Yazı

Dev Uyanıyor
Dev Uyanıyor 

Özcan Nevres

Tek kalmış olan süper güç Amerika dünyaya çıkarları doğrultusunda yön vermeye çalışırken dünyayı kana bulamaktan da çekinmiyor.

Tüm çabaları sonsuza kadar sürecek bir dünya hâkimiyeti kurmak için. Bu yüzden petrol zengini ülkeleri daha iyi kontrol edebilmek için Ortadoğu’da BOP u (Büyük Ortadoğu Projesi) gündeme getirdi ve uygulamanın ilk adımlarını attı. Irak’ı işgal etmekle kalmadı. Irak’taki üç etnik gruptan Sünni ve Şiileri birbirine düşürerek kendisinden bir parça gibi gördüğü Kürtlere sözde bir seçimle iktidar olmalarının yolunu açtı. Kürtler ülkenin en büyük gelir kaynağı olan petrolü sahiplenmek için nüfus kaydırmaları yapmakta ve üçe bölünecek Irak’ta petrol yataklarının kendi hudutları içinde kalmasını sağlamaya çalışmaktadır. Irak petrolünden yararlanmak zorunda olan AB ülkeleri bile bu duruma sessiz kalmaktadırlar. Bu sessiz kalma Amerika’nın elini güçlendirmektedir.
Tüm bunlar kadermiş gibi algılanıp sessizlik sürerken uyuyan dev Sovyet Rusya’nın lideri Putin tüm dünyaya gür bir sesle haykırdı. Ne Büyük Ortadoğu Projesine izin vereceğiz. Ne de ne İran’ı ne de Suriye’yi işgale izin vermeyeceğiz. Uyuyan dev artık uyandı. İşgalci Amerika’ya karşı bir de Çin ve Hindistan’ı da arkasına alabilirse Amerika’nın dünya devleti olma rüyası mutlaka sona erecektir.
                                          ***
Ermeni soykırımı iddialarının doruğa ulaştığı şu günlerde İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek doksan kilo evrakla bu soykırımı iddialarını çürütmek amacıyla Lozan’a gidiyor. İlginç olan Sayın Doğu Perinçek’in bu belgelerin büyük bir bölümünü Rusya arşivlerinden derlemiş olması. Açıkçası bu belgeler için hiç bir ülke yanlı iddiasında bulunamayacak olması. Bu girişimin bir ilginç yanı da gelmiş geçmiş hükümetlerin Ermeni soykırımı iddialarına karşı neden Sayın Perinçek’in yöntemini kullanmamış olmalarıdır. Ermemeni soykırımı iddialarını bu belgelerle kesinlikle çürüteceğim diyen Sayın Perinçek’e yürekten başarılar diliyorum. İnşallah onun sayesinde yıllardır sürdürülen bu çirkin iftiradan kurtulmayı başarırız.
                                          ***
Kuraklık tüm ülkeyi tehdit etmeyi sürdürüyor. Meteorolojinin yağmur müjdeleri doğru çıksa da çisenti şeklinde yağan yağmur toprağı doyurucu olmuyor. Yağan yağmurla toprak doymuyor ki barajlar, bentler ve göletler nasıl dolsun? İşin en kötü yanı küresel ısınmanın en çok etkileyecek olduğu ülkelerin başında Türkiye’nin olması. Buna rağmen yöneticilerimiz halen bu konuda harekete geçmeyi gerekli görmüyorlar. Şehir içme ve kullanma suyunun sağlandığı barajlarda su seviyesi halen en düşük seviyede. Sulama amaçlı barajlar da aynı durumda. Kimi barajlarımız ise elli yıllık ekonomik ömrünü tamamlamış. Yeterli yağmur yağsa bile su tutma kapasitesi olabildiğince düşmüş olduğundan tarımda tehlike çanları çalıyor. Ne yazık ki yağmurun dua ile yağacağını sanan kafalar iş başında. Oysa yağmur dua ile yağmaz. Orman varsa yağar. Biz ne yapıyoruz? Yeni orman alanları yaratmamız gerekirken arsacılara getirim sağlamak için 2B adı altında verimliliğini yitirmiş diye orman alanlarını yok ediyoruz. Bozuk orman alanı. Ne güzel bir kılıf değil mi? Çok sayın bir bakanın elli iki dönümlük arsası kurtarılsın da varsın o uğurda nice ormanlarımız yok olsun.
                                          ***
Ülkemizde akıl almaz gelişmeler oluyor. Sağlık ocaklarının kaldırılması planlanıyor. Var olan hastanelerimiz hasta yükünü taşıyamazken kapatılan sağlık ocaklarının yükü hastanelere devredilecek. Hastane koridorlarında perişan olan hastaların perişanlığına yeni perişanlıklar eklenecek. Aile hekimliği denemeleri fiyasko ile sonuçlandığı halde sağlık ocaklarının kapatılmasının yaratacağı olumsuzluklar kimsenin umurunda değil. Hele bir de yabancı hekimler iş başı yapsınlar. Yeni mezun hekimlere istihdam yaratılamazken bu yabancı hekimlerin sağlığımıza ne katacağı belli değil. Gelişmiş Avrupa ülkelerinin iyi yetişmiş hekimlerinin Türkiye’ye iş için gelmeleri olası mı? Asla gelmezler. Peki, kimler gelir? Ülkelerinde hekimlik yapabilecek kapasitede olmayanların geleceği kesin. Bunun da ülkemize ne kazandıracağını anlayan beri gelsin.
Özcan Nevres


23 Mart 2007  01:12:39 - Okuma: (827)  Yazdır




İstatistik