Yazı

Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü
Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü 

Yaşar Varış

AKP’nin “Açılım”la başlayan,”Barış süreci” denen görüşmelerle devam eden yürüyüşünün nereye vardığı belli olmaya başladı.

BDP milletvekilleri Nevruz öncesi güneydoğu illerimizde yaptıkları konuşmalarda baklayı ağızlarından çıkardılar.
BDP nin önde gelen milletvekilleri “bizim tek amacımız var. Sayın Öcalan’a özgürlük, Kürtlere statü”  dediler..
Görüşmeler bitmiş aslında. Sonuç Türk halkına alıştırılmaya çalışılıyor.
PKK’nın ve AKP’nin ne istediği belli.
PKK; başta Abdullah Öcalan olmak üzere tüm PKK militanlarının serbest bırakılmasını, Yapılacak yeni Anayasa da Kürtlere ayrı bir statü verilmesini, giderek Türkiye’den koparılacak topraklar üzerinde bağımsız bir Kürdistan devletinin kurulmasını istiyor.
AKP ve yönetimi de; birlikte hazırlanacak yeni anayasa da başkanlık sisteminin kabul edilmesini, olası bir halk oylamasında Kürt kökenli vatandaşlarımızın buna destek vermesini, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın olağanüstü yetkilerle donatılmış devlet başkanı olmasını istiyor.
Bunu nereden çıkarıyorum.
Basında yazılan, çizilenlerden. Tarafların açıklamalarından, geçmişte yaşadıklarımızdan.
Bunu neden açık açık halka söylemiyorlar?
Türk halkının tepkisinden çekindikleri için.
Birkaç yıl geriye doğru gidip hatırlayalım.
Terör örgütü başına sayın dediği için insanlar yargılanmış ceza almışlardı.
Şimdi herkes Öcalan’dan bahsederken “sayın” demeye başladı.
On yıldır izlenen politikalarla, Terör örgütü kurup, yönetmekten idam cezasına çarptırılan bir kişi saygın bir siyasi lider, muhatap haline getirildi.
Hükümetin PKK yetkilileri ile yaptığı Oslo görüşmeleri basın tarafından ortaya çıkarıldığında başbakan “biz görüşmüyoruz, devlet görüşüyor, görüşen şerefsizdir” diyerek tepki gösteriyordu.
Şimdi, terör örgütü başkanı ile görüşmesi için İmralı adasına özel heyetler gidip geliyor, mektuplar alıp veriliyor. Ateşin ve terörün durması Öcalan’ın 21 Martta yapacağı açıklamalara bağlandı.
Hatta 21 Martta Abdullah Öcalan’ın Kürt ve Türk halkına vereceği mesaj “yazılı mı olsun, telekonferans yöntemi ile mi olsun” diye tartışılıyor. Pes doğrusu.
İşin vardığı nokta bu.“Ülkenin birliği ve bütünlüğünü koruyacağım” diye yemin eden milletvekillerimize ve onları seçen Türk halkına duyurulur.
Not: Tüm okurlarımın “Türk geleneğinde yeni bir yılın başlangıcı, baharın gelişi, tabiatın uyanışı anlamına gelen ve Türklerin ilk milli bayramı olarak kutlanan Nevruz bayramını kutluyor, esenlikler diliyorum.21.03.2013.

21 Mart 2013  10:56:43 - Okuma: (422)  Yazdır




İstatistik