Yazı

Ve hatta
Ve hatta 

Asil S. Tunçer

Türk kamuoyu, PKK terörü ile 15 Ağustos 1984 yılında Eruh ve Şemdinli Jandarma Karakolu’na baskın ile tanıştı. Aslında örgütün kuruluşu 1970 yıllarına dayanmaktaydı.

1972’lerde başlayan toplantı ve planlamalar nihayet resmiyet kazandı. Tarih 1978 Diyarbakır, Lice İlçesi, Fis Köyü... PKK kuruldu.
Örgüt 1980 Askeri harekâtının ardından diğer birçok örgüt gibi Suriye ve Lübnan’da çalışmalarına başlamış, kısa sürede özellikle Suriye istihbarat servisinin desteği ile önemli bir güce ulaşmıştır. İran-Irak savaşı ve bunun sonunda K.Irak’taki otorite boşluğundan istifade ederek Türkiye’ye daha yakın olan bu bölgede barınmaya başlamışlardır. Başlangıçta PKK’nın bölgeye yerleşmesine karşı çıkan KDP lideri daha sonra bu izni örgüte vermiştir. Bu izin PKK adına Suriye Devlet Başkanı Esad tarafından Kasım 1981’de başlatılan temaslar sonucunda alınmıştır. Barzani önce Türkiye’nin tepkisinden çekinerek kabul etmek istemedi ise, Esad’ın baskıları neticesinde KDP, PKK’nın Kuzey Irak’a yerleşmesine rıza göstermiştir. Ocak 1982’den itibaren PKK’lılar Kuzey Irak’a yerleşmeye başlamışlardır.20–25 Ağustos 1982’de yapılan 2.Kongrede Kuzey Irak’a yerleşme resmilik kazanmış, PKK Kuzey Irak’a ilk küçük öncü grubunu yerel temaslar için yollamıştır.
         PKK için Kuzey Irak, barınma ve lojistik destek için ideal özelliklere sahip olmasının yanı sıra Türkiye’ye yakınlığı ile de çok önemlidir. Ayrıca örgüt stratejisinde önemli bir yer işgal eden ve örgütün Botan diye adlandırdığı Şırnak, Uludere, Eruh, Pervari ve Çatak bölgesine olan direk bağlantısı, buranın önemini bir kat daha artırmaktadır. Bu bölgede aynı zamanda örgütün Türkiye’de giriştiği eylemler sonrasında sığınmak için kaçtığı geri bölgesidir. Zaman içerisinde bu bölgede tertiplenen örgüt oluşturduğu kamplar ile Türkiye’ye karşı ciddi bir tehdit oluşturmuştur. Bu safhadan sonra Türkiye’nin bölgeye giriştiği irili ufaklı birçok operasyonda başlamıştır. Bu operasyonlar ve Türkiye’nin izlediği yöntemler çeşitli ülkeler tarafından ağır bir şekilde eleştirilmiştir. Söz konusu operasyonların hukuki dayanaklarını 4 aşamada incelemek mümkündür: 1-Irak Hükümeti ile yürütülen görüşmeler neticesinde yapılan operasyonlar; 2-Irak’la yapılan Güvenlik Protokolüne dayanarak yapılan operasyonlar ki bunlar Ekim 1984’ten Ekim 1988’e kadar sürmüştür. Protokole göre her iki ülkede birbirinin toprağına 5’er Km. girerek ‘’Sıcak Takip’’ yapabileceklerdir. Ağustos 1988’de Türkiye, Saddam’ın Kürt sığınmacıları Türk topraklarında izlemesine izin vermeyince, Irak’ta bu tarihten sonra protokolü uzatmamıştır. 3-“Meşru Müdafaa” argümanını kullanarak yapılan operasyonlar ki bu operasyonların ilki Ağustos 1991’dedir ve çokça başvurulmamıştır. 4- “Var olma hakkı” argümanı kullanılarak yapılan operasyonlar ki bu gerekçeye daha çok Mart-Nisan 1995’ten sonra başvurulmuştur.
         Yapılan bu seri operasyonların en önemlileri ise;
            a) Kuzey Irak Operasyonu (6–11 Nisan 1990): Örgütün önde gelenlerinin Kuzey Irak’ta Sinaht, Kurişh, Haftanin, Habur, Zer, Nirve, Stanus ve Birre’de bulunan PKK kamplarında bulundukları ve bu bölgede yaklaşık 750–800 civarında teröristin barındırıldığının öğrenilmesi üzerine, bir operasyon düzenlenmiştir. Başarı ile icra edilen operasyon sonucunda, 22 terörist ölü olmak üzere toplam 40 terörist etkisiz hale getirilmiş, teröristlere ait birçok silah ele geçirilmiştir.
         b) Kuzey Irak Harekâtı (5 Ekim–15 Kasım 1992): 1992 yaz aylarında, PKK terör örgütünün Kuzey Irak’taki varlığının Türkiye’nin yanı sıra, Kuzey Irak’taki KYB ve KDP liderlerini rahatsız etmesi üzerine, özellikle KDP, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin desteğiyle bölgedeki yasa dışı oluşuma karşı 5 Ekim 1992’de bir hareket başlatmıştır. Operasyon öncesi KDP lideri Mesut Barzani Türkiye’nin desteğini almak için Hakurk bölgesindeki ana PKK kampına doğru saldırı başlattıklarını ve amaçlarının, onları bölgeden göndermek olduğunu açıklamıştır.
                   Kuzey Irak’ta Peşmergeler tarafından sıkıştırılan PKK militanları, TSK’nin 16 Ekim 1992 günü başlattığı harekât ile etkisiz hale getirmiştir. Bu hareket sonucu bölgedeki kamplarda direnmekte olan teröristler, güneye doğru kaçmak zorunda kaldığı gibi, PKK, Peşmergelerin şartlarını kabul etmişlerdir. Ancak bu şartlar, PKK’nın bölgeyi terk etmesi şeklinde değil, Peşmergelerin göstereceği bölgelere yerleşmesi ile ilgilidir.
         Kuzey Irak’tan terörist unsurları çıkarmaya yönelik icra edilen harekâta kısa bir süre sonra TSK birlikleri de iştirak etmiş, bu harekâtta 1521 terörist ölü, 1232 terörist sağ ve yaralı olarak ele geçirilmiştir. Türkiye’nin terörle mücadele sürecinde önemli bir yer işgal eden bu operasyonda, teröristlerin birçok ölüyü ve yaralıyı yanlarından götürdüğü de belirlenmiştir. Bu harekâtta güvenlik kuvvetlerimiz; 1 subay, 3 astsubay, 22 erbaş ve er, 2 GKK (Geçici Köy Koruyucusu) olmak üzere 28 şehit vermiş, 12 subay 16 astsubay, 93 erbaş ve er, 4 GKK (Geçici Köy Koruyucusu)  olmak üzere toplam 126 güvenlik görevlisi de yaralanmıştır.
         Teröristlerin unsurların Kuzey Irak’a tekrar yerleşmesine engel olmak isteyen Türkiye, bu operasyonun ardından bölgede bir dizi tedbir almıştır. Öncelikle KDP ve KYP liderlerine PKK’nın amaç ve stratejileri anlatılarak onların bu mücadele desteği alınmaya çalışılmıştır. Sınırdan geçişleri en aza indirmek için havadan ve karadan alınan tedbirlerin yanı sıra, Peşmergelerin sınırda kurulan karakollar sayesinde mücadeleye etkin olarak katılmaları sağlanmıştır. En önemlisi de Türkiye, bu tarihten sonra terör ile mücadelede Kuzey Irak eksenli yeni bir strateji uygulamaya başlamıştır. Kuzey Irak’lı Kürt Liderler ise PKK’ya bölgede yerleşme imkânı sağlayarak, hem bu örgütü istedikleri şekilde yönlendirmeyi, hem de Türkiye’yi karşı gerektiğin de bir koz olarak kullanmayı düşünmüşlerdir.
            c) 1994 Yılında İcra Edilen Sınır Ötesi Operasyonlar: 12 Nisan 1994 tarihinde Türkiye sınırına 50 km uzaklıktaki Keryaderi ve Şivi Kamplarına “kartal operasyonu” adıyla operasyon düzenlenmiştir. Bu operasyon sonucunda 79 terörist silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirilmiştir. Çatışmalarda 1 subay, 1 astsubay, 4 uzman çavuş 5 erbaş ve er olmak üzere toplam 11 güvenlik görevlisi şehit olmuştur.
         20 Mart–2 Mayıs 1994 tarihleri arasında Sinath, Haftanin, Metina, Mezikaryaderi ve Hakurk bölgesinde 44 gün süre ile ‘Çelik–1’ harekâtı icra edilmiştir. Harekâtta 555’i ölü olmak üzere toplam 568 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Çelik–1 harekatı esnasında, 4 subay, 5 astsubay, 4 uzman çavuş ile 51 erbaş ve er olmak üzere toplam 64 personel şehit olmuştur.
            d) Çekiç Harekâtı (12 Mayıs–7 Temmuz 1997): PKK terör örgütünün Kuzey Irak’taki faaliyetlerine devam etmesi üzerine KDP yetkilileri ile yapılan görüşme sonunda, PKK’ya karşı bir operasyon yapılması kararlaştırılmıştı. Bu operasyon esnasında izlenecek strateji KDP yetkilileri ile Ankara’ da yapılan bir görüşme ile kesinlik kazanmıştır. 12 Mayıs–7 Temmuz 1997 tarihleri arasında icra edilen Çekiç Harekâtı, kapsadığı bölge itibariyle bu güne kadar icra edilen en büyük harekât olmuş, Kuzey Irak’taki örgütün tüm kampları operasyon bölgesi içine alınmıştır. Irak’ın kuzeyinde yüksekliği yer 3500 metreye ulaşan sarp ve yüksek dağ silsileleri ve derin vadilere sahip olan harekât alanı, 20–25 km. derinlikte ve 378 km. genişlikte bir bölgeyi kapsamaktadır. Bu bölgede faaliyet gösteren teröristlerin sayısının 3800–4000 civarında olduğu ve Sinath, Deresish, Mergasish, Alanıksh, Quasrok, Saranish, Fala, Meze ile Khatmur ve Kato Dağları bölgesinde kamp kurdukları operasyon öncesinde belirlenmiştir.
         Çekiç Harekâtı olarak adlandırılan ve Sinath, Haftanin, Metine, Zap, Nirve, Rekanbasyan, Hakurk, Hayırsız Dağları, Garadağ, Bote Bölgesinde icra edilen bu operasyon sonucunda, 2730’u ölü, 129’u sağ, 286’sı yaralı olmak üzere 3.145 bölücü örgüt mensubu etkisiz hale getirilerek örgüte büyük darbe vurulmuştur. Operasyonda 14 subay, 4 astsubay, 75 er ve erbaş ile 21 GKK (Geçici Köy Koruyucusu) olmak üzere toplam 338 güvenlik görevlisi de yaralanmıştır.
            e) Şafak Harekâtı (25 Eylül–15 Ekim 1997): KDP ve KYP arasında 24 Ekim 1996 tarihine kadar süren çatışmalar, PKK’ ya çok geniş bir hareket serbestisi sağlamış ve terör örgütü, bölgede üçüncü bir harekat olarak ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Türk silahlı kuvvetleri tarafından terör örgütü PKK’ ya karşı 25 Eylül–15 Ekim tarihleri arasında “Şafak Harekâtı” olarak adlandırılan bir operasyon planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Operasyonun diğer amacı da çekiç harekâtında etkisiz hale getirilemeyen terörist tehdidini ortadan kaldırmaktadır.
         Yaklaşık bir ay kadar devam eden bu harekât sonucunda, 865’i ölü, 18’i yaralı 19’u sağ teslim olmak üzere toplam 902 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Harekât sırasında 3 astsubay, 24 erbaş ve er, 4 GKK (Geçici Köy Koruyucusu) olmak üzere toplam 31 personel şehit olmuş, 90 personel de yaralanmıştır.
         PKK çok can aldı, almaya da devam etmekte. ABD PKK’yı resmen olmasa da açıktan destekler. Çünkü bu onun Ortadoğu projesine yönelik siyasetinin bir parçasıdır. PKK’nın çözümünü ABD ile işbirliğinde aramak gaflettir, dalalettir...
Ve hatta ‘vatana hıyanettir’.
         (sürecek)
 


23 Mart 2007  00:32:11 - Okuma: (1387)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik