Yazı

Ayaklar Altına Alınan Milliyetçilik…
Ayaklar Altına Alınan Milliyetçilik… 

Yaşar Varış

Başbakanız Sayın Recep tayip Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir güneydoğu kentinde yaptığı konuşmasında “Biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir iktidarız” demişti. Başbakanın bu söylemi başta ana muhalefet partisi olmak üzere toplumun bir çok kesiminde tepki yarattı.

Çünkü Milliyetçilik,  Türkiye cumhuriyetinin kuruluş felsefesinde yer alan bir kavramdır.
1924 anayasasının 88.maddesinde ve Atatürk ilkeleri arasında da yer alan Atatürk milliyetçiliği gösterilmeye çalışıldığı gibi din ve ırk ayırımı gözetmez. Ulus tanımını dil, kültür ve siyasi birliktelik gibi değerlere dayandıran milliyetperver bir anlayışıdır.
1789 Fransız ihtilalinden sonra Avrupa’da milliyetçilik anlayışı güçlenmiş, bunun sonucu imparatorluklar yıkılarak yerlerine milli devletler kurulmuştur.
Osmanlı devleti de bu gelişmeler sonunda parçalanmış, batılı devletlerin desteği ile Anadolu işgal edilmiştir.
Batıdaki bu gelişmeler neticesinde bir kısım Osmanlı aydını Milliyetçiliği, bir kışımı ise Ümmetçiliği savunmuştur.
Enver paşanın Turancılığı çok sayıda askerimizin Kafkaslarda hazin bir şekilde ölümü ile bitmiştir.
Osmanlı ile aynı ümmetten olan Arap kavimlerinin de Osmanlıdan ayrılarak ayrı ayrı devletler kurması ümmetçilik fikrinin de Osmanlıyı kurtaramayacağını göstermiştir.
 
Atatürk ise bu akımlardan hiçbirine değer vermemiş ve daha sonradan 1982 anayasasında Atatürk Milliyetçiliği olarak isimlendirilen Atatürkçü- Milliyetçi görüşü ortaya koymuştur.
Atatürk, Çevresinde ateşli Türkçülük tarafları bilim adamları olmasına karşın millet tanımını hiç ırkçılık temeline dayandırmamıştır.
Atatürk’e göre, Milliyetçilik; din ve ırk ayrımından uzak ortak yurttaşlık temeline dayanan bir kavramdır. Aksi; Türk milletini etnik kökenlerine göre ayrıştırmaktır.Bu da düşmana hizmet eder, ülkenin bölünüp. Parçalanmasına yol açar, kabul edilemez.
Türklük bir ırk ve etnik grup olmaktan ziyade siyasi ve toplumsal bir kavramdır.
Yine Atatürk’e göre; daha önceki devirlerden kalma Kürtlük fikri, Çerkezlik Fikri, ve hatta Lazlık Fikri veya Boşnaklık Fikri gibi propagandalar milletin bütünlüğünü bozan yanlış adlandırmalardır.
Özetle; Atatürkçü düşünceye göre Türk milleti kavramında ırk ve din ayrımcılığı yoktur. Türkiye cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan, vatandaşlık bağı ile birbirine bağlı, din ve ırk ayrımı yapılmadan Türkiye ahalisine Türk denir. Bu tanımdan rahatsız olunacak bir durum yoktur. Bu anlamda Türk milliyetçiliği Bu gün de yarın da ihtiyacımız olan bir anlayıştır.
İçi demokrasinin evrensel kuralları ile doldurulduğunda vazgeçilmez bir ilkemiz olmalıdır.
PKK ve İmralı ile yapılan görüşmeler kamuoyunun vicdanını sızlatmaktadır. Din ortak tabanında, başkanlık sisteminde veya başka arayışlarda uzlaşma aramak boşunadır
Evrensel İnsan haklarına dayalı, Atatürk milliyetçiliği sorunun kalıcı çözümü için yeterlidir. 27.02.2013

1 Mart 2013  11:35:18 - Okuma: (557)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik