Yazı

Bayramından Korkarak, Cumhura Başkan Olunmaz.....!
Bayramından Korkarak, Cumhura Başkan Olunmaz.....! 

Hüseyin Taşyakan

RTE' nın bu ülkenin Cumhurbaşkanlığını hedeflediği herkesçe malumdur. Hatta bu uğurda Aptullah GÜL' ün görev süresini ayarlama yollarına başvurup Çankaya' daki yerini sağlama almak üzere türlü türlü düzenleme ve ayar çekme çabalarına hepimiz şahit olduk.

         Cumhurun bayramından dahi korkacak kadar agrasif ve Cumhuriyete mesafeli duranların o Cumhuriyetin başına aday olması durumu da tam bir çelişkidir diyeceğim ama, bu defa ben kendimle çelişeceğim diye düşünüyorum. Zira bu ülkedeki aklı selim milyonlar kadar biliyorum  ki; RTE Çankaya' ya cumhuru, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyetini temsil etmek için değil kendi arzuladıkları hilafet rejimini oturtup halkı da bu rejime uymaya ve tamamen kendisine biad eder noktaya getirmek üzere çıkmak istemektedir.
 
         Tabiki bu yolda önündeki en büyük engelin, Mustafa Kemal Atatürk' e bağlılığını çok iyi bildiği Türk halkı ve onların büyük bir onur ve şevkle kutladıkları milli bayramlar olduğunu bilmektedir. İşte bu yüzden 29 Ekim' in sessiz sedasız geçip gitmesi için aylar önceden kutlama yasağını kafasında kurgulamıştır. Önce Ankara' ya gelinmesine engel olmak ve gelebilenlere de her türlü zulmü reva görecek ölçüde faşizan bir baskı uygulanması emrini daha o günlerden bürokratlarına vermiştir.
 
         Türkiye'nin her köşesinde olduğu gibi, 28 Ekim akşamı ADD Selçuk şubesi tarafından sağlanan aracımızla, Selçuk' taki engelleme çabalarını aşıp  Ankara' daki büyük buluşmaya doğru yola çıkmamızın ardından daha İzmir' de Otoban Kaynaklar gişelerinde 6-7 araçlık Trafik ekibince beklenmekte olan aracımız, (önce Karakola çekilip bizlerin de ifadesi alınıp salıverileceğimiz söylenmişse de; bunun Anayasal bir suç olduğunun kendilerince de idrak edilmesi üzerine olsa gerek) otoban dışında bir yediemin deposuna götürülüp, orada sözde Rutin Trafik denetimi adı altında aranıp taranmış, en nihayetinde bizim Ankara' ya ulaşmamızın engellenmesi için araçta ceset torbası olmadığı gerekçesi kullanılarak aracımıza da el konulup yediemin deposuna kapatılmıştır. Bizi de orada fırtınalı, toz toprağın uçuştuğu dağbaşı tabir edilecek bir ortamda bırakıp gidenlerin Türkiye Cumhuriyeti Devletine mi yoksa AKP faşizanlığına mı (emir komuta zinciri konumunda) hizmet edenler olup olmadığının takdir ve yorumunu da okuyucularımıza bırakıyorum. 
 
         Türkiye'nin her yerinde buna benzer abuk subuk gerekçelerle binlerce otobüsleri engellemişler ancak tüm faşizan çabalarına rağmen Cumhuriyetin ilan edildiği yerdeki o muazzam halk coşkusuna engel olamamışlardır. Gidenler dış basında dahi geniş yer bulacak kadar tarihi bir olaya imza atmış, gidemeyenler ise kendi il, ilçe, köy kasaba gibi tüm yerleşim birimlerinde muazzam görüntüler yaratan bir coşkuyla bayramlarını kutlamıştır.
 
         Yasaklara rağmen türk halkının büyük bir coşkuyla bayramını kutlamasına grup toplantısında yorum yapan RTE nın ağzından dökülen sözleri, 10 yıldır bu iktidarla derin bir uykuda olanların kafasında patlayıp artık ülkeyi kimlerin yönettiğinin farkına varmalarını sağlaması açısından önemli buluyorum. Zira ilk defa bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakan'ı (yasada da yer almasına rağmen) Cumhuriyet Bayramınının kutlanmasını organize edenleri illegal örgüt , kutlayanları da teröristlere benzetmiştir. Hele ki Cumhuriyetin ilan edildiği yere girilmesi için hile ve cebir  tabirini kullanması da bu ülke insanına yapılacak en ağır hakaretlerden biridir. Kendisine yapılan  bu mesnetsiz ve hakaret dolu suçlamaların hesabını Türk halkı önüne gelecek ilk sandıkta mutlaka soracaktır.
 
         (Evet bu ülkede gerçekten illegal bir örgüt vardır ama o örgüt TGB, ADD ve yanında yer alıp Cumhuriyeti kutlayanlar değil, Oslo' da pazarlığa oturduklarınızdır. Bu ülkede cebir ve hile durumu da vakidir, ancak o durum Türk insanının 1.Meclise girmesi durumu değil; daha yıllar öncesinde ''Ben bu davanın savcısıyım'' dediğinizden bu yana ne kadar kemalist, ulusalcı Cumhuriyet sevdalısı varsa zindanlara kapatılması durumudur. Hatta bu ülkede ki en büyük Hile ile cebir durumu, Anayasa Mahkemesinin 10 üyesinin kararıyla Laik Türkiye Cumhuriyeti ni yıkmaya yönelik eylem içinde olduğu ilan edilmiş bir partinin Türkiye Cumhuriyeti' ni ısrarla yönetme durumudur....)
 
         RTE bir kez daha görmüş olmalıdır ki; Atatürk sevgisi ve onun kurduğu Cumhuriyet kazanımlarına karşı minnet ve bağlılık duygusu polis copu, biber gazı ve barikatlarla engellenemez. 29 Ekim 20012' yi Sevgili Bekir COŞKUN' un da tabir ettiği gibi, RTE ve AKP cenahı bir not etmelidir. Bu tarih sizin, başına aday olduğunuz Cumhur dan yediğiniz en okkalı tokadı yediğiniz tarihtir ve tarihten ders çıkarmayanların sonu her zaman hüsran olmuştur..


31 Ekim 2012  10:37:05 - Okuma: (386)  Yazdır




İstatistik