Yazı

Ekonomimiz Çok İyiymiş
Ekonomimiz Çok İyiymiş 

Özcan Nevres

AKP iktidar olduğundan beri hap bu masal ile uyutulduk.

İyi olan bir ekonomide on milyondan fazla işsiz olabilir mi? Zaman, zaman işsiz sayısında azalma var balonları uçurulsa da gerçek ile hiç ilgisi yok. Geçtiğimiz günlerde hükümet yetkililerince yapılan bir açıklama ekonominin nasıl bir durumda olduğunu anlatmaya yeter de artar bile. Bütçe açığı nedeniyle bu yıl geçen yıllara göre daha az kömür dağıtılacak. Hani ekonomi çok iyiydi? Bu madalyonun bir de arka yüzü var. Bu kömürler ve erzak paketleri kimlere dağıtılıyor? Elbet de fakir insanlara dağıtılıyor. Peki, dağıtılan kömür ve erzaklar bu insanlara bir refah sağlıyor mu? Hayır. Peki, insanlara refah sağlamak için ne yapmak gerekir? İşsizlere iş olanağı sağlamaktan başka bir çözüm var mı? Doğal olarak yok. İşsizlere iş olanağı sağlamak için yatırımlar gerekir. Yeterli zenginliğe ulaşamamış olan ekonomilerde devletin ekonominin lokomotifi olması gerekir. Bu günkü ve bundan önceki hükümetler tarafından ağır bir şekilde eleştirilen CHP döneminde devlet ekonominin lokomotifiydi. Bu sayede Sümerbank, Paşabahçe, Beykoz kundura, şeker fabrikaları, Hereke ve Merinos gibi dev tesisler ekonomiye kazandırılmıştı. Bin dokuz yüz ellide başlayan Demokrat Parti sürecinde ve sonrasında devlet tarafından hiçbir sanayi tesisi kurulmamıştı. CHP döneminde bu tesisler karlılığı nedeniyle ekonominin bel kemiğini oluşturuyordu. Demokrat Parti sürecinde ise bu tesisler yağma Hasan’ın böreği durumuna getirilmişti. Milletvekillerinin hamili kart ile tesis müdürlerine gönderdikleri partililerle tesisler işe yaramayan işçilerle doldurulmuştu. Bu yüzden bu gözde tesisler zarar eder duruma düşürülmüştü. CHP altı oklu umdelerinin devletçilik okunu kırıp atmış ve özelleştirme çabalarına destek olmuştu.
Özelleştirilen tesisler güya daha verimli çalıştırılarak ekonomiye büyük katkılarda bulunacaktı. Bu tesisleri satın alanlar, tesisleri işletme garantisiyle çok ucuza kapatmışlardı. Oysa amaçları bu tesislerin çok değerli arazilere sahip olmaktı. Nitekim bu tesislerin makineleri sökülüp hurdacılara satılmış, bir kısmı da işçiliğin daha ucuz olduğu ülkelere taşınmıştı. Tesislerin kapatılmasıyla işsizlik çığ gibi büyümüş ve önü alınamaz duruma gelmişti. Halen işsizlik gerilememekte aksine ilerlemesini sürdürmektedir. Ne yazık ki artık CHP nin ülkeye kazandırmış olduğu dev tesisleri geri almak veya tekrar kurmak şansına sahip değiliz. Zira liberal ekonomilerde devlet tüccarlık ve sanayicilik yapamaz. Yapamayınca da işsizliğin önü alınamaz. İşsizliğin önlenmesi için hükümetlerin devleti ekonominin lokomotifi yapmaları gerekir.
Bir ara ekonominin lokomotifi inşaat sektörüdür dediler ve sahillerin yağmalanarak beton yığınlarına dönüştürülmesine neden olmuşlardı. Üstelik bu işler devletin sağladığı kredilerle yapılmıştı. Ölü inşaat yatırımları tıkanınca bu defa her aileye iki anahtar sloganıyla alıcılara kredi desteği sağlamıştı. Borçlanarak satın alınan arabaların iyi bir yatırım olduğunu zannedenler kısa zamanda aldandıklarını anladıklarında iş işten geçmişti. Bunun en iyi göstergesi icra yeddi eminlerinin iş yerlerinde yığılmış olan arabalardır. Üstelik icranın el koyup yeddi eminlere teslim ettikleri araçlar satılamadığı için çok uzun süre depolarda bekletilmektedir. Araç satılsa bile yeddi emin depolarına birikmiş olan borçlarını ödemeye yetmemektedir. Bu yüzden de borçlunun borçluluğu arabası elden gittikten sonra da devam etmektedir.
Henüz gelişmesini tamamlayamamış ülkelerde işsizliğin önlenmesi için devletin ekonomiye lokomotif olma görevini üstlenmelidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk CHP nin altı oklu umdelerinden birini devletçilik yapması boşuna değildi. Devletçilik sayesinde Duyunu umumiye borçları ödenmekle kalmamış ülke ekonomisine dünya çapında dev tesisler kazandırılmasını sağlamıştı.
Özcan Nevres     ozcan.nevres@gmail.com
www.ozcannevres.com        
 


5 Kasım 2012  19:43:33 - Okuma: (351)  Yazdır




İstatistik