Yazı

Bir Hatıra Ve Türk’lüğün, Milliyetçiliğin Önemi
Bir Hatıra Ve Türk’lüğün, Milliyetçiliğin Önemi 

Etem Kutsigil

Başbakanın “Her türlü milliyetçilik ayaklarımın altında.” Sözü üzerine… Milliyetçilik = Ulusalcılık

Bu gün, günümüzün anlam ve önemini göz önüne alarak, izninizle ailemden bahsedeceğim.
Annemle beraber, doğum yerim olan Rodos’tan 1948 yılında Anavatan’a geldik. Gelmeden önce ağabeyimi, yüksek tahsil yapabilmek için gittiği Avrupa’da kaybetmiştik. Öyle ki ölüm haberi dahi gelmemişti. Babam, üzüntüsünden felç olmuş yataklara düşmüş, biz Türkiye’ye gelmeden o da Rodos’ta vefat etmişti.
Yıl 1950 idi. O yıllarda bir marş söylenirdi. Bilirsiniz.
“Ankara Ankara güzel Ankara
       Seni görmek ister her bahtı kara;
              Senden yardım umar her düşen dara;
         Yetersin onlara güzel Ankara…”
diye başlardı.
 
İşte bu yüzden , kader bizi Ankara’ya yönlendirdi.Babamın Girit’te kalan mallarını kurtarmak, Ankara’ya geliş amacımızdı. Evimiz yoktu. Geçici olarak dayımın evinde misafirdik. Fakat ne zamana kadar….
 
Bir gün annemle başıboş Ankara’da dolanırken, annem Atatürk’ün geçici kabrine gitmek istedi.Mütevazı bütçemizden bir buket yaptırıp gittik.Annem ellerini kaldırıp dua etmeye başladı.Tabii ben de…Ben bir “Fatiha” ve üç “İh-lâs” okudum duamı bitirdim.Anneme baktığımda, gözlerinden yaşlar akarak uzunca bir süre daha dua etmeye devam ettiğini gördüm.Neden sonra o da duasını bitirdi, çıktık.
 
Dönerken duasının neden öyle uzun sürdüğünü sordum. Anlattı:
“Ben duamda, “ALLAH’IM! TÜRKLÜK YOK EDİLİYORKEN, SEN ATATÜRK’E ÖYLE BİR GÜÇ, ÖYLE BİR ÖZGÜVEN VERDİN Kİ, İSTİKLÂL SAVAŞINI KAZANDI, TÜRKLÜĞÜ DÜŞMANLARIN ELİNDEN, ÜLKEYİ İÇİNDE BULUNDUĞU ZOR KOŞULLARDAN KURTARDI.ŞİMDİ OĞLUMLA BEN DE AYNI DURUMDAYIZ.
NE OLURSUN ATATÜRK’E VERDİĞİN KUDRETTEN BANA DA VER! BU MÜCADELE GÜCÜNE MUHTACIM.” diye Allah’a yalvardım.”
İşte Türk insanı, Türklüğü ve Ata’sını böyle sever.Annem Girit’te Yunanistan’ın, Rodos’ta İtalyanların yönetimi altında yıllarca yaşamış, Anava-tan toprakları üzerinde yaşamanın hasretini çekmişti. Bir gün bayrağımıza bakışını gördüm. Gözleri ha ağladı ha ağlayacak halde şlâhi bir varlığa bakıyormuş gibi, saygıyla, sevgiyle bakıyordu.
O zaman Rodos’taki yıllara gitim yine….
……….
Savaş sırasında Rodos’ta kırmızı kâğıt bulmak çok zordu. Babam bir gün kaldığımız köy evine, çalıştığı yerde bulduğu kırmızı kâğıttan bir Türk Bayrağı yaparak bana getirmişti. Sevincimden uçuyor, her gittiğim yere bayrağımı da götürüyordum.
         Fakat bir gün oynamaya gittiğimiz yerde bir an için bir çalının üstüne bıraktığım bayrağı oyundan sonra bulamadım. Ağlaya aülaya her tarafta aradım. Yoktu. Bu olayın üzerinden 65 yıl geçti. Halâ o günü unutamıyorum.
Yunanistan TV’si EPT sık sık şunu anons eder.Anavatandan uzak kalmış Yunanlı kardeşlerimiz, sizi gurbet elde ayakta tutacak olan,
 “ORTODOKS’LU-ĞUNUZ VE YUNANLILIĞINIZDIR.”
 
Almanlarda bir marş söylenir;“Deutschland über alles.”Türkçesi “Almanya her şeyden üstündür” gibi bir anlam taşır.
 
Fransızlar vatanseverliği o dereceye çıkardılar ki, İngilizce bildikleri halde konuşmazlar, karşılarındakiyle Fransızca konuşurlar.
 
Yine Yunanistan’dan bir örnek;“Yunanistan’da “Türk” kelimesini kullanmak yasaktır.Yunanistan’da Türk yoktur, Müslüman Yunanlı vardır.
Gördüğünüz gibi her ülke kendisini tanımlarken, överek yücelterek tanımlar. “Ne mutlu Türküm diyene” sözü bu meyanda söylenmiştir.
Pekiyi bu saydığım ülkelerde yaşayan yerleşik yabancıların kimlikleri nasıl ifade edilir? Tabii ki o ülkenin vatandaşı olarak…
Ne var ki bu kişilerin içinde için için yanan bir duygu vardır ki, buna da “Milliyetçilik” denir. Fakat günümüzde “İnsan hak ve özgürlükleri” milliyetçi-likten önce gelir. Bu kavramların mücadelesinin yapılmasının olmazsa olmazı yasalar çerçevesinde yapılmasıdır. Aksi davranışlar illegaldir.
Batılılar, bilgisiz iktidarları “İnsan hak ve özgürlükleri” “Global siyaset” masalıyla uyuturlar. Ve ülkeyi göz göre göre kamplaşmaya, bölmeye götürürler. Amaçları bölerek sömürmek, uzaktan yönlendirmektir.
 
Kürt kardeşlerimiz! Ayrılıkçı fikirler, bölünme arzuları bizleri zayıf düşürür. Ne size yarar ne de bize.GEÇMİŞ İKTİDARLARIN OLAĞAN DIŞI KOŞULLARDA SİZLERE YAPTIKLARI HATALARI SAYARKEN, LÜT-FEN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN, ADETA YAPILAN HATALARIN TELÂFİSİ İÇİN SİZE VERDİKLERİNİ DE DÜŞÜNÜN. DEVLETİN DOĞU’-YA YAPTIĞI HİZMETLERİ DÜŞÜNÜN. ÇOCUKLARINIZI OKUTMAK İÇİN GÖNDERDİĞİ ÖĞRETMENLERİ, AÇTIĞI OKULLARI DÜŞÜNÜN.
 
BDP yetkilileri, lütfen Türk olsun, Kürt olsun, insanları gerecek beyanlarda bulunmayın. Laf ebeliğinden kaçının. Diğer partilerin ileri gelenleri zaten yeteri kadar hatta, biraz da fazlasıyla bunu yapıyorlar. Siz bari yapmayın. Onlarca Kürt arkadaşları olan bir kişi olarak söylüyorum. Gördünüz, sivri konuşmalarla, meydan okumalarla 30 yıldır bir yere varılamadı. Varılamazdı da.


25 Mart 2013  00:47:17 - Okuma: (568)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik