Yazı

Taşlar Yerine Otururken…
Taşlar Yerine Otururken… 

Yaşar Varış

1 Mayıs işçilerin, köylülerin, kısacası emeği ile geçinenlerin bayramıdır.

Demokrasi ile idare edilen dünyanın her ülkesinde yıllardan beri kutlanır 1 Mayıslar.
Amerika Birleşik devletlerinde ve Avrupa’nın her ülkesinde o ülkenin işçi sınıfı başta olmak üzere işçi sınıfının yanında yer alan, emekten yana sivil toplum örgütleri bu toplantılara katılırlar.
Moskova Kızıl meydandaki, Çin’deki gösteriler bir başka görkemli olur. Devlet televizyonları bu gösterileri verirler haberlerde.
Bizde ise bir kâbus idi 1 Mayıslar.
Yıllarca izin verilmedi 1 Mayıs bayramlarına. Yasaklar kondu. Yasağa rağmen alanlara çıkanlara işkencenin her türlüsü uygulandı.
1976 de Taksim alanında valilik izni ile yapılan kutlamaya beş yüz binden fazla insanın katılması egemen güçleri ürküttü.
Egemen güçler ve onların temsilcileri hemen harekete geçtiler. Yine çok görkemli başlayan ve bir öncekinden daha fazla katılımın olduğu kutlamalar tam bir disiplin içinde devam ederken saat 18 sıralarında provokatörler sahneye çıktı. Kan gölüne çevirdiler taksim meydanını.
Amaç emeği ile geçinenlerin bir araya gelmelerini önlemekti.
“Üreten biziz, yöneten biz olacağız” diye haykıran insanlara gözdağı vermekti.
Kısacası, egemen güçler iktidarı kaybetmekten korkmuşlardı.
Bunun için bir neden bulup 1 Mayısları yasaklanmalılardı.
Nitekim öyle oldu.
İktidarı elinde bulunduranlar yıllarca emeğin bayramına izin vermediler.
Ama işçi sınıfı ve onun yanında yer alan emekten yana tüm insanlar bu baskılara boyun eğmediler. Direndiler. Her koşulda İşçi sınıfının bu bayramını bir şekilde kutladılar. Sonunda yasal olarak bu bayramı hak ettiler.
Salı günü ülkemizde 1 Mayıs; ilk defa yasal olarak İşçi sınıfının Birlik dayanışma günü olarak kutlandı. Ufak tefek olayların dışında hiçbir olay olmadı.
Bayrama katılan gruplar kendi haklı taleplerini dile getirdiler.
Tiyatro sanatçıları sansüre karşı tepkilerini,,öğretmen adayları kadrolu atama isteklerini, hukukçular bağımsız yargı taleplerini,işçiler emeklerinin karşılığı olan ücreti,özgür sendika taleplerini, İslamcı gençlik din sömürüsü yaparak ceplerini dolduran kapitalistleri kınayan taleplerini, kadınlar kendilerine uygulanan şiddeti kınayan taleplerini,üniversiteli gençler demokratik,parasız eğitim taleplerini dile getirdiler.
Ama ortak talep “faşizme karşı omuz omuza ve demokratik toplum” talebi idi.
Demek ki ülkemizde sınıf bilinci gelişiyor. Siyasi düşüncesi ve inancı ne olursa olsun insanlar 1Mayıs’ın emeğin bayramı olduğunu anlamaya başladılar. Taşlar yerine oturmaya başladı.
Siyasi İktidar bu tabloyu iyi okumalı, değişik toplum kesimlerini geren, onları rahatsız eden konularda dikkatli davranmalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle emeği ile geçinen herkesin 1Mayıs bayramını kutluyorum.02.05.2012
 
Av. Yaşar Varış


2 Mayıs 2012  19:38:02 - Okuma: (761)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik