Yazı

İşimiz Yalana Dolana Kaldı
İşimiz Yalana Dolana Kaldı 

Özcan Nevres

Televizyon kanallarında işe yaramaz, yaramazdan da öte sağlığa zararlı ürünlerin reklamları kesintisiz sürüyor.

Bir yakınım telefonla aradı. Ben yanlış bir iş yaptım. Sana danışmadan bir elektrik tasarruf cihazı satın aldım. Aldığım bu cihaz işe yarar mı? Güya elektrikte yüzde otuz tasarruf sağlıyormuş dedi. Eğer o cihaz bırak yüzde otuzu, yüzde bir tasarruf sağlasın. İstanbul’un en kalabalık meydanlarında eşek gibi anırarak dolaşırım dedim. Hemen telefon et ve o cihazı almaktan vazgeçtiğini söyle. Almam derlerse Tüketici Hakları Derneğine başvur dedim. Uyduruk nesne ucuz da değilmiş. Tam iki yüz liraymış. Neyse derneğe başvurdular. Paranın yüz elli lirasını geri aldılar. Elli lirası ise kesintiye uğramış. Bir inat bir murat derler. O şekilde aldatılan ben olsaydım. O elli liranın on katını harcayıp onu da geri alırdım. Bu elektrik tasarruf cihazının hiçbir işe yaramadığını defalarca yazdım ama ne yazık ki ya okuyan yok ya da dinleyen. Ben yakınımla bu konuyu konuşurken bir televizyon kanalında elektrik tasarruf cihazı reklamı yapılıyordu. Bak dedim. Senin elektrik tasarruf cihazının fiyatı iki yüz liradan atmış dokuz liraya düşmüş. Sakın ola ki bir daha başka sözde tasarruf uydurmalarına aldırma. Ne elektrikte, ne doğalgazda ve ne de suda tasarruf cihazı olamaz. İnşallah söylediklerime uyar da bir daha beni kazıkladılar diye beni aramaz.
                                               ***
Gözümüz aydın. Hükümet hidayete erdi ve kırk bin kişinin katili olan Apo ile görüşmeleri başlattılar. Hem de şehitlerimizin kemiklerini sızlatarak ve şehit analarının yüreklerini dağlayarak. Bu görüşmeler sayesinde terörü sona erdirecekler. Bu konuda inşallah demek isterdim ama dilim varmıyor. Zira Apo’nun tüm örgüt üzerinde tam bir otorite olduğuna inanmıyorum. Bu görüşmeleri sürdürenlere sormak gerekir. Osman Pamukoğlu ile Erdal Sarızeybek terörü bitirme noktasına görüşerek mi götürdüler? Danışmanlık adı verilen bir kurum vardır. Terör konusunda ikisi de mükemmel danışman olabilirler. Olabilirler ama onlar AKP li değiller ki danışılmayı gerekli görsünler.
                                               ***
Sayın başbakanımız her eve en az üç çocuk diyordu. Bu sayı başbakanımızı kesmemiş olacak ki şimdi de beş çocuk istiyor. Bu gün gazetelerde yüz otuz üç öğrencisi olan bir sınıfın içler acısı görüntülerin fotoğrafları yayınlandı. Eğitimden sorumlu olanlara sormak gerekir. Bırakınız yüz otuz üç öğrencili sınıfı, atmış yetmiş öğrencili sınıflarda nasıl ders yapılır? O sınıfların öğretmenleri nasıl başarılı olabilir? Hey gidi hey! Abraham Linkolin Amerika Birleşik Devletlerinde başkan olduğunda ilk bildirisinde tüm yatırımlar durdurulsun. En küçük yerleşim birimlerinde dahi okular inşa edilirken öğretmen okullarına da ağırlık verilsin. Yeteri kadar öğretmen yetiştirilsin. Bunlar tamamlandıktan sonra yatırımlara dönülsün demişti. Dediği yapıldı ve hapishane kaçkınlarından, gangsterlerden oluşan bir toplumun adam gibi adam olmasını sağlamıştı. Abraham Linkolin okul yapın demişti ama boş bulduğunuz her yere kilise yapın dememişti. Şunu hiçbir zaman akıldan çıkarmamak gerekir. Kalkınmanın anahtarı eğitimdir. İyi eğitim alamamış çocukların başarılı olmaları beklenemez. İyi eğitim alamamış olan çocuklar ileride okulda öğrendiklerini de unuturlar. Bu durumun kanıtı ülkemizdeki gazete satışlarından belli değil mi?
Özcan Nevres ozcan.nevres@gmail.com
www.ozcannevres.com  

4 Ocak 2013  17:55:38 - Okuma: (569)  Yazdır




İstatistik