Yazı

Spor ve Psikoloji!
Spor ve Psikoloji! 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Spor ve Din adlı makalemden sonra bu yazımda Spor ve Psikoloji konusuna değinmek istiyorum; Genellikle yüksek performans sporcularının oldukça yoğun ve dolu bir yıllık takvimlerinin olduğu malumumuzdur.

Kuşkusuz bu durum özellikle dünya çapında; puan, madalya veya saniyeler için mücadele eden üst düzey sporcular için daha da çok geçerlidir. Çok sayıda yarışmalara katılmak, uzun süren seyahatler, aralıksız ve kapsamlı günlük antrenmanlarını yapmak, masaj, sauna ve yeterli uyku gibi rejenerasyonu destekleyen önlemlerin yanı sıra, bunlar yetmezmiş gibi bazen de birtakım resmi organizasyonlara katılmaları nedenleriyle de; kendileri için oldukça az boş zamanları bulunmaktadır.
 
Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı; çok az bir boş zamanı olan bu sporcuların; meslek, eğitim ve ailesine ayırdığı zamanın yanı sıra, yarışmalara katılımları da onların büyük bir zaman dilimini almaktadır. Bu sebeple, sporcunun, çalıştırıcı ve eğitmenlerinde bu sorunlarının üstesinden gelebilmek için, mutlak surette psikolojik antrenman desteğine ihtiyaçlarının olacağı kaçınılmazdır.
 
Bu psikolojik antrenmanın zamanı antrenman planlarının neresine ve nasıl yerleştirileceği önceleri belirsizliklerle dolu olmasına rağmen artık günümüzde, bu antrenman modelinin her sporcunun kendi formuna ve kişilik yapısına uygun olarak hazırlık antrenmanlarında, yarışma öncesinde, yarışma anında ve yarışma sonrasında uygulanabilirliği kesinlik kazanmıştır.
 
Psikolojik antrenman; sporcuların performanslarını hem arttırmak ve hem de performanslarını azaltan çeşitli nedenleri ortadan kaldırmak için uygulanır. Bu konuda birkaç örnekle sporda psikolojik antrenmanın kullanılması, gerek sporculara, gerek antrenörlere ve gerekse yöneticilere mutlak surette yeterli bilgiler verilerek aktarılması daha doğru bir yöntemdir. Birçok spor dalında yüksek performanstan en uygun düzeyde verim alabilmek için ki! Günümüzde yüksek performans sporcularının antrenman şiddeti ve sıklığı oldukça çok yükselmiş, antrenman kapsamları ve yoğunlukları daha fazla artarak belirli bir sınıra dayanmıştır, dolayısı ile sporcuların üstesinden gelemeyecekleri sorunları da artmıştır. Bu alanda sporculara destek olmak amacı ile rejenerasyonlarında her türlü yardımı sağlayabildiğimiz oranda daha iyi bir verim alabiliriz.
 
Psikolojik antrenman, daha iyi bir performansa doping maddesi almaksızın ulaşma yollarında etkili bir yol olarak ta giderek daha fazla kabul görmektedir. Yine birçok bayan ve erkek performans sporcusu; en uygun düzeyde hazırlık ve iyi yarışma ortamlarının olmasına rağmen, yarışmada sonra bir “son vuruşun” eksik kaldığı hissine kapıldıkların bildiriyor ve bundan da şiddetle şikâyet ediyorlar. Artık Yüksek performans sporcularının fiziksel performans rezervlerini daha iyi ve doğru noktalarda serbest kullanabilmeleri için, her geçen gün daha fazla sayıda sporcunun psikolojik antrenman aracılığı ile oldukça büyük deneyimler kazanmaktadırlar.
 
Örneğin; Önemli bir yarışmada her zaman karşılaştığımız gibi, Yarışmanın önemine göre sporcuların kaygı, sinirlik ve heyecan göstermeleri çok normal reaksiyonlardır. Sporcular psikolojik antrenman formalarının aracılığı ile heyecanlarını daha iyi kontrol etmeyi ve bunu performansa uygun bir duruma dönüştürmeyi kolaylıkla öğrenebilmektedirler.
 
Yarışma sporları yüksek bir özveri ile yapıldığından, buna bağlı olarak çeşitli yüksek taleplerin sonucu olarak ta, sağlık hassaslaşabiliyor ve hatta geri dönülmez bir şekilde tahrip dahi olabiliyor. Bu nedenle de spor, her geçen gün giderek daha fazla bir külfet olarak görülmekte olup. İnsanın kendini sürekli olarak baskı altında hissetmesi, antrenmanlara hazır olmakta zorluk çekmesi ve örneğin uyku bozuklukları veya tüm diğer hafif sağlık bozukluklarını yaşayabilmektedir. Bu gibi durumlarda kişisel “psiko-temizlik” yetisini daha iyi yapmak için psikolojik antrenman formalarını kullanmak bu nedenle de çok önemlidir.
 
Birçok sporcu için yaralanmalar (sakatlık) günlük yaşamın bir parçası haline gelebilmektedir. Şayet, yüksek performans sahibi olan bir organizmada sakatlıklara bağlı olarak, işlevlerini yerine getiremiyorsa, antrenman ve yarışma araları (süreleri) ilgili şahıslar için gerçek kriz durumları ortaya çıkabilir ve sporcunun spor yaşamını sonlandırmasına kadar devam edebilecek bir sonu doğurabilirler. Psikolojik antrenmanlar aracılığı ile; bu oluşumların ortadan kalkmasına yardımcı olunarak, hareket akışları belirli bir düzeyde tutulabilmekte, taktik durumlar antrene edilebilmekte ve çoğu zaman iyileşme prosesleri çabuklaştırılabilmektedir.
 
Her ne kadar spor dalları arasında büyük farklılıklar olsa da, son yıllarda üst düzey performans sporundaki psikolojik durumları hakkındaki otoritelerin düşünceleri de kendini geliştirerek değişikliklere uğramıştır. Daha önceki dönemlerde psikologlar, daha çok sporcuların problemlerinde yardımcı olmaları gereken deli doktorları olarak görülseler de, artık önleyici çalışmalara ağırlık verdikleri görülmektedir. Spor psikologları atletlerin en uygun performans gerçekleştirmenin şartlarının yerine getirilmesine yardımcı olmaktadırlar. Yani psikolojik antrenman artık toplam antrenman uygulamasının bir parçası olarak, fiziksel antrenmana (kondisyon, teknik ve taktik) dahil edilmiştir.
 
Sporda psikolojik destek yukarıda da görüldüğü gibi başarılı olmanın kaçınılmaz bir yolu olarak düşünülmeli ve doğru zamanlarda doğru kişilerle, hem çalıştırıcılar, hem de sporcular düzeyinde artık tam anlamı ile uygulamaya konulmalıdır.
 
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI
Saygılarımla

9 Ocak 2013  23:31:45 - Okuma: (467)  Yazdır




İstatistik