Yazı

Türk Milleti Adına.........
Türk Milleti Adına......... 

Hüseyin Taşyakan

Anayasamıza göre egemenlik Türk milletine aittir ve bu yetkiyi Yasama, Yürütme, Yargı eliyle kullanır. İşte buna bağlı olarak bilirsiniz ki; argıdaki hangi tür davalar olursa olsun duruşma sonlarında karar açıklanırken Türk Milleti Adına ifadesi kullanılır.

     Ancak AKP  iktidar olduğu günden bu yana (Rejimi değiştirmek arzularına bağlı olarak) Tüm Cumhuriyet kurumlarında olduğu gibi, Yargıyı da kendi vesayeti altına almak çabalarıyla (yetmez ama evetçiler sayesinde bunu çoğunlukla başarmıştır), bu ifade artık tartışılır bir durum almıştır.
 
     Bu anlamda, 13 Aralık 2012 tarihi de bu tezimizin en büyük ispatı ve tescili olmuştur. Ergenekon davasında Savcının mütalaasını okuyacağı duruşma sırasında, Türkiye' nin her yerinden akın akın insanların Silivri' ye soğuk, engelleme ve tüm bezdirilme şartlarına aldırmadan tıklım tıklım doluşması da bunun en büyük göstergesidir.
 
      Türk halkı kendi egemenliği adına karar veren Yargıya karşı, AKP iktidarından önce asla karşı durmamış, tepki vermek şöyle dursun; tartışmamış ve tartıştırmamıştır bile. Zira AKP iktidarından önce bu ülkenin her bireyi istisnai durumlar dışında Yargının her hangi bir yanlışa imza atacağına kanaat getirmemiştir. Nedeni ise AKP zihniyetinden önce hiç bir hükümetin Yargıyı kendi vesayeti altına alma çabası olmamıştır.
 
      13 Aralık tarihinde On binlerin Slivri' de buluşup; yoğun bir kalabalıkla 6 yılı bulan bir zamandır zindanlarda tutulan insanlara destek vermesi, artık AKP iktidarının var olduğu Türkiye' de yargıya karşı güvenin yerlerde süründüğünün göstergesidir. Yargının Türk halkının gözünde bu duruma düşmesinin yegane sebebi de yargının kendisi değil, RTE ile onun arzu ve istekleri doğrultusunda rejimi değiştirmek uğruna her türlü yola başvuran AKP hükümetidir. Yani 13 Aralık Türk halkının, RTE ve AKP iktidarının vesayetine sokulmuş yargı kurumuna karşı ''Vereceğin kararlar artık benim adıma olamaz'' mesajını verdiği gündür.
 
     Şimdi RTE vesayeti iddiamızı kabul etmeyip bizi yalancılık ve iftira atmakla suçlayacak olanların çıkacağından da adım gibi eminim, bu yüzden burada kendilerine Ergenekon tertibinin başlatıldığı ilk günlerde RTE' nın sözünü hatırlatmak isterim ki; ''Ben bu davanın savcısıyım'' demiştir ve arşivi karıştıranlar mutlaka Başbakan' ın kendi ağzından bu sözü duyacaklardır.
 
     Kısacası değerli okurlar, Ergenekon davası bu ülkede Cumhuriyet Rejimini Değiştirmek üzerine başlatılmış en büyük operasyon olup; AKP' nin bu operasyonunda en büyük yardım faktörü de, yukarıda da bahsettiğim gibi referandumda evet oyu kullananlar olmuştur. Bugün bu ülkede yaşanan hukuk cinayetlerinin utancını da kendilerinin vicdanına bırakıyoruz...
 
     Buarada Ergenekon davasından halen hayırlı kararlar çıkacağını zannedenlere de küçük bir hatırlatmamız olsun ki; Balyoz davasında olduğu gibi bu davada da cezalar, hatta çok ağır cezalar gelecektir. Çünki hem 2013 yılı itibariyle (genel af kisvesi altında) Öcalan canisini serbest bırakmak girişimini başarıyla tamamlamak hem de Yeni Anayasaya zemin oluşturmak için tüm Ergenekon tutukluları bu sayede teminat olarak kullanılacaktır.
 
      Ancak tüm bu olumsuz şartlara rağmen umutsuz olmamak gerektiğini de hatırlatmak isterim. Zira RTE ve AKP vesayetine (Yetmez ama evetçilerin başarısıyla) sokulmuş Ergenekon davasında verilecek hükümler, AKP iktidarının ömrü kadar geçerlidir. Emin olun ki; Bu ülke insanı AKP iktidarını tarihin çöplüğüne gömmesiyle beraber, RTE ve  onun BOP eş başkanlığına hizmet edenlerin yargılanacağı günleri de görecektir ki; 13 Aralık coşkusu bize bunun çok yakın bir tarihte olacağını gösteriyor.....


14 Aralık 2012  00:29:14 - Okuma: (199)  Yazdır




İstatistik