Yazı

Bu şişeye kulak ver!
Bu şişeye kulak ver! 

Ümran Songun

Son yıllarda sana gereken değer verilmedi.

“Son yıllarda sana gereken değer verilmedi. Bu durumdan utanç duyuyorum Atam!  Ama biz seni gelecek nesillere asla unutturmayacağız emin ol!
 
Seni unutturmaya çalışanlar unutulacaklar. Ruhun şad olsun.”
Torunun
 
         18 Mayıs 2013 cumartesi günü Selçuk Belediyesi’nin davetlisi olarak Samsun’ a gittim. 19 Mayıs Atatürk’ ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı o günün doğduğu yerde kutlamak çok anlamlıydı. Heyecanlıydım.
        Selçuk Belediye Spor Kulübü Derneği olarak bu anlamlı günü en çok gençlerin yüreklerinde yaşamak gerektiğini düşünerek, sporcularımızdan Atatürk ve 19 Mayısla ilgili düşüncelerini yazmalarını istedik. Amacımız onların yüreklerini bizimle beraber Samsun’ a götürmek ve tam bağımsızlık mücadelesinin başladığı yerde bırakmaktı.
      Yazılanları tek tek okuyup rulo haline getirerek bir şişede topladık. Her biri çok değerli sözler içeriyordu. O zaman dedim ki: “ Bir kıvılcım var alevlenmeyi bekleyen”. Hani gençlerimizi vurdumduymaz bilirdik ya hiç de öyle değil. Onlar her şeyin farkında ve bilincindeler. 
      Yazılan notlardan beni en çok etkileyen yukarıdaki paragraf oldu. Kim yazdı, bu sporcumuz kimin evladıdır bilmiyorum ama o Atatürk’ ün torunu. Gönlümde derin bir yere sahip şu an.
 
   “Düşümde, son gördüğüm sabah düşünde, bu gün bir burunda dinliyordum; dünyadan öte; elimde terazi vardı dünyayı tartıyordum.” 
 
     Bizlerde böylece gençlerimizi tarttık. Onlar inançlı, onlar güçlü, dinamik. Yalnız hepsinin ortak bir kararı var. Atatürk’ ün emanetine sahip çıkamayan kendilerinden önceki nesiller. Fazla söze gerek yok. O şişeye kulak verin yeter. Bu satırları yazanlar bizim çocuklarımız. Bakın o şişe size her şeyi anlatıyor:
“Atam, senin bıraktığın Türkiye şimdi ne hallerde; emanetine sahip çıkamayanlar adına özür dileriz. Affet bizi! Ama biz daha ölmedik.”
 
“ Gözün arkada kalmasın. Bu karanlık günlerin gelecektir elbet sonu. Kalbimiz özlüyor seni.”
 
“Atam, vatanımı emanet ettiğin gençlik kötü yollarda ama biz herkese inat senin izindeyiz.”
 
“ Yolundayız, izindeyiz demekle olmuyor. Hani izinde olanı göremiyorum!”
 
“Yıllardır bize seni anlattılar, seni dinledik. Bir şey var eksik olan; bize dinlemesini ve anlamasını öğretmemişler. Şimdi seni anladıkça büyüklüğünü, dâhiliğini daha iyi görüyorum. Senin kadar dahi olamayız belki ama bil ki damarlarımızda akan kanın bilincindeyiz. Biliyorum ki damarımda akan kanda senden bir parça var.” GENÇLİK
 
“Yıpratılmak istenen değerlerin biz yaşadıkça bizimle yaşamaya devam edecektir.”
 
 “Sana laf söyleyen kişiler şu an kurduğun devleti yönetemeyen kişilerdir. Gün olur devran döner, iktidarlar geldikleri gibi gider.”
 
“Atam, Atam! Seninle bir tek tanışamadık  ona yanarım.”
 
“Gelmiş geçmiş en “karizma adam” seninle gurur duyuyorum ve hep duyacağım. En büyük TÜRK ATATÜRK”
 
“Bu güzel vatanı bize hediye ettiğin için sana şükrediyorum. Keşke büyüklerimiz senden devraldıkları görevi yerine getirip seni anlayabilseydi de bizlerde bu vatan topraklarında korkmadan mutluca yaşayabilseydik. Ama biz seni unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.” 
 
“Atam, ümitsiz olmak istemiyorum ama şartlar çok kötü. Ülkemizi sattılar Atam. Senin mirasına sahip çıkamadılar. Büyüklerimiz, herkes para derdinde gözleri başka bir şey görmüyor. İnsanlık bitti. Atam gel de bizi yeniden kurtar!”
 
“ Ulu Önderimiz, bu güne kadar hep senin bize kazandırdığın, verdiğin şeylerle bu güne geldik. Üzerine bir şey koyamamışlar Atam. Seni hiç dinlememişler. Şikâyetçiyim benim geleceğimi bu hale getirenlerden. Çanakkale’ yi gördüm. Atam, o kadar insan boşuna mı öldü? Sen onca yıl boşuna mı uyumadın, hasta oldun? Senin bende özel bir yerin var, hiçbir zaman unutmam ve çocuklarıma da unutturmam.  Sen rahat ol. Ben çocuklarıma böyle bir ülke bırakmayacağım.”
 
“Türkiye Cumhuriyeti’ni sen kurdun fakat şimdi o kadar kötü bir devlette yaşıyoruz ki sen olsaydın bence daha bambaşka ve güzel bir devlet olurdu. Bu 19 Mayıs’ı ve daha nice bayramları daha güzel kutlardık. Bizim bayramlarımızı bir bir elimizden alıyorlar. Sonra yabancıların bayramlarını kutlatıyorlar. Bize ne yılbaşından, sevgililer gününden falan ben benim bayramımı istiyorum. Bizleri düşünüp bu bayramları bize armağan ettiğin için sana teşekkür ederim Atam.”
 
“Umarım bizim çocuklarımız bazı törenleri görme fırsatı bulabilir. Şartlar daha da zora gidiyor. Atatürk seni anma törenlerimiz bile iptal ediliyor. Biz seni anmak için çabalıyoruz, bizim çocuklarımızın da çabalaması temennimizdir.”
 
“Senin yarattığın hoşgörü ve saygı ortamını kendilerine düşman edinen yobazlar mirasına el koymuşlardır Atam. Biz gençler olarak “Bursa Nutku’nda” yazdığın gibi çok yakın bir zamanda taş ve sopalarla karşılık vereceğiz. Rahat uyu Atam.”
 
“Yaşamanı çok isterdim. Fakat iyi ki diyorum şu an yaşamıyor. Bu halimizi görmüyor. Bize emanet ettiğin bu vatanı büyüklerimiz kötüye, en kötüye götürüyorlar.”
 
“Keşke büyüklerimiz de bizim görebildiklerimizi görebilseydi!”
Küçükken Atatürk’e aşık olmuşuz biz. Yediden yetmiş yediye hem de. 
Mutluyum sadece. En büyük güç yürekteki sevgidir ,aşktır ,inançtır.
Sanırım daha da söyleyecek bir şey kalmamış bana…
Şimdi o şişe Samsun’da. 19 Mayıs 1919 da Bandırma vapurunun demir attığı sularda yüzüyor.
 
RUHUMUZ VE UMUTLARIMIZ YORGUN OLURSA YAŞAMANIN HİÇ BİR ANLAMI KALMAZ. BUNDAN BAŞKA BİR BANDIRMA VAPURU BEKLEMENİN BİR ANLAMI YOK. BAŞKA BAYRAK, BAŞKA TÜRKİYE YOK . . .İNANCIMIZ GÜCÜMÜZÜN KAYNAĞIDIR.


23 Mayıs 2013  00:31:15 - Okuma: (2237)  Yazdır




İstatistik