Yazı

Kuvvetler Ayrılığı Ve Demokrasi…
Kuvvetler Ayrılığı Ve Demokrasi… 

Yaşar Varış

Başbakan Erdoğan yine kamuoyunu meşgul edecek bir konuyu gündeme getirdi.

Konya’da yaptığı bir konuşmada “Bürokratik oligarşiden ve yargı’dan yakınarak kuvvetler ayrılığı ilkesine karşı çıkmıştır”.
Ben normal koşullarda seçimle işbaşına gelmiş bir başbakanının böyle bir “gaf” yapacağına inanmak istemiyorum.
Sayın başbakan her zaman yaptığı gibi ülkemizin aleyhine olacak bir konunun gözlerden uzak tutulması için bilerek bu konuyu gündeme getirdi. Bu konu tartışılırken işi kotarmaya çalışacak.
(Örneğin ülkemizin güneyine yerleştirilen NATO füzeleri, Özelleştirme adı altında karayollarının ve üzerindeki tesislerin ve köprülerin özel sektöre peşkeş çekilmesi, artan terör olayları, ekonomik sıkışıklık, işsizlik gibi sıkıntıların konuşulmasını önlemek)
Ya da; yazılı olmayan bir konuşma yaparken kafasından geçen gerçek duygularını ağzından kaçırıverdi.
Başbakanın bu konuşmasını dinleyenlerin büyük çoğunluğu sanırım “Allahtan kork, yasama emrinde, yürütme elinde, eh büyük oranda yargıyı da yönlendiriyorsun. Daha ne istiyorsun” diyerek tepki göstermişlerdir.
Çünkü Kuvvetler ayrılığı ilkesi demokrasilerin olmazsa olmaz koşuludur.
Fransız düşünür Montesquieu’ nun ortaya attığı kuvvetler ayrılı ilkesine göre devlet yetkisini yasama, yürütme ve yargı paylaşarak kullanırlar.
Yasama yürütmeyi,yargı da her ikisini denetler ama uyum içinde çalışırlar.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi bir ülkenin otoriter yönetimlere kaymasını önleyen bir ilkedir. Çünkü bunun aksi olan “kuvvetler Birliği ilkesine “ göre her üç kuvvet tek elde toplanır ki bunun adı demokrasi değil,tek adam diktatörlüğü olur.
Bu nedenle hiçbir başbakanın “ben kuvvetler ayrılığı ilkesine karşıyım” diyemez. Böyle bir söz ettiğinde adamın demokrasiden söz etmemesi gerekir.
Nitekim başbakanın bu konuşmasından sonra hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik ve AKP li anayasa profesörü Burhan Kuzu hemen “ başbakan onu öyle demek istememiştir, başka bir şey söylemek istemiştir” gibi sözlerle durumu kotarmaya çalıştılar ama ok yaydan çıktı bir kere.
Bu söz bana hiç şaşırtıcı gelmedi. Ben baştan beri AKP nin gizli gündemi olduğunu, bunları halka açıkla oy alıp iktidara gelemeyeceğini, bu nedenle halka doğruları söylemediğine inanıyorum.
Zaman zaman da kazayla da olsa gerçek düşüncelerini böyle ağzından kaçırdığını düşünüyorum.
Örneğin bir ara “demokrasi bizim için gideceğimiz yere varmak için kullandığımız bir araçtır. Amacımıza ulaştığımızda bu trenden ineriz” demişti.
Yine 2023 seçim beyannamesinde “Yeni anayasamızda egemenliği kullanma yetkilerine sahip yasama, yürütme ve yargı organları arasındaki ilişkiler kuvvetler ayrılığı İlkesi esas alınarak düzenlenecek” denmişti.
Ama bu gün Kuvvetler ayrılığı ilkesinden şikâyet ediliyor.
Yine AKP programında Atatürk ilke ve inkılâplarına, Laikliğe atıf yapılmasına karşın uygulamada Atatürk ilke ve devrimlerine, laikliğe ters düşen birçok düzenleme yapılmaktadır.
Çünkü açıkça Atatürk ilke ve devrimlerine karşıyız dense halk oy vermeyecektir.Bu nedenle Takiyye sanatını en ince şekilde kullanmakta yarar görmektedirler..
Bizden söylemesi,değerlendirmesi halkımızdan…

19 Aralık 2012  22:23:12 - Okuma: (594)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik