Yazı

Dindar Gençlik
Dindar Gençlik 

Özcan Nevres

Peki, bu dindar gençlik nasıl yetiştirilecek?

İmam-hatip okullarında mı? Yoksa Kuran kurslarında mı? Din bilimcilerine göre dinde zorlama olmaz. Halen çocuğunu kuran kurslarına veya imam-hatip okullarına gönderenler var. Kimsenin kimseye hayır çocuklarınızı bu okullara veya kurslara gönderme dediği yok. Bir çocuğun yetişmesinde en önemli eğitim aileden başlar. Bu nedenle aile çocuğuna isterse din eğitimi aldırır, istemezse aldırmaz. Bunun için kimse zorlama yapamaz.
Russo Emil adlı eserinde bakınız ne diyor? Sen benim doğmamış ve asla doğmayacak olan biricik oğlumsun. Buna rağmen ben seni doğmuş gibi eğiteceğim. Bu öğretilerinin arasında bakınız dini konuda ne diyor? Yeni doğmuş bir çocuğa dini baskılar yapmayınız. Bırakınız onu. O güneşi gördüğü zaman kendi bulduğu tanrısına sizin öğretmek istediğiniz tanrıdan çok daha güçlü olarak inanacaktır. Peki, Russo kimdir? Çocuk eğitimine kitaplarıyla damgasını vurmuş en ünlü üç yazardan biridir. Sedat Simavi Russo hakkında okurlarına dağıttığı bir kitapçıkta bakınız ne diyor? Şüphesiz Russo dünyaya gelmemiş olsaydı Fransız ihtilali yine olacaktı. Ama ihtilaller bir kasırga gibi müstebitlerin kellelerini bu denli hızlı koparmayacaktı. Yazdıklarıyla yalnızca çocukları değil, toplumu da yönlendirmiş olan büyük bir yazardır.
Ben o kitapçığı okuduktan sonra Russo hayranı olmuştum. Bu yüzden Russo’ya ait eserlerin tamamını okuyamadıysam da bulabildiklerimi mutlaka okudum. İlk çocuğum dünyaya geldiğindi ilk işim Russo’nun çocuk terbiyesi hakkında yazmış olduğu dev eseri Emil’i satın almak olmuştu. O eserde öğrendiklerimi çocuklarıma uygulayarak dördünün de çok iyi yetişmelerini sağladım. Daha sonra da kitabı öğretmen bir arkadaşıma hediye etmiştim.
Şüphesiz dini bilgi sahibi olmak güzel bir şeydir. Din konusunda fanatik olmamak gerekir. Orta çağ Avrupa’sında devlet yönetimini ele geçiren papazların bilim adamlarına ve bilime karşı nasıl davrandıklarını öğrenim görmüş olan herkes bilir. Papazlar yargıyı da ele geçirmişler. Kendilerine her ters olanın kellerini giyotinlerle kestirmişlerdi. Eğer Avrupa’nın Hıristiyan dünyasından Martin Luter geçmemiş olsaydı biz belki de günümüzde bırakınız bilgisayar kullanmayı, evlerimizi aydınlatan elektrik ile bile tanışmamış olurduk. Zira bize bu günlerimizi kazandıran tüm icatlar, papazların elindeki en büyük koz cennetin anahtarları alındıktan sonra yani Protestanlık kurulduktan sonra bilim dev adımlarla ilerlemiştir.
Ülkemizin gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşabilmesi için bilime en büyük değeri vermesi gerekir. Birçok bilim adamımızın yabancı ülkelerde büyük başarılara imza atmalarından hangimiz gurur duymayız. Amerika’da üniversitelerde öğretim üyesi olan kızım Doktor Hediye Nevres benim en büyük gurur kaynağımdır. Hangi baba hangi anne böyle bir evlat sahibi olmak istemez?
Okullarda halen atmış yetmiş öğrencili sınıflar var. Daha sağlıklı eğitim yapılabilmesi için mevcut ders sınıflarının iki misli, belki de daha fazla arttırılması gerekmez mi? Tüm bu olumsuzluklar ortadan kaldırıldı mı ki, sıra çocukları umreye götürmeye geldi. Çocuklar bu günkü eğitim sistemiyle anlamsız bir yarışla sınıfları ile özel ders hanelerin arasında koşuştururken çocukluklarını bile yaşayamıyorlar. Bu nedenle değil mi okullar kar tatili nedeniyle tatil edildiğinde sevinçten bayram yapıyorlar? Her dönem takdir belgesi alan torunum Can Nevres bile bu kadar derse ne gerek var. İstediğimiz her türlü bilgiyi İnternet’te bulabiliyoruz diyor. Ona yine de okullu olmanız gerekir. Zira okulunuz topluma uyum sağlamanızı sağlıyor. Arkadaşlık bağlarınızı geliştiriyor diyorum. Yine de çocukların bu isyanını göz ardı etmemek gerekir.
Özcan Nevres

15 Şubat 2012  11:44:04 - Okuma: (288)  Yazdır




İstatistik