Yazı

Bu gaflete bu garabet az bile.....
Bu gaflete bu garabet az bile..... 

Hüseyin Taşyakan

''Yetmez ama evet; Fethullah Şeyhülislam, Apo Bostancıbaşı olmalı.''

    (Başlığı fazlasıyla geniş hayal gücünün yarattığı bir komlo teorisi olarak görebilirsiniz ama, bu gün Türkiye' de yaşanan faşist uygulamalar bu başlığa dahi sığamayacak kadar hayalleri zorlayan olgulardır. Daha 8 yıl önce AKP iktidara geldiğinde bu gün yaşadıklarımızı ve bu cenahın daha o günlerden intikam çığlıkları attığını söyleyenlere de hayalperest deniliyordu ancak durum ortada. Referandumda öylesine aymazca, bilmeden öğrenmeden ve de BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN edasında sandığa gidilmiştir ki; Kimse merak buyurmasın, başlıktaki komplo teorisi gerçeğin ta kendisi olur da yetmez ama evet diyenlerden tık bile duymazsınız. )
 
      27 Mart 2011 tarihli yazımın başlığı  ve ilk giriş paragrafı böyleydi değerli okuyucular ve 0 gün itibariyle 8 yıllık iktidarları boyunca AKP' nin bütün yaptıkları ortada olmasına rağmen, büyük bir aymazlıkla olup bitenden bihaber vaziyette, derin bir uykuyla ülkenin bir felakete sürüklendiğini görmeyenlere atıfta bulunduğumuz bu yazı sonrası da gördüğümüz tepki aynıydı. ''Hayal görüyorsunuz,adamlar çalıştığı için çamur atıyorsunuz''. 
 
      Şifaen konuştuğum veya sosyal medya aracılığıyla bana tepkisini gönderenlerin şu kullandığı cümle dahi, (bu gün itibariyle) olanları tasvip etmediğinin göstergesidir, ancak asla böyle birşey olmayacağına da kanaat getirdiklerini de ifade etmiştir.
 
      RTE başkanlığındaki AKP' nin iktidar olduğundan bu yana asıl amaçlarının ne olduğunu defalarca yazdık çizdik. Sadece bu köşede değil, ulusal basında da RTE' nın baskı ve zulmünden korkmayıp cesurca olanı biteni defaten duyuran birkaç cesur kaleme rağmen, adeta ölüm uykusunda yatmakta olan önemli bir kesim bu gün geldiğimiz noktayı görmek istememiş, az buçuk görmekte olanlar da; Türkiye' de ilk defa AKP iktidarıyla hayat bulmuş fasulye, nohut ve kömür karşılığı kör sağır ve dilsiz olma alışkanlığına bürünmüştür.
 
     Bu gün geldiğimiz noktada ise artık söylenecek fazla bir söze de gerek yoktur, yazı başlığı her şeyi kısa ve net olarak anlatmaya yeterlidir. 10 gaflet ve delalet ile uyuyanlar sayesinde AKP iktidarı Türkiye toprakları üzerinde oluşturmak istediği rejim üzerine olabildiğince yol almıştır. İstedikleri sonuca henüz varamamış olmaları da, aymazca uyuyan milyonların olduğu bir ortamda korkusuzca Laik Türkiye Cumhuriyeti ni savunabilen, RTE nın emir eri durumuna getirilmiş polisin zulmüne rağmen sokaklara taşıp; Türkiye' nin karanlığa teslim edilmeyeceğini haykıran aydın ve çağdaş düşünceye sahip vatanperver insanların sayesindedir. 
 
    Her ne kadar RTE Türkiye' yi arzuladığı noktaya getirememiş olsa da, bu gün itibariyle olanlar; bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olup bunun gereği bayrağına, toprağına ve bütünlüğüne karşı zerre kadar halel getirmemiş her Türk vatandaşının kanına dokunacak cinstendir. Bu gün olanlar 27 Mart 2011 tarihli yazımın içeriğinden çok ötelere kadar ilerlemiştir ki; Uydurma Ergenekon ve Balyoz davalarında Apo denilen bebek katili, hayasız bir yaratığın işaret ettiği kahraman Türk subayları zindanlara kapatılmış, yetmez gibi koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletine muhatab edilmiş ve yenilenmesi düşünülen Türk Milletinin Anayasası bu katilin söylemleriyle şekillendirilmiştir. Bu noktaya kadar ilerleyen kepazeliğe en güzel cevabı, önüne gelecek referandum sandığında Türk halkının vereceğine inancımız kesin. 
 
     Ancak her defasında inancımızı ifade ediyor olsak ta, RTE ve AKP iktidarının faşizan yönetim anlayışı ve sadaka toplumu olmaya alıştırılmış ciddi bir kesimin varlığıyla da arzuladığımız hedefte daima kırılmalar olmuştur. Bu yüzden artık inatla, gafletle ve hatta hayasızca uyumakta olanları, bize kırılmaları, gücenmek ve küsmeleri pahasına da olsa uyandırmak zorunluluğumuz vardır Zira bu güne kadar ne haller varsa görsünler diye konuşmaktan dahi hicap duyduğumuz bu gaflet uykusundakiler yüzünden Türkiye hızla içinden çıkılamayacak bir batağa sürüklenmiştir. ABD nin BOP başkanlığının verdiği SARHOŞLUĞUNDAKİ  RTE politikaları sonucunda resmi olarak değilse de, Türkiye' den toprak koparmaya çalışanların en büyük arzusu   Büyük Kürdistan hayalleri gerçekleşmiştir. Bu gün itibariyle bunun da bir hayal ürünün olduğunu iddia edenler mutlaka olacaktır ama aklı ve mantığı olan herkes RTE nın son bir yılda dahi sıraladığı yalanlara bakarak bunu mutlaka görecektir. Hatta son olarak Reyhanlı daki katliamdan, önce Esat rejimini sorumlu gösterirken; Muhalifler yanlısı örgütün bunu üstlenmesinin ardından Reyhanlı haberlerine yasak getirtmesi dahi, o katliamın bir Amerikan projesi olduğunun göstergesidir. Zira az bucuk coğrafya bilgisi olan herkes kanidir ki; ABD' nin binlerce kilometre uzaklardan (sözde) Suriye' ye demokrasi getirmek arzusunun altında, Türkiye' den de kopartılacak toprakların kapsadığı bir Kürdistan ı kurdurup, bölgedeki petrolün sahibi olmak yatar..
 
     Ayrıca ülkesinde 50 nin üzerindeki vatandaşının ölümüyle sonuçlanan bir saldırı olmuşken, oraya gitmek yerine bu ziyareti, (yanaşma basının asla irdelemediği) BOP eş başkanlığını yaptığı ABD başkanını ziyareti ve alacağı icazet sonrasına bırakmasına ve Reyhanlı' da yövmiyeler dahi ödenerek çevre illerden getirilmiş Reyhanlı'lı olmayanlara hitab etmek zorunda kalması dahi, AKP iktidarında yaşanılan herşeyin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarına değil, BOP projesi kapsamında ABD' nin bölgedeki menfaatlerine hizmet için olduğunun resmidir.....
 
     ABD ye karşı yürütülen bu hizmet aşkının hesabı mutlaka günü geldiğinde hukuk yoluyla sorulacaktır ancak, bu denli Amerikan yanlısı politika gütmekte olan ve artık 5 yaşında çocuğun dahi emin olduğu kadar, her seçimde hileli Amerikan oy sayım programı kullandığı gün gibi aşikar olan AKP ye bir daha geçit vermemek için muhalefet partilerini de ne yaptığı; ülkenin geleceğiyle ilgili kaygısı olan herkes için merak konusudur. Ben şahsen hiç birinin ağzından, en azından o bilgisayar programının derhal değiştirilmesi için bir talepte bulunduğunu dahi duymadım. Gerçi sokaktaki parti mensubu olmayan vatandaşın genel kanısını da merak ediyorsanız söyleyim. Seçilmiş milletvekillerini dahi, meclise getiremeyenlerden cacık olmaz.
 
      Sözün kısası bu gün itibariyle Türkiye' nin başına musallat olmuş bu felaketin vebali, sadece yandaşlık, aymazlık ve gaflet halinde olanların değil, sandıkta oyunu aldıkları Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının hakkını savunamayıp, bilakis RTE' na ve AKP cenahına gaspettiren muhalefetin de omuzundadır.......
 


27 Mayıs 2013  22:28:09 - Okuma: (291)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik