Yazı

İkinci Baskıya İlave
İkinci Baskıya İlave 

Ali Can

Selçuk Belediyesi, 2010 yılında hazırladığım Eski kartpostallarda Ayasuluğ/Efes adlı kitabı ikinci defa bastı/basmakta. Dün özalit kopyalarını gördüm. Hayırlı olsun. Hazırladığım kitabın tekrar basılması beni ziyadesiyle memnun etti. Kültür işleri personeline gösterdikleri olağanüstü gayret için teşekkür ederim.

İkinci baskı abartılı bir teşekkürü gerçekten hak ediyor.  Çünkü,bir eseri, onu meydana getirenden taraf taraf kaçırarak, eserin tekrar basılacağını yazara haber verme zahmetine bile girmeyerek basmak büyük bir marifettir.
İkinci baskı için hazırlanan ancak birtakım nedenlerden dolayı ikinci baskıda yer alamayan ve 34 sayfadan oluşan yeni bölümleri paylaşıyorum. Arzu edenler renkli fotokopisini alıp ellerindeki kitabın sonuna ilave edebilirler. Saygılarımla…
 
 
İKİNCİ BASKIYA İLAVE
 
…derken Avusturya kazıları başladı. Viyana Üniveritesi’nden Otto Benndorf, 1895 yılında aldığı kazı ruhsatı ile işe başladı. Avusturya Arkeoloji Enstitüsü olarak kurumlaşmış kazılar 1909-1910 yılları arasındaki kesintiye; Birinci ve İkinci Dünya savaşı sırasında duraklamaya uğrasa da Efes için geçerliliğini korumaktadır. İşgal sırasında bir ara Yunanistan, 1921-22’de, St. Jean öreninde kazılar yapmıştır. Ortaya kazı yoluyla çıkan yeni yapılar fotoğrafçılar kadar kartpostalcıların da ilgisini çekmektedir. Celsus kitaplığının kazısı sırasında çekilmiş fotoğraflardan elde edilen kartpostallarda Efes’in Triodos, yani üçyol denen, Mermer cadde-Kuretler caddesi ve Kenkrios kutsal koruluğunun yolunun birleştiği kavşakta toprak taşımaya yarayan dar raylı dekovil hattı bile görülür.
 
Cumhuriyet dönemi ile birlikte Efes ören yerine ilgi İzmir’den gelmiştir. İzmir ve Havalisi Asar-ı Atika Muhibleri Cemiyeti(İzmir ve Çevresi Eski Eserleri Sevenler Derneği), ören yerinin tanıtımı için fotoğraflar çektirmiş, Ayasuluk –Efes Rehberi diye bir kitabı 1927 yılında bastırmıştır. Bu kitabın fotoğrafları, o sırada İzmir’de atölye açmış olan Foto Resne, Bahaeddin Rahmizade Bediz tarafından hazırlanmıştır. Foto Resne, 1901 yılında Girit
adasında Knossos sarayında başlatılan İngiliz kazılarının fotoğrafçısıdır. Kandiya/Heraklion kentindeki stüdyosu Giritliler kadar kazı başkanı Sir Arthur Evans’ın da önem verdiği bir fotoğraf kaynağıdır. Girit’teki kısa adıyla Beha, çok sayıda kartpostala imza atmıştır. Bu arkeoloji deneyimli fotoğrafçının Ege bölgesindeki kalıntıların çok sayıda fotoğraflarını çektiğini bilmekteyiz. Ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında matbaa baskısı yerine doğrudan fotoğraf baskısı olan fotokart üretimi çok yaygındır. Efes’in fotokartlarının daha sonra çok az sayıda da olsa İzmirli Foto Cemal (etkinlik süresi 1919-1981) ve Aydınlı Foto Fahrettin (etkinlik süresi yaklaşık 1925-1950) da çekecektir. Foto Resne ise Türk Tarih Kurumu kazısı olan Alacahöyük hafriyatına giderek bölgeden ayrılacak; sonunda Efes’in modern kartpostalları 1950’lerde, yine İzmir’in bir stüdyosu olan Mustafa Kapkın tarafından üretilmeye başlayacaktır.
Haziran 2010’da böyle demiştim. Görülüyor ki Efes kartpostalları çok ilgi çekti. Geniş kitlelere ulaştı ve yeni baskısı gerekli oldu. Yeni baskısı daha titiz olan bu kitabın geçmişten geleceğe taşınan bir bellek olduğunu bir kez daha dile getirmek isterim..
 
Şükrü TÜL/Haziran 2011
 
 
1884 yılında yapılan bir düzenlemeyle Aydın vilayeti; İzmir, Saruhan, Aydın, Menteşe ve Denizli sancaklarından oluşmaktaydı. 1891 salnamesine göre Ayasuluğ, İzmir sancağının Kuşadası kazasına bağlı, 12 köyden oluşan bir nahiye merkeziydi.
1914 yılında Selçuk adını alan Ayasuluğ’un, Cumhuriyet döneminde de nahiye merkezi statüsü devam etmiştir. Bir dönem Akıncılar olarak da anılan Selçuk, 1957 yılında ilçe merkezi olmuştur.
Kartpostalda Aydın vilayeti haritası izlenmektedir. Sağ üstte yer alan açıklamada: “Aydın vilayeti. İzmir, Saruhan, Denizli, Aydın, Menteşe namlarında beş sancağa havidir. Kilometre 1/4.000.000 nisbetindedir.” ifadesi yer almaktadır.
 
In 1884, in conclusion of an arrangement, the districts of Izmir, Saruhan, Aydın, Menteşe, and Denizli established the province of Aydın. According to the 1891 annual, Ayasuluğ was a central sub-district formed of 12 villages connected to the borough of Kuşadası, in district of Izmir.
In 1914, Ayasuluğ became Selçuk, and continued to be a central sub-district during the Republic Era. In 1957, Selçuk, known as Akıncılar for an era, became a central district.
The postcard illustrates the map of the province of Aydın. The description, located at the top right of the postcard, states, “The province of Aydın includes five districts; Izmir, Saruhan, Denizli, Aydın, and Menteşe. The scale is based on ¼.000.000 kilometres.”
 
Stereoskopik kartpostallar
 Stereoskopik fotoğrafların normal fotoğraflardan en belirgin farkı, normal fotoğraflarda hissedilemeyen derinlik (3.boyut) efektinin bu fotoğraflarda hissedilebilir olmasıdır.
Derinlik efekti, sağ ve sol göz için farklı iki noktadan elde edilen iki görüntünün aynı anda izlenmesi ile elde edilir. Temel prensip sağ gözün ve sol gözün birbirinden farklı resimler izlemesidir.
1860 yılından sonra yaygınlaşan stereoskopik görüntüler, kartpostal editörleri tarafından da kullanılmıştır.
İzlenen stereoskopik kartpostalda, St.Jean Kilisesi ana giriş kapısı (Takip Kapısı) görülmektedir.
 
Stereoscopic Postcards
The most distinct difference between normal photographs and stereoscopic photographs is that the depth (third dimension) effect in stereoscopic photographs is a lot more visible than in normal photographs.
The depth-effect is achieved by visualising simultaneously two different images, obtained by two different points; one for the right eye, and one for the left eye. The basic principle is that the left and the right eye see two different images.
Stereoscopic images, which became widespread after 1860, were also used by postcard editors.
The stereoscopic postcard below illustrates the main entrance of St. John’s Church (The Persecution Gate).
 
 
Temelde normal fotoğraflar gibi 2 boyutlu olan stereoskopik fotoğraflar için özel ekran veya görüntü ayrıştırıcı gözlükler kullanılmaktadır.
Efes’in batısını yansıtan bu stereoskopik görüntüde, atlı ziyaretçiler de izlenmektedir.
 
In principle, a special screen or interlaced glasses are used for stereoscopic photographs, which are two-dimensional like normal photographs.
This stereoscopic image reflects the west of Ephesus; horseback visitors are also present in the image.
 
Osmanlı İmparatorluğu topraklarında, resimli kartpostalların altın çağını başlatan isim Max Fructermann’dır.
1867 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’ndan İstanbul’a gelen Max Fructermann, ilk Osmanlı kartpostal serisini 1895 yılında yayınlamıştır.
İstanbul dışında diğer kentlere ait görüntüleri de ustalıkla yayınlayan bu editör, kartpostalların yaygınlaşmasında da önemli rol oynamıştır.
Fructermann tarafından yayınlanan bu kartpostalda, İzmir’e ait görüntülerle birlikte İsa Bey Camii de izlenmektedir.
 
Max Fructermann was the name that started the golden era of picture postcards on land of Ottoman Empire.
Max Fructermann, who came to Istanbul from the Austro-Hungarian Empire in 1867, published the first Ottoman Postcard Series in 1895.
This editor, who expertly published images belonging to other cities outside of Istanbul, played an important role in becoming postcards widespread.
This postcard, published by Fructermann, illustrates views from Izmir and the Isa Bey Mosque.
 
PROMOSYON KARTPOSTALLARI
 
Renkli taşbaskının yani kromolitografinin ortaya çıkışı, kartpostalların renkli olarak basılabilmesine olanak sağladı. Bu gelişme, ticari promosyon kartlarının da ortaya çıkmasında etkili oldu. Firmalar ürünlerini tanıtmak amacıyla promosyon kartları yayınlamaya başladılar. Ticari kartlar, renkli taşbaskı yani "kromo" sayesinde, tüketiciye renkli bir dünyanın kapısını açtı.
 
 
PROMOTIONAL POSTCARDS
 
Together with the discovery of coloured print (chromolithography), postcards were able to be printed in colour. This development was extremely effective in establishing the commercial promotional postcard industry. Companies started to publish promotional postcards in an effort to promote their goods. Thanks to coloured print, in other words “chromo,” commercial cards opened the doors of a colourful world to consumers.
 
 
 
Ticari kartlar söz konusu olunca, Liebig şirketi tarafından yayınlanan promosyon kartpostalları ayrıca incelenmelidir.
 Bu şirket, Alman kimyager Baron Justus von Liebig tarafından kurulmuştur. Et suyu ve konserve çorba yapımında öncü olan firma, 1872'de ticari kart promosyonuna başlamış ve bu faaliyetini 102 yıl sürdürmüştür. 6-8 kartlık diziler halinde basılan kartpostallar; Avrupa, Güney Afrika ve ABD'de satış yapan firmanın gelirlerini oldukça arttırmıştır.
Efes serisinden Almanca olarak yayınlanan, ürün reklamının yer aldığı bir promosyon kartpostalı izlenmektedir.
 
         When the subject is commercial cards, assessing the promotional postcards published by Liebig is inevitable.
         This company was founded by Baron Justus von Liebig, a German chemist. The company, which was a leading company in stock and tinned soup, started printing commercial postcards in 1872, and continued this activity for 102 years. The postcards that were printed in series containing 6-8 cards significantly increased the income generated from sales to Europe, South Africa, and U. S. A.
         The postcard below is a promotional postcard for a product advert; it belongs to the Ephesus series, and is in German.
 
 
Liebig promosyon kartlarının çoğunda kurucunun imzası gözükür ve sahte kartlar konusunda tüketici uyarılır. Bilgi ve eğlenceyi birlikte sunmayı amaçlayan kartlar, birçok dilde hazırlanıyordu. 1974'e kadar 1866 ayrı kart dizisi olarak yayınlanan Liebig ticari kartlarının 1980 ve 1981'de birer katalogu yayımlanmıştır. İzlenen kartpostalda Artemis Tapınağı’nın hayali çizimi “dünyanın 7. harikası” tanımlamasıyla verilmiştir.
 
The majority of Liebig promotional cards have the founder’s signature on them, and consumers are warned about fake cards. The cards, which aimed to offer knowledge in an entertaining way, were available in numerous languages. Liebig trade cards were published as 1866 different card series until 1974; a catalogue related to these cards was published in 1980 and 1981. The postcard illustrates an imaginary drawing of the Temple of Artemis, described as the “World’s Seventh Wonder.”
 
 
1786 yılında kurulan bir tütün şirketi tarafından 1926 yılında yayınlanan ticari kartpostalda, Artemis Tapınağı’nın hayali çizimi görülmektedir. Kartın arkasında tapınak hakkında bilgi yer almaktadır.  
 
This commercial postcard, published in 1926 by a tobacco company established in 1786, illustrated an imaginary drawing of the Temple of Artemis. There is information about the temple on the back of the postcard.
 
 
Mustafa Kemal Atatürk, Selçuk’ta
 
DEVAM EDECEK…..


11 Mart 2012  13:52:23 - Okuma: (1250)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik