Yazı

Orta Avrupa Gezisi Üzerine…
Orta Avrupa Gezisi Üzerine… 

Yaşar Varış

ETC-TİAMO seyahat acentelerinin ortaklaşa düzenledikleri “orta Avrupa turu” diye adlandırılan tura Ödemiş’ten 11 arkadaşımızla katıldık.

24 Haziranda İzmir’den başlayan gezimiz sırasıyla Almanya’nın Berlin, Çekoslovakya’nın Prag, Macaristan’ın Budapeşte, Slovakya’nın Bratislava, Avusturya’nın Viyana ve son olarak yine Almanya’nın Münih kentlerini gördükten sonra 01.Temmuzda İzmir’de sona erdi.
Kırk kişilik gezi grubumuz ve rehberimiz çok uyumlu idi. Gezdiğimiz şehirlerde en güzel otellerde ve lokantalarda ağırlandık. Bu nedenle Tur sahiplerine ve rehberimiz Arda beye çok teşekkür ediyorum.
Batıda gördüklerimiz karşısında çok etkilendim. Öncelikle Belediye başkanlarımızdan başlamak üzere tüm idarecilerin ve vatandaşlarımızın bu ülkeleri görmesini isterim. Gezi boyunca dikkatimi çeken konuları kısmet olursa sizlerle ayrıntılı olarak paylaşmak istiyorum.
Toplumsal olaylarla ve siyasetle ilgilendiğim için gördüklerime bu açıdan da baktım. Merak ettiğim konuları rehberimize sık sık sordum.
İlk dikkatimi çeken konulardan biri yollar ve trafikti. Tüm ülkelerde şehirlerarası yollar otoban dediğimiz çift şeritli yollarla birbirine bağlanmış.
Sol şerit her zaman boş. Araç sollayan hemen orta şeride geçiyor. En sağda ise bir şerit emniyet ve sağlık araçlarına ayrılmış. Buraya kimse girmiyor.
         Şehir içlerinde ise toplu taşıma araçları ve raylı araçlar kullanılıyor. Çok sayıda bisiklet kullanan da var. Öncelikli geçiş hakkı onların. Kendilerine ayrılan yol parçasından hızla ilerliyorlar. İkinci geçiş hakkı yayaların. Sonra raylı otobüsler geçiş hakkına sahip. En son geçiş hakkı özel araçların. Korna çalmak büyük ayıp sayılıyor.        
Toprak büyük parçalar halinde. Bir bakıyorsunuz binlerce dönüm ayçiçeği, bir başka yerde yine o kadar arpa, buğday. Başka yerde patates.
Tarım planlaması var. Hükümetler hangi üründen ne kadar ihtiyaç olduğunu önceden hesaplayıp ona göre ekim yaptırıyorlar.
Elektrik enerjisi, rüzgârgülleri ile elde ediliyor. Bildiğiniz gibi bu araçlar kinetik enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araçlar. Bizde özel sektörün yaptığı, Çeşme yolu üzerinde gördüğümüz örnekler gibi. Orta Avrupa ülkeleri bunlardan elektrik enerjisini elde ediyor. Hem ucuz.hem temiz.
Tabii en büyük farkları ise zenginlikleri. Sanayi çok gelişmiş. Turizm gelirleri en üst düzeyde. Her şey turizme göre düzenlenmiş.
Sovyetler birliğinden ayrılan ülkelere kapitalist dünyanın her kurumu yerleşmiş.Ünlü şirketlerden  WOLSWAGEN,BMV, AUDİ,FORT, şubeler açmış.
MC Donalds,Burger king gibi şirkerler de her yere yerleşmiş.
Bu ülkeler alt yapıları tamamlanmış olduğundan ve  Avrupa Birliğinin desteğini de alınca hızlı bir şekilde kalkınmışlar.
Orta Avrupa ülkelerinde fert başına düşen milli gelir 18.000 dolardan başlayıp 40.000 dolara kadar çıkıyor. En zengini Almanya. En yoksulu Macaristan. Ama onlarınki de bizden kak kat fazla.
Beni ve arkadaşlarımı en çok etkileyen de Nazi toplama kampı oldu. Bunların ayrıntılarını bir dizi halinde ayrıca yayınlamayı düşünüyorum
Özetle söylemek istersem; Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi batının medeniyetini kendi kimliğimizle birleştirdiğimizde, toplumsal olaylara özgür ve bilimsel yöntemlerle yaklaştığımızda bu ülkelerden daha şanslı olabiliriz. Çünkü bizim yurdumuzun doğal güzelliği ve genç nüfusumuz büyük avantaj. 04.07.2012

5 Temmuz 2012  00:57:02 - Okuma: (373)  Yazdır




İstatistik