Yazı

Çaresizlik Ulusalcılıktır...
Çaresizlik Ulusalcılıktır... 

İbrahim Becer

Muhatabınız karşısında sözün bittiği yere bağdaş kurmuşsanız önünüzde artık fazla seçenek kalmamış demektir; kendinize yakışanı yaparak ya kaba kuvvete başvuracaksınız ya da küfür edeceksiniz. ‘Dip’ diye de tabir edilen bu tarz çirkeflikleri, bir parça aklı olan adam yine de fırsata çevirebilir mi? El cevap: Çevirebilir.

         Çünkü insanın ayağı suyun en dibine değdiği anda tekrar sıçramak yoluyla yukarı çıkabilir ve en dipten kurtulabilir ama tabi ki bu biraz da kişinin isteğine bağlı.
         Ak Parti’ye karşı bir cephe olduğu aşikâr; yine de bu cepheyi bir sıfatla nitelendirmem gerektiği zaman ‘muazzam, güçlü, zor, alt edilmesi imkânsız’ gibi, kelimenin anlamını güçlendirecek sıfatlar kullanamıyorum. Daha çok ‘küfürbaz, istemezükçü, şirret, cahil’ gibi sıfatlar bu cephe dediğimiz kuru kalabalığı daha iyi anlatıyor. Bahse konu cephenin müntesibi olan isimleri bir araya getiriyorum, yan yana koyuyorum, sonra da karşısına geçip bakıyorum ‘ördeklerden bir filo ve kazdan bir amiral’ diyen şaire bir kez daha hak veriyorum. Herhangi bir kurumun önündeki ‘TC ibaresi’ kalktığı için ortalığı velveleye veren bu kitlenin gelişimini tamamlayamamış bazı üyeleri sosyal paylaşım sitelerinde aynı TC’nin Başbakanının ‘ölmüş’ annesi hakkında en galiz küfürleri etmekten geri durmuyorlar.
         Orhan Gencebay’ın ‘beni böyle sev, seveceksen/ Olduğum gibi göreceksen’ şarkısındaki gibi sevmeyi asla öğrenemeyecek bu embesil tayfası anlaşıldı. Çünkü bu aralar alkolle ilgili düzenlemeler dolayısıyla Başbakan’a fena halde takmış durumdalar. Üstüne üstlük bir de Başbakan’ın ‘iki ayyaş’ sözünden kimi kastettiği metaforu eklenince küfrün bini bir para bu aralar. Bu arkadaşlar (lafın gelişi arkadaşlar, yoksa hiçbirini günahım kadar sevmem) muhtemelen konunun aslına benden fazla hakimdirler ama ben yine de kendilerine bir daha anlatayım, Atatürk sirozdan öldü. Erken yaşta ölmesinin bir sebebi alkol ve aşırı tükettiği sigaraysa diğer sebebi de kendisine sirozu yakıştıramayan doktorlarının aymazlığıydı. Çünkü kendisi sirozun bir belirtisi olan kaşıntıyı doktorlarına ilettiği zaman suçluyu köşkteki karıncalar olarak belirlemişler ve bütün köşkü tepeden tırnağa ilaçlamışlardı. Çünkü şu an bu tayfanın omuzlarının üzerinde taşıdıkları ve adına kafa dedikleri aynı kafa o gün de mevcuttu, bugün de mevcut, muhtemelen yarın da mevcut.
         Yanisi şu ki Atatürk’ü seviyorsanız artık bunu kabullenin ve kendisini öyle sevin. Bir Lider alkol yüzünden siroz da olabilir, kabızlığın yol açtığı hemoroidden ötürü doktorun önünde secde pozisyonu da alabilir. Bunlar doğal şeylerdir ve liderlerin başına gelmeyecek diye de bir kanun yoktur ve ayıp da değildir. Ha, ayıp olan, idama mahkûm edilen Adnan Menderes’e giderayak prostat muayenesi yapmaktır ki bu densizliği de bu ülkede yapan adam çıkmış mıdır derseniz, elbette çıkmıştır deriz.
         Bilmeyenler, unutanlar için bir daha hatırlatalım. Merhum Menderes’in idamına dört saat kala yapılan sağlık muayenesi biter ve doktorlar dışarı çıkar. Sonra içlerinden birisi prostat muayenesinin yapılmadığını ileri sürerek içeri girer ve bu muayeneyi yapmak ister. Merhum Başbakan her ne kadar ‘istirham ediyorum, yapmayınız efendim’ dese de hiçbir şey değişmez ve dört saat sonra idam edilecek bir Başbakan’a bu ülkede bu eziyet yapılır. Bilenler bilir, prostat muayenesi makattan parmak sokularak yapılır ve eziyetli bir tedavi yöntemidir.
         İşte bu kafa yapısı dün de bu kadar aşağılıktı, bugün de kıymetinden bir gram kaybetmeden aynı tavrını sergilemekte. Dün, dört saat sonra günahsız olduğunu bildiği TC Başbakanının makatından parmağını sokarak, ona işkence yaparak tatmin oluyordu, bugün halkın yarısının oyunu almış ve bir enkazı dirilterek abide yapmış bir başbakanın ölmüş annesine küfür ederek tatmin oluyor. Zavallılık bu ülkede bir markaysa tescilli olarak sahibi bu adamlardır ve kimseye de bu hakkı vermezler. Alçaklık, zavallılık, küfürbazlık bu ülkede bir meslektir ve erbabı da hiç değişmeden bugünlere kadar gelebilmiştir. Memlekete çakılı tek çivileri yoktur ve olmayacaktır; çünkü çiviyi de, çekici de verecek olan o el, yani halk bunları sandıktan hiç çıkarmamıştır ve çıkarmayacaktır. Yazık, Uğur Abileri bunlara Ak Parti çöküyor, MHP ve CHP tavan yaptı demiş de ona seviniyorlar bir de.
         Menderes’in prostat, Atatürk’ün siroz olabildiği bir ülkede Uğur abiniz bunamış olabilir, sağlığında bir gösterin isterseniz. Son on yıldaki seçimleri hatırlamıyor muhtemelen; belki de Alzheimer başlangıcı vardır kendisinde.
         Ya da daha iyisini yapın Cindoruk’la beraber hükümeti devirmek için yola çıkan Zekeriya Beyaz Hoca’nın ileriyi görme kabiliyetinden istifade edin. Ben onlara takılıyorum bu aralar tavsiye ederim sizlere de. Kendi hallerinde iki tonton ihtiyar, Milli birlik Hükümeti falan kuruyorlar ama onlardaki şanssızlık da rakiplerinin aynı anda İstanbul’a üçüncü köprüyü ve 100 milyon kapasiteli havaalanını kurması.
         Yalnız bir şeyi itiraf ederek bitireyim şu yazıyı; ben bu kesim için her yazıya oturduğumda yüzüm şekilden şekle giriyor. Kızıyorum, çokça gülüyorum, bazen utanıyorum ve yazının sonuna geldiğim zaman bu küçük azınlığın devamlı itilip kakılması gerektiğine bir daha inanıyorum.
         Ha, bu kadar yazı da onlara ithafen yazılmadı zaten. Hayatımda önemsemedim, şu saatten sonra da böyle küfürbaz, cahil tayfasını karşıma alıp adam diye konuşmam zaten.
         Sözüm muhalif de olsa ahlakından taviz vermeyen, aklı başında insanlaradır.
         İnan değil sana kastım, cahille sohbeti kestim gözüm…
 


31 Mayıs 2013  02:13:49 - Okuma: (618)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik