Yazı

Dünyanin En Yaşli Cimnastikçisi Johanna Quaas
Dünyanin En Yaşli Cimnastikçisi Johanna Quaas 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Dünyanin En Yaşli Cimnastikçisi Johanna Quaas

Johanna Quaas isimi ilk kez Sosyal Medyada ve daha sonrada Televizyonlarda yayınlanan filmlerinden sonra Dünyaya bir dalga gibi yayıldı, 87 yıllık yaşına rağmen daha gençlere taş çıkartacak kadar mükemmel bir performans sergileyen ve Guiness’e Dünyanın en yaşlı Kadın Cimnastik’çisi  olarak adını yazdıran bu kişi ile bir söyleşi yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum..
 
 
Sevgili Johanna Söyleşi Teklifimi kırmadı (Kottbus 2013 Mart)
Johanna Quaas’ı 2012 yılında İstanbul da düzenlediğimiz Uluslararası Cimnastik Festivaline katılması için davet etmiştim, ancak aynı tarihlerde başka bir ülkede olacağından dolayı bu teklife olumlu bir cevap verememişti ve  üzüntülerini bildirmişti. Bu nedenle biz rotayı Dünyanın en yaşlı erkek cimnastikçisine çevrildi ve Olımpiyat şampiyonu 70 yaşındaki Klaus Köste’ye çevrildi ve sevgili Köste bizi kırmayarak İstanbula geldi ve çocukların sevgisini kazandı. Ne yazık ki Köste İstanbul’dan döndükten hemen sonra kalp sorunları nedeniyle vefat etti onu buradan bir kez daha saygıyla anıyorum. Toprağın bol olsun Klaus.
            
 
Klaus Köste İstanbulda yapılan Festivalde (2012 Pendik Pendorya)
Johanna Quaas ile birlikte  Almanyanın en büyük cimnastik organizasyonu olan Uluslar arası Callenge Cup 2013 yarışmalarında Almanyanın Cottbus kentınde beraber olma şansını yakaladım. Geçen yılın teklifini hatırlattığımda çok büyük bir olgunlukla gelememe nedenlerini ve bundan duyduğu üzüntüyü defalarca dile getirdi, ben de kendisine en azından ülkemizdeki insanların sizi daha yakından tanıma fırsatını geçen sefer sağlayamadık ama şimdi sizinle bir röpörtaj yapmak istiyorum ve en azından insanlarımız sizi böylece daha yakından tanısınlar dedim ve beni kırmayarak tabiî ki severek yapabiliriz diye cevap alınca inanın çok heyecanlandım ve bir o kadarda duygulandım! Çünkü karşımda sahiden milyonlarca insanın ulaşıp konuşmak istediği Johanna vardı ve beni kırmadı kendisiyle bir yandan Dünyanın en iyi cimnastikçilerinin yarışmalarını izlerken bir yanda da sorularımı sorup ondan cevap alıyordum.
 
 
Seyhan HASIRCI, Johanna QUAAS ile Röpörtaj yaparken (Kottbus Mart 2013)
Johanna yaşına ve deneyimine bağlı olsa gerek oldukça sakin ve sevecen bir kadın ve kendisine yönelttiğim ilk soru;
SH-Sevgili Johanna şu anda kaç yaşındasınız, nerede doğdunuz ve cimnastik sporuna nasıl başladınız?
JQ-Ben 1925 yılında eski Dogu Almanya olan Hohenmölsen kentinde doğdum ve cimnastik sporuna daha 4-5 yaşlarımdayken başladım diyebilirim, babam da bu sporu yapıyordu antrenman için salonlara gidip gelirken beni de her zaman yanında götürüyordu bu nedenle ben, ilk kez cimnastik sporu ile böyle tanıştım, kısacası be spora başlamamda babamın etkisi çok büyüktü.
SH-Peki cimnastik yarışmalarına ilk kez ne zaman ve nerede katıldınız?
JQ-yaşımda iken ilk kez kendi şehrimin kulübü olan Hohenmölzen Cimnsatik kulübüm adına yarışmalara kendi şehrimde katıldım, ancak üç yıl sonra maalesef Hitler döneminde çalışmak üzere başka bir şehre taşınmak zorunda kalmıştım ve bu nedenle Cimnastik çalışmalarıma ara vermek zorunda kaldığını anlatan Quaas; Naziler döneminde o zamanın koşulları ve sistemi gereği Doğu Almanya’da her kişi belirli dönemlerde, belirli meslek alanlarında uygulamalar ve Stajlar yaparak bir taraftan eğitim diğer taraftan da meslek öğrenimi yapmak zorunda idi. Ben de çiftlik sahibi olan bir ailenin yanında ziraat ve hayvancılıkla ilgili stajlarda bulundum, tabii bu aradada Spor eğitimimi de yürütüyordum yani kısacası sizin gibi (beni kastederek) Beden Eğitimi Öğretmeniyim diyerek bana da takılıyordu. Bende kendisine dünyaya bir daha gelsem yine aynı mesleği yine düşünmeden seçerdim deyince! gözleri fal taşı gibi açıldığını hissettim! Ve devam ediyordu, 1945 yılında maalesef Cimnastik sporu tüm Doğu Almanya da kısa bir dönem yasaklandı ve ben bu durumda da bu spordan yine koparılmış oldum derken, bu arada, bendeilgi duyduğum ikinci bir spor dalı olan Hentbola daha fazla zaman ayırmaya ve bu spor dalıyla ilgilenmeye başladım. Kentimizin Hentbol takımda sol kanat oyuncusu olarak top oynuyordum ve bizim Hentbol takımımız 1944 yılında Doğu Almanya şampiyonluğunu da kazanmıştı.
Beden Eğitimi Öğretmenlik mesleğimi 1985 yılına kadar sürdürdüm bu arada hemen unutmadan önce söylemeliyim ki; Yaşantımı, Cimnastik antrenörü olan sevgili eşimle 1950 yılında birleştirerek birlikte mutlulukla sürdürüyoruz ve bu arada bu evliliğimizi meyveleri olan üç kızımız da oldu ama maalesef kızlarımın hiç biri bu spor dalına ilgi duymadılar!
 
Johanna Quaas Yer Aletinde Serisini yaparken; 88 Yaşında bir kadın ellerinin üstünde!
(Tarih 24 Mart 2013)
SH-Sevgili Johanna seni bu yaşına rağmen  Cimnastik sporuna çeken güç nedir? ve hala böyle yarışmacı olarak devam etmenizi ne etkiledi?
JQ-Ben 55 yaşımdan itibaren bu spora daha sıkı sarıldım ve bu sporu yaparken adeta mutlu oluyordum, daha da önemlisi her Master’lar yarışmasında birinci olmak bana daha da büyük motivasyon sağlıyordu ve ben 2000 yılından itibaren ard arda 11 kez Almanya masterler şampiyonluğunu kazanarak kırılması güç bir rekoruda kırdım ve 2012 yılında yine bu salonda Cottbus ta böyle bir Uluslar arası yarışmada yaptığım bir gösteri sonucunda ünlü oldum, arkadaşlarım benim serilerimi yaparken filmimi çekerek sosyal medyada (Yutube’ta) paylaştıktan sonra ünlü oldum, 3 milyona ulaşan tıklama rekoru kırdım. Bu nedenle de tüm dünyadan teklifler almaya başladım ve bu arada siz Türkler’den senin aracılığınla da güzel bir teklif almıştım! Bu arada dünyanın birçok ülkesine giderek gösteriler yaptım. Buradaki tek amacım cimnastik sporunun dünyada yaygınlaşmasına hizmet etmek, sevdirmekti, ayrıca her yaşta sporun yapılacağını kanıtlamaktı ve bunu başardığıma inanıyorum.
SH-Johanna senin ünlü olduğun bir filmde, değişik bir şey gördüm, Yer aleti tamam ama Paralel aleti Erkek sporculara ait bir alet ve siz bu alette de seriler yapıyordunuz bunu nasıl açıklayabilirsiniz?
JQ-Evet çok haklısınız ben yerde ve paralel aletlerinde yarışmalar ve gösteriler yaptım; çocukluğumda (ki tarihsel sürece baktığınızda) Kızların kullandığı asimetrik paralel önceleri yoktu, bu alet oldukça yeni geliştirilen bir alettir, daha önce biz paralelin bir barı ile barfiks aletini yan yana koyarak seriler yapardık ancak daha sonraki yıllarda bu alet daha da geliştirilerek bu günkü şekline ulaştırıldı ve Paralel aleti benim çocukluğumdan itibaren sevdiğim ve hareket yaptığım bir alet olduğu için her zaman bu alette severek hareket yapıyorum ayrıca aletlerin bayanı erkeği olmaz diyerek gülerek konuşmasın sonlandırıyordu.
 
Sevgili Johanna ile Cimnastik salonunda Zer serisini yaptıktan sonra
 SH-Sevgili Johanna bilmem duydunuzmu 2020 olimpiyatlarına biz Türkiye olarak talibiz ve ülkemizde organize etmek istiyorsunuz, ancak diğer iki ülke olan Japonya Tokyo’da ve İspanya da Madrit’te olmasını istiyorlar, bu konuda ne söylemek istersiniz? Ki bu günlerde Uluslararası Olimpiyat Komitesinin bir Teknik Ekibi bu üç şehri geziyor kararlarını eylül ayında verecekler, Sana göre Türkiye’nin şansı nedir?
JQ-Haa evet duymuştum ancak siz hiçbir olimpiyat oyunu düzenlemediniz, oysa İspanya ve Japonya düzenledi ama İstanbul’un şansı daha da farklı, bir defa siz anladığım kadarı ile bu olimpiyatı iki kıta arasında yapacaksınız ve bunun böyle olması çok ilginç ve ayrıca büyük bir avantaj sağlıyor. Birde Türkiye olarak Olimpiyat Oyunlarını hiç düzenlememiş olmanız da büyük bir avantaj! Ne var ki unutulmaması gereken bazı konular ve kriterler var ki bunlar; Ulaşım, Güvenlik, Konaklama, Üst Düzey sporculara sahip olma gibi çok önemli kriterler. Olimpiyatların o şehirde olabilmesi için önemli kriterlerdir o güne kadar bunların sağlanması durumunda Olimpiyar Oyunlarını neden almayasınız Bana sorsalar benim gönlümde yatan inanın İstanbul olurdu.
SH-(Bu dileğine memnuniyetle ve mutlulukla katılarak son sorumu soruyorum) Johanna şayet sana yeniden bir teklifte bulunsam ve Türkiye’mize davet etsem bu davetime nasıl bir cevap verirsin?
JQ-Sevgili Seyhan artık seninle bu kadar konuştuktan ve seni böyle yakından tanıdıktan sonra hayır diyebilmem mümkün değildir. Ancak şunu da belirtmek isterim ki yaşım oldukça ilerledi ve her tarafa gidemiyorum, beklide çok az bir yaşam sürem kaldı ve bunu çok ekonomik kullanmak zorundayım ama hala aktif olarak spor yapıyorum ve bu sporu yaptığım sürece de bu tür teklifleri değerlendirmeye alacağım ve benim sana bu konuda bir borcumun olduğunuda biliyorum.
Böylece dünyanın en yaşlı Cimnastik’çisi ile bir söyleşiyi sonlandırarak umarım seneye ya Türkiyede ya da Cottbus’ta tekrar görüşürüz diyerek ayrıldık.
Buradan tekrar ediyorum Sevgili Johanna’ya şükranlarımı sunuyor ve Sevgili (Rahmetli) Klaus Köste’yi saygıyla anıyorum.
 
Saygılarımla
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI


25 Mart 2013  23:39:16 - Okuma: (804)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik