Yazı

Futbolumuzun marka değeri!
Futbolumuzun marka değeri! 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında Milli Takımımızın aldığı başarılı sonuçları yaşadıktan sonra, aynı hızla Türkiye Futbol Federasyonunun aldığı ciddi karalar ve atılımlar sonucunda bir ara Türk Futbolunun Marka değeri tartışılmaya başlanmış ve gündemimize oturmuştu ki! Durumun pek böyle olmadığını 3 Temmuz 2011 günü patlak veren şike ve rüşvet olayları ve bir yıl süren soruşturmaların sonuçları ortaya çıkan sonucun sonra az gittik uz gittik dere tepe düz gittik ve dönüp baktık ki bırakın ileriye gitmeyi bir arpa boyu yol gitmişiz.

Sevgili okurlarım defalarca yazdık ve defalarca söyledik ve yine söylüyoruz; Bir ülkede hangi alanda olursa olsun, o alanın paydaşları arasındaki uçurumları kaldıramadığımız sürece, onları birbirine yaklaştırmadıkça, o alanda ki marka değerinden söz edebilmemiz mümkün değildir. Kuşkusuz konu futbol olunca da; başta yöneticilerimizin ardından da sporcu, teknik adam, hakem ve taraftarlarınız arasındaki dengesizlikler olduğu sürece marka değerinden söz etmek, sadece kendimizi aldatmaktan başka bir şey değildir.
 
Aslında her hafta sonu bir kentimizde oynanan futbol maçlarında değişik boyutlarda şiddet olayları yaşanıyor ve tüm bu olayları ibretle izliyoruz, ancak bugün oynanan Kayserispor Fenerbahçe maçı öncesi Kayseri’de yaşanan önce otel çıkışında ve daha sonra stadyum da yaşanan şiddet olayları, aklımıza ister istemez 17 Eylül 1967'de Kayserispor ve Sivasspor takımları arasındaki maçta çıkan, 43 kişinin ölümü, yüzlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan maçı akıllara getiriyor!
Televizyon ekranından olayları izlerken adeta ürperdim, buradan artık Türkiye’de Futboldan, Spordan sorumlu olan kurumların hiç zaman kaybetmeden ciddi anlamda önlem almaları gereğini bir kez daha hatırlatmakta yarar görmekteyim.
Şimdi gelelim bu olaylardan sonra maça çıkan Fenerbahçe Futbol Takımının içinde bulunduğu psikolojik durumunu ve aldığı beraberliğin ardından kaybettiği iki puanın hesabını kim verecek? Ya Fenerbahçe sezon sonunda şampiyonluğu bir puanla kaybederse bunun hesabını kim verebilecek?
Ben, öncelikle şunu söyleyeyim ki; herhangi bir takımın ne taraftarı ne de sözcüsü değilim, ikinci olarak ta; psikolojik açıdan baktığımızda sporcuların başarı ve başarısızlıklarını etkileyen bir yığın, içsel ve dışsal faktörlerin var olduğu varsayımı ile konuya baktığımızda; böylesi bir olaydan ve saldırıdan, sporcuların etkilenmemiş olmasını düşünmek mümkün olamamaktadır.
Dolayısı ile de ortaya çıkan bu sonucu da, psikolojik olarak etkilemiş olacağını düşünmekteyim. Bu durum; kuşkusuz performans boyutu olarak görülmekte ve birde sosyal boyutuna baktığımızda; Bu durumda daha da ürkütücüdür; 45 yıl önce yine Kayseri de yaşanan o acı olayın ardından bu kadar yıl sonra yeniden böyle bir olayı bu şehrimizde yaşamış olmak bizleri üzmekte ve maalesef ister istemez o eski günlere gerimi dönüyoruz? Sorusunu da aklımıza getirmektedir.
Olayların altında yatan nedenlerin iyice araştırılmasından sonra gerçek ortaya çıkacaktır ama buradaki olayları her ne kadar Kayseri’deki Trabzonsporluların yaptığını söylemek bizleri bir yere götürmeyecek ve hatta Kayseri şehrimize ve kayseri spora ve hatta Trabzon spora zarar verecektir.
Marka değerini arttırdığımız Futbol sporumuzun içinde bulunduğu durum hiçte iç açıcı bir durumda değil, Kulüpler arası dostluk köprüleri nasıl kurulur yerine, birbirlerine düşman kulüpler yarattık, Teknik adamların kendi sporları olan futbolu, daha iyi bir yere nasıl getirebiliriz ve bilimsel futbolu nasıl oynatabiliriz yerine, birbirlerine laf atmakla meşgul olmaktadırlar. Bizler bu şekilde bir yere ulaşamayız. Bu tür davranışlar Fair-Play ilkelerine aykırı olduğu gibi örnek olabilecek bu liderin, bu kişilerin rol model olmaları toplumumuza çok kötü mesajlar vermektedir. Kötü örnek olan bu insanlarımızın kazandırdıkları kadar kaybettirdiklerini de hesaba katmalıdır bu toplum.  
Diğer taraftan tüm bu olayların sorumlusu kim acaba? bu sorunları çözebilmek acaba bu kadar zor mu? Bu soruları hep kendime sordum durdum ve bir muhatabını bulamaya çalıştım! Nafile tüm ilgililere yazmama rağmen ben bulamadım. Aslında her şey çok açık ve net ki!
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI


3 Aralık 2012  22:05:11 - Okuma: (415)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik