Yazı

Marduk’u Beklerken
Marduk’u Beklerken 

Özcan Nevres

İnsanlar Maya takvimi ya doğru çıkarsa diye kara, kara düşünürken araba sürücüleri akıllarından bile geçmeyen bir durumla karşılaştı. Yola çıkmaya hazırlananlar önce donan kapı kilitlerini açmaya çalıştılar.

Ardından ön ve arka camları örtmüş olan buzlara temizlediler. Araçlarını çalıştırmak için marşa basanların birçoğu hüsrana uğradılar. Arabaları çalışanlardan kar lastiği taktırmamış olanların bazıları kazaya uğradılar, kazaya uğrattılar. Çok başarılı büyük şehir ve küçük şehir belediyelerimiz dereyi görmeden paçalarını sıvamak istemediklerinden yolları tuzlamaktansa kar yağmasını beklediler. Bu durumda araçlarına kar lastiği taktırmamış olanlar soluğu lastikçilerde aldılar ama lastikçiler yok sattıklarından elleri boş döndüler.
Ne olur ne olmaz diye torunum Can Nevres’i Mektebim okuluna almaya gitmek için hazırlanırken oğlum aradı. Can’ın okulu saat on üçte tatil edilmiş. Gidip alacaksın dedi. Hemen yola çıktım. Doktor Cemil Kozanoğlu caddesine girdiğimde trafik tıkandı. Arabalarında kar lastiği olmayanlar yolun ortasında kalmışlar ne sağa ne de sola gidebiliyorlar. Kaygan bir zeminde aracı ikinci viteste çok az gaz vererek hareket ettirmek gerekirken aksine bire takıp gaza yükleniyorlar. Doğal olarak lastikler patinaj yaptığından ilerleme olmuyor. Neyse ki insanlarımızda yardımlaşma duygusu halen var olduğundan arabalar insan gücüyle yol kenarına çekilebiliyorlar. İçimde arabamdan inip yardım etme duygusu varsa da baypas ameliyatı olduğum için soğuğa çıkmamam ve ağır iş yapmamam gerektiğinden yardıma gidemiyorum. Parkköy yoluna girdiğimde rahatlamıştım. Zira yolda benim aracımdan başka hareket halinde olan başka bir araç yoktu. Üst geçit sapağına vardığımda kar lastiklerimin yeni oluşuna güvendiğimden olsa gerek gaza biraz fazla basmışım. Arabam öyle bir kaydı ki, neredeyse şarampole devrilecekti. Az geri gidip yolun düzlüğüne çıktıktan sonra yolda kalmış araçların yanından geçerek Mektebim okuluna doğru ağır, ağır ilerledim. Torunumu aldıktan sonra geri döndüm. Bu yolculuk bana çok önemli bir şey daha öğretti. Aracınızda kar lastiği olsa da zorunlu olmadıkça yola çıkmayacaksın ve lastiklere güvenip hız yapmayacaksın. Gün boyu bu kurala uymayanların neden oldukları kazaları okuyarak ve izleyerek üzüntüye gark olduk.
En çok kaza haberi Beylikdüzü’nden geldi. Söz konusu yokuş fazla dik olmasa da don yüzünden yüzlerce aracın birbirine girdiği haberi yayıldı. Oysa belediye ve karayolları kar yağışını beklemeyip yolları dona karşı tuzlamış olsalardı o kazaların hiç biri olmazdı. Silivri’de ise sabahın erken saatlerinde üç kaza haberinden söz ediliyordu. Jandarma aracının devrilmesi ve diğer kazalar çok üzülmemize neden oldu. Yolları zamanında tuzlamaya beceremeyen yetkililere halkımız ne kadar tepki gösterse azdır.
Türk’ün aklı ya kaçarken ya da şey ederken başına gelir derler. Boğluca deresi üzerindeki köprü çalışmalarına başlamak yağmur sezonu gelince akıllarına gelmiş olacak ki kara kış geldiği halde halen inşaatı sürüyor. Çok soğuk havalarda beton atılamayacağı için köprü inşaatı ancak ilkbaharda bitirilebilecek. Bu inşaatın çilesini de araç sürücüleri çekecekler.
Özcan Nevres   ozcan.nevres@gmail.com
www.ozcannevres.com  

28 Aralık 2012  11:18:35 - Okuma: (684)  Yazdır




İstatistik