın sahip çıkmaları gerekir. Aksi halde kadınlarımız bir gün burkalara sokularak türbanı bile arar durumda kalacaklardır.
Yakın tarihimizde Kıbrıs çıkarması için Mersin’e getirilmiş olan askerlerimiz için kadınlarımız seferber olmuşlardı. Ellerinde ne varsa hepsini ortaya koyarak askerlerimize iyi beslenecekleri kumanyalar hazırlayıp dağıtmışlardı. Kadın yalnız savaşlarda değil, günlük hayatta da en büyük üretkendir. Bu yüzden hiçbir düşüncenin kadını bir eşya gibi görmeye hakkı yoktur. Ne yazık ki bazı siyasi partilerde kadın her zaman arka plana itilmek istenmektedir. Kadınlarımızın bu partilerin tuzağına düşmemeleri gerekir. Kadınlar özgürlüklerini kaybedecek olurlarsa yeniden kazanabilmek için yine bir Mustafa Kemal gerekir.
Özcan Nevres     ozcan.nevres@gmail.com

4 Haziran 2013  17:05:18 - Okuma: (375)  Yazdır




İstatistik