Yazı

Yargı Bağımsız Olmalı...
Yargı Bağımsız Olmalı... 

Yaşar Varış

Bizim anayasamıza göre “kuvvetler ayrılığı ilkesi” esastır.

Buna göre Yasama, Yürütme, Yargı erkleri ayrı ayrı bağımsız, anacak birbirleri ile uyumlu olarak çalışırlar.
Özellikle Yargı’nın bağımsızlığı esastır.Anayasamızın 138. maddesi “Hiçbir organ,makam,,merci, veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez,genelge gönderemez,tavsiye veya telkinde bulunamaz” diyerek mahkemelerin bağımsızlığı konusunu üstüne basa basa belirlemiştir.
Çünkü vatandaşların haksızlığa uğradıklarında başvurabilecekleri ve güvendikleri tek kurum yargıdır.
Yargı siyasallaşırsa, bir siyasi partinin veya bir düşüncenin emrine girerse orada haktan adaletten söz edilemeyeceği gibi demokrasiden de söz edilemez. Çünkü bağımsız yargı demokrasilerin de olmazsa olmaz koşuludur.
Son yıllarda ülkemizde yapılan anayasal ve yasal düzenlemelere baktığımızda Yargı bağımsızlığı konusunda Hukukçuların ve vatandaşların kafasında ciddi şüpheler oluşmuştur.
Yaşanan siyasal süreç gereği Yasama ile Yürütme erkleri aynı görüş altında birleşmiştir. Yürütmenin yasama organına getirdiği her teklif, noktasından virgülüne değişmeden geçmektedir. Yasama adeta yürütmenin onay makamı haline dönüşmüştür. Kimse gelen yasa tekliflerinin aksine bir fikir ileri sürememektedir.
Hatta Yürütme hazırladığı Kanun Hükümcünde Kararnamelerle yasamanın yetkisini de fiilen kullanmaya başlamıştır. Yürütme olarak istediği düzenlemeyi yürürlüğe koymaktadır.
Bağımsız olması gereken yargı erki, adalet bakanının ve müsteşarının Hâkimler, Savcılar Yüksek kurulunun başkanı ve üyesi olmasıyla  zaten bağımsızlığını yitirmişken, hükümetin, Cumhurbaşkanının tasarrufları ile iyice siyasallaşmıştır., Yargı erki Yürütmenin istekleri doğrultusunda karar vermeye zorlanmaktadır.
Bu bazen oralara mevcut yürütme organına yakın görüşteki kişilerin atanması ile bazen de son olayda olduğu gibi bağımsız davranan hâkim ve savcılar aleyhine dava açmakla yapılmaktadır.
Yürütme ile aynı görüşte olduğu bilinen deniz Feneri Derneği soruşturulmasında görev yapan savcılar aleyhine dava açılması görev yapan savcılara ve hâkimlere bir gözdağı verme mesajıdır.
Muhalefet liderlerinin dile getirdikleri gibi bu tehlikeli bir durumdur. Hakimler önüne gelen dosyadaki kişilerin siyasal, dinsel inançlarına bakmadan yasalar ve vicdani kanaatlerine göre karar verirler.
Bir hakim veya savcı “ben bu davayı açarsam sürülür müyüm, veya böyle karar verirsem hükümetle ters düşermiyim, hakkımda bir şekilde dava açılır mı” diye düşünmeye başladı mı adil yargılamadan ve bağımsız mahkemelerden söz edilemez.
Bunun için yargı bağımsızlığına çok ama çok önem vermeliyiz. Anayasamızın yargı bağımsızlığını zedeleyen hükümleri öncelikle değiştirilmelidir.
Unutmayalım ki bağımsız yargı demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından en önemlisidir.
 01.02.2012

3 Şubat 2012  16:24:03 - Okuma: (459)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik