Yazı

Zurnanın Son Deliği.....
Zurnanın Son Deliği..... 

Hüseyin Taşyakan

30-35 yıllık dinleyiciliğimin yanısıra yaklaşık 20 yıldır da yayıncı olarak haşır neşir olduğum müzik içerisinde merak etmediğimden olsa gerek, hiç bir enstrümanla halvetliğim söz konusu olmamıştır şimdiye kadar.

Bu yüzden başlığa bakıp zurna üzerine bilgiler vereceğim düşünülmesin, zira taktir etmek gerekir ki bu konularda hadsizlik etmeyip işi erbabına bırakmak en doğru davranış olacaktır. Az buçuk ta olsa araştırmalarımıza göre de, (yanılıyorsak affola) zurnanın en altında bulunup varlığı çok ta elzem olmayan, olsa da olmasa da olur konumunda bir delik olduğu anlaşılmaktadır. Burada kullanma sebebim ise, hitab edildiği durum ya da kişilerin lüzumsuzluğunu vurgulamak anlamındaki kullanılışından yola çıkarak içinde bulunduğumuz ortam ve topluma ayna tutmaktır.
         Türkiye' de yaşamakta olduğumuz bir AKP iktidarı süreci vardır ki değerli okuyucularım; hadi biz her fırsat ve ortamda bu iktidarın ne olduğunu anlatan insanlar olarak (ülkeye verdikleri zarardan duyduğumuz rahatsızlık dışında) her hangi bir vebal ve vicdani rahatsızlık duymasak ta, her sandıkta koşa koşa gidip AKP' ye oy verenlerin bu gün itibariyle bulundukları duruma gülsek mi ağlasak mı diye düşünmüyor değiliz.
     
         Demokrasi ile yönetilen ülkelerde sandıktan çıkan hükümetler, halktan aldıkları yetkiyi öncelikle halka vaad ettikleri sözleri yerine getirmekte kullandığı gibi, halkın refah ve huzurunu bozacak ve kendisine danışılmamış hiç bir kanun, kararname ve yasayı (referandum öncesi iktidarın diz boyu yalanlarını danışma olarak saymazsak !) kendi keyfiyetleriyle çıkarmamayı da görev sayar. 5 yaşındaki çocuğunuzdan  tutun da, kadınlarımızın bedenlerine kadar ve bu ülkede nefes aldığınız her ortamda kendi ideolojilerini size dayatmak isteyen AKP iktidarının yukarıdaki tarifimizde bir hükümet olduğunu söyleyecek olan varsa; O kişi balığı da kavakta gördüm diyecektir !
         10 yıllık iktidarlarına baktığınızda, karşınızda asla sizin için mesai harcadıklarını söyleyemezsiniz, zira herkesçe malumdur ki bugünki noktada Türkiye' nin bulunduğu durum, ülkeyi yönetenlerin hizmet aşkı ile değil, Cumhuriyetin kuruluş tarihinden kalan intikam, yarım kalmış islam cumhuriyeti aşkı ve o günlerde başarılamamış olmasının kuyruk acısının eseridir.
         Şimdi AKP' ye oy vermiş ve hatta halen vermeyi de düşünen kişilerin yapacağı tek şey vardır ki; Bir aynanın karşısına geçip (bu yazıya ancak sığdırabileceğimiz) şu suallere cevap vermektir...
         O dönemin iktidarı tarafından, başka ülkelerden icazet almak yerine kararlı duruş ve politikalarıyla sıfıra indirgenmiş terör bu günki noktaya gelene kadar senin oy verdiklerin ne yapmıştır?
         Daha 2003 yılında (bin yıllık Türk tarihinde ilk kez) askerinin başına çuval geçirilirken oy verdiklerin kimin adına ve ne maksatla sessiz kalmıştır ? 
         İktidara geldiklerinden beri hergün fidan gibi çocuklarımızı toprağa verirken, ''Askerlik yan gelip yatma yeri değil'' pervasızlığını gösterdikleri gibi, onlara gidip sizin çocuklarınızı katleden kaatillerle pazarlık yapma yetkisini, sandıkta verdiğiniz oylarla beraber siz mi verdiniz?
         Sıfır noktasında aldıkları teröre zirve yaptırdıkları yetmezmiş gibi, ülkede ne kadar terörle mücadele eden vatanperver asker, komutan yazar, çizer, gazeteci varsa 
zindanlara kapatıp; Türk halkının en çok güvendiği ordu ve yargı gibi iki kurumun, artık insanların düşüncesinde infial yaratacak kadar zedelenip hatta hasım gibi görünmesini de siz mi arzuladınız?
         Ordunun büyük kademesi terörist diye Silivri' de Hasdal' da  hapsedilirken Daha bir kaç gün öncesi verdiğimiz şehitlerin ardından,  ''Kalabalık ve silahlıydılar'' açıklamasıyla (farkında olmadan) koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti ni acziyet içinde gösterebilen siyasetçilerin varlığı vicdanınızı kanatmıyor mu?
        Daha bir kaç gün önce ABD dışişleri bakanı Türkiye' nin Kuzey Irak' taki kırmızı çizgilerinin neler olduğunu adeta, talimat verir havasında saymasının ardından, son şehitlerimizden sonra Genel Kurmay Başkanı' nın Kandil' e Amerika' yı ikna etmeden giremeyiz açıklaması sizi hiç mi rahatsız etmiyor ve Türkiyen' in varlık sebeplerinin en büyüğü olan kendi güvenliğini sağlamak hususunda başka bir ülkeden(üstelik bu coğrafya dan binlerce kilometre uzakta) icazet alması kanınıza dokunmuyor mu?
        Oy verdikleriniz ABD' nin söz de yanlış bilgilendirmesiyle Uludere' de ölen kaçakçılıkla meşgul 34 kişinin neredeyse başucundan ayrılmayarak, hükümeti yani devleti, yani sizi temsilen olay mahallinden ayrılmamalarını, ardından şehitlerimiz toprağa verilirken cümbür cemaat yurt dışında fing atmalarını, yani orada sizi temsil etmek gibi bir görevlerinin olmadığını onlara siz mi söylediniz?
        2002 den bu yana iktidar yaptığınız ve her yalanlarından sonra daha bir şevkle gidip sandıkta ödüllendirdiğiniz başta RTE olmak üzere AKP cenahının sadece kendi keyfiyetleri doğrultusunda aldıkları her kararda siz AKP yandaşlarının da vebali olacaktır. Hiç kimse çıkıp şehit ailelerinin acısını paylaşıyoruz zırvalığına da sığınmasın. Ziraa o acıyı yaşamayan paylaşamaz, daha 20 sinde 25 indeki canından parçasını toprağa vermemiş hiç kimse o acının ne olduğunu da bilemez, nasıl paylaşıldığını da. Yıllardır büyük devletiz edebiyatıyla aklınızı uyuşturmaya kalkanlara vereceğiniz tek cevap, gereğini yap ki, büyüklüğünü göreyim olmalıdır.  Bu topraklarda büyük devlet olmayı ve bu saye de de dünya çapında ölümünden 74 yıl sonra bile saygınlığı olan Mustafa Kemal göstermiştir ki; en küçük örneği Menemen olayı sonrası bile kafanıza dank etmelidir. Sosyal paylaşım ağlarında sıkça dolaşan ''Bir askeri Menemen' de şehit edildi diye, Mustafa Kemal' in Menemen' i yakın dediği'' paylaşımın ne kadarı doğrudur bilinmez ama, Kubilay' ın şehit edilmesinin ardından Yobazların başını çeken Derviş Mehmet denilen caniyi ve adamlarını ibreti alem için Menemen' in göbeğinde ipte sallandırmaktır büyük devlet olmanın gereği. 
         Bu noktada oy verip iktidar yaptıklarınızın ağlayıp zırlamalarını dinlemek yerine, Gereğini Yapın diyecek dirayetiniz olmalıdır hiç olmazsa. Bu suallerden rahatsız olduysa eğer aynadaki aksiniz, belli ki sizin oy verdikleriniz oyları kapar kapmaz sizin istemediğiniz onaylamadığınız her şeyi mübah saymış. Yani sandığa kadar sizi bir yalan dolanla kandırıp, sandıktan sonra dediğim dedik çaldığım düdük moduna girmiştirki; tam tabiriyle RTE ve AKP cenahının gözünde zurnanın son deliği olmuşsunuz. 
         Hadi biz muhaliflerini bırakın da, kendisine oy verenleri dahi zurnanın son deliği sayan bir zihniyete de, ilk sandıkta gününü göstermek boynunuzun borcudur......


23 Haziran 2012  13:53:22 - Okuma: (597)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik