Yazı

36. Uefa Kongresi
36. Uefa Kongresi 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

36. UEFA KONGRESİ, BAŞBAKAN ERDOĞAN VE FUTBOLDA ŞİDDET

İstanbul'da düzenlenen 36. UEFA Kongresi'nde açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Öylesine bir hitap şekli vardı ki!
 
İnanın ben diyen Gazeteciyi, Spor Hukukçusunu ve hatta ülkemizde Spor Kulübü yöneten başkanlarına dahi dudak ıssıtıracak ve kıskandırack nitelikte bir konuşma idi. Sayın Başbakan Türkiye'nin spora bakışı ve geleceğini oldukça pozitif bir balkış açısıyla anlatırken, Çocukluğunda; Babası ile futbol konusunda adeta maç yaptığını, babasının ısrarla, kendisinin okumasını istediğini, ama kendisinin gizli gizli futbol oynadığını anlatan Başbakan "Sonuçta babam haklı çıktı, futbolu bıraktım siyasete atıldım. Ama 15 yıl boyunca futboldan edindiğim ahlakı, erdemi hayatımın her alanında yaşatmaya çalıştım; derken, Futbolun şiddetle, şikeyle anılmasını önlemek için her tedbiri almak ve uygulamak zorunda olduğumuzu belirtti"
Ne varki sayın başbakanın konuya ilişkişn tüm bilgi ve kaynaklara mükemmel bir şekilde ulaşmış olmasına ve mükemmel bir hitabetle aktarmasına rağmen! Bunun nasıl olacağına ilişkin bir görüş ortaya koymamıştır. Sonuç ortadadır ve UEFA başkanın yaptığı açıklamalardanda anlaşılmaktadır. Üzücüdür ki sayın Başbakan, bu erdeme nasıl ve ne şekilde ulaşılabileceğine ilişkin pek yol gösterici bilgiler verememiştir! Bu da sanıyorum sayın Başbakanımıza bilgi ulaştıran kaynakların bu konuda yeterli bilgiye sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır.
Sevgili Başbakanımız ve kendi hükümetindeki diğer bakanları; başka bir olayda (Kabilde şehit olan askerlerimizle ilgili) Türkiyenin gökten zembille inmediğini Dünyada tek başımıza diğer ülkelerden soyut olarak yaşamadığımızı ve böyle tek başımıza yaşıyamıyacağımızı ve birtakım sorumluluklarımızın olduğunu belirtirken; 10 yıla yakın bir süredir benim ısrarla üstünde durduğum ve siddet ile ırkçılıkla mücadelenin diğer ülkelerde olduğu gibi ortak bir sorun olduğu ve bu sorunun ortak çözülebileceğini defalarca söylememe rağmen; bu güne dek bu düşüncemi hayata geçirebilecek ne bir ortam ne de bir zemin bulamadığımı buradan bir kez daha ifade ediyor, bu konuyu sayın Başbakanımızla paylaşmak istiyorum.
Dünyada ve Avrupada spordaki Şiddet yıllar önce vardı ve şimdide var ancak; her ülke kendi Futbol Federasyonu ile bu sorunun altından kalkmayla ilgili çözüm yolları üretmelidir, bizler bu konuda diğer dünya ülkeleri ile ortak bir zemin içerisinde çalışarak kendi ülkemizdeki bu sorunu çözebilecek güçteyiz, yeterki böyle bir sorumluluk bizlere  verilsin!
Tekrar ediyorum; Futbolda şiddetin çözümüne ilkişkin ilk çalışmalar 1985 yılında ki UEFA Kupası fnali oynayan (Juventus ile Liverpol’ün) Heysel Faciası ile başlar, o olaydan sonra Avrupa Parlementosu bu konuya el atar ve 1986 yılında ülkemiz dahil tüm Avrupa ülkelerinin imzaladığı bir deklarasyon yayınlar ve bu deklarasyon; Insan haklarına odaklı şiddeti şiddetle değil daha çok eğitimle çözmeye yönelik bir deklarasyondur. Hiç kuşkusuz şiddete ilişkin yasa her ülkede var ama sadece yasalarla şiddet önlenmez, önlenemez! İşte sevgili Başbakanımız aslında politik konuşmalarının yanı sıra (mutlaka her politikacının yapması gereken bir durum) ama gerçeğide bilerek sağlıklı bir yaklaşım da ortaya koymalıdır.
Buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu sorunu minimuma indirebilmenin reçetesi vardır, yeterki TFF bu konuda sıcak bir yaklaşım göstersin bizler hazırız. Ve Başbakanımıza şayet isterlerse bu konuda gereken her türlü bilgi vermeye hazırız.
 
En içten saygılarımla
 
Prof.Dr.Seyhan HASIRCI

24 Mart 2012  11:07:16 - Okuma: (423)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik