Yazı

Ben Barışmıyorum
Ben Barışmıyorum 

Memiş Güngör

Sıfır Sorun

        Herşey sıfır sorunla başladı.Komşularımızla barış-kardeşlik havası içinde olup,mutlu olacaktık.Hepsi yaramaz çıktı inanın!!!
       Bakın etrafınıza komşu kalmadı.
     Cumhuriyet kurulduğundan beri bu kadar komşularıyla sorun yaşayan bir dönem gördünüz mü?  
     İçerde de durum farklı değil.Sendikalarla kavga,öğrencilerle kavga,çiftçilerle kavga,işçilerle kavga,memurla kavga.....
      Gaz,cop,tazyikli su.....
     Küfür,tehdit,yaftalama .....
      Ben bunlarla barışmıyorum.
      Koca koca TV ler ülkenin durumunu anlatmaz,görmez oldu.Kör oldular,sağır oldular.Yemek tarifi,evlenecek çiftler,yarıştan yarışa koşturan insanlar,şans-mans derken uyumaya bırakıldı halk.
      Baskı- zulüm,emeğin kaşılığını bulmadığı ,çalışanların haklarını alamadığı bir iktidar.Asgari ücret rezilliği,40 yıl devlete vergi ödemiş bir vatandaşımızın hala 750 tl maaş aldığı Türkiye.Bunları yazmaktan usandık desem yalan olmaz.Ne ezilenler bunu anladı, ne de muhalefetimiz.Bir türlü karşılığını bulmadı bu söylemler.Kuru laftan öteye gidemedi bir türlü.
      BİZ KİMİZ?     
      Fransız dış işleri bakanı gelse ülkemize, farzedin Türkiye Cumhuriyeti değil ülkemizin adı.Ama bir ismimiz olmalıydı.Yok.Ne desek acaba ?Ne desek bir yere gidecek.İşaret olacak,öyle nötr bir isim olmalı ki hassasiyetleri kaşılasın!!!Kimse küsmesin.Türkiye insanlar topluluğu desek başında Türk var!!!Türkiye halkları desek allah kahretsin Türk yine var!!!Ne yapsak İNSANLAR TOPLULUĞU desek!!! Eh fena değil.Etnik birşey hatırlatmıyor.Oh iyi oldu be sanki!!!.Fransız dış işleri bakanı İNSANLAR TOPLULUĞU dış işleri bakınıyla yemek yerken çok mutlu olur.Memleketi de tanımış olur.Yukarıda saydığım sorunlarda ortadan kalkmış olur.Peki ya bizim insanlar topluluğu dış işleri bakanımız size neden Fransız  diyorlar diye sorarsa.Eyvah, dünyayı başımıza yıkarlar mı dersiniz?Neden mi?Bizim bakana sen etnik milliyetçilik yaptın diye.Bu noktada bir hikaye geldi aklıma keçi hikayesi, neyse anlatmam uygun değil.Meraklısı bulur dinler.
      Bu sefer bir bayrakta lazım.Ne yapsak bir beyaz bez üzerinde hiç bir işaret olmayan bir bayrak iyi mi?Aman ha bir işaret olmaması çok iyi, hassasiyetleri iyi planlamak lazım!!!Peki ordusu olacak mı ? Olmalı tabi öyle ulu orta ortalıkta gezemezsin.Adı “İnsanlar ordusu” Pek de güzel oldu bu.Hem hümanist bir ordu,işaret,hatırlatma,tahrik yok.
        Eğitimi,dili,tarihi ne olacak?Allah en sıkıntılı konu bu.Gelecek kuşağı var bu işin nasıl yürütülür,sapsız köksüz insan olur mu?Çocuklara leylekler getirdi sizi desek tarih dersinde, artık inanmazlar.Teknoloji var.Hani google a Türk de tıkla herşey yazıyor.Girmiş artık bilgiler,dünya da böyle biliyor.Nasıl Alman,Fransız,İtalyan,Rus varsa Türk de var litarütürde.Kurtuluş yok. Hani ülkemizin bazı solcuları ne olursa olsun bu sözcüğü ağzına bile almanın faşistlik olduğunu belirtmeleri muhteşem bir yaklaşımdır!!!
    Yani Türküm dediğinde; devrimci,aydın,ilerici,demokrat,hümanist olunmuyormuş gibi bir algı ve beyin tutulması.
     KÜS DEĞİLDİK Kİ!!!
     Bölücü bir örgüt, uluslar arası desteği olan, ülke üzerinde çıkarı olan emperyal güçlerle işbirliği yapan PKK sorunumuz var.Kürtlerle beraber yaşamıyor muyuz zaten?Ben hala pkk ile kürt kardeşlerimizi ayırıyorum.Her ne kadar kürtlerde de marjinal milliyetçiler olsa da,onların etkili olacağını düşünmüyorum.
     Bir konfederasyonun  genel başkanının kalkıp da kürtüm,sosyalistim ve sendikacıyım demesinin traji komikliğini yaşarken birde akilliği eklenince tadından yenmedi.Ne gerek vardı milliyetine?  
    Baskıya,sömürüye karşı duracaksın ,hakkını alamayacaksın,yaptıkları herşeyi berbat ettiklerini söyleyeceksin.Eyvallah doğru hem fikiriz burada.İş dayanılmaz etnik milliyetçiliğe gelip dayandı mı koyverceksin.     
     Bu konfedarasyonun içine karışmak adına yazmadım.Bana düşmez diyemem,düşer çünkü bu gün ülkemizin geçtiği bir süreç var.Öyle bir cephe oluşmalı ki bu işin sağı solu yok.Dini,milliyeti yok bu işin .Emperyalizim öyle bir illet ki kanser gibi girdiğini sonradan anlarsın ve kurtuluşu yoktur.İnanın felakete adım adım yaklaşıyoruz.Etraftaki ülkelere bir bakın.Belirtileri yok mu?
     Şimdi soruyorum kimle nasıl barışıyoruz?
     Öğrencileri dövenlerle mi?
     Gazlı,coplu,tazyikli su sıkanlarla mı?
     Hakkını arayan işçiyi,memuru darp edenlerle mi?  
      Çalışanları hem ezip,hem 750 tl  iyi para diyen siysetçilerle mi?
     Okulları berbat eden,on yılda on farklı sınav yapan,bozulmadık,kurcalamadık yer bırakmayanlarla mı?
      Eleştirdiğin,herşeyi altüst ettiklerini söylediklerinle, şimdi iş birliği yapıp, sendikacı kimliğinle değilde kendim için akil oldum diyenlerle mi?
     PKK ile mi ?
    Bunlarla mı barışacağız?
    Siz önce kendinizle bir barışın,bize laf ebeliği yapmayı bırakın,aklımız başımızda.Siz de aklınızı başınıza toplayın.Biz bu ülkenin değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

5 Mayıs 2013  15:44:43 - Okuma: (639)  Yazdır




İstatistik