Yazı

Kıbrıs Davasının Yılmaz Savaşçısı Denktaş Vefat Etti
Kıbrıs Davasının Yılmaz Savaşçısı Denktaş Vefat Etti 

Etem Kutsigil

Çocukluğumda Kıbrıs Davasını ilk defa Hürriyet Gazetesinin kurucusu Sedat Simavi adıyla eşleştirirdim.

Kıbrıs Rumları, İngiliz yönetimine karşı “Enosis” (Yunanistan’la Birleşme-İlhak) ideallerini 1948 yılında ilan ettiler.Bu ideali gerçekleştirme işini de kurdukları EOKA’ya (Kıbrıslıların Milli Mücadele Örgütü) havale ettiler.
Örgütün esas hedefi İngiliz yönetimini terör ve sabotaj eylemleriyle yıldırmak olmakla beraber, zaman zaman bu eylemlerde Kıbrıs Türkleri de hedef oluyorlardı.
 Rumlara karşı ilk mücadeleyi başlatan Fazıl Küçük vefat edince, görevi devralan Rauf Denktaş bu mücadelenin yıllarca temel direği oldu.
Bu mücadele, Kıbrıs halkının ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin onu desteklediği, arkasında durduğu zamana kadar fiili olarak devam etti.
Aleyhine çevrilen bütün entrikalara, ihanetlere baskılara sürgünlere rağmen direndi.
Ne var ki, emperyalist Avrupa Birliğinin ve ABD’nin ada üzerindeki stratejik emelleri,
 baskılar, Yunanistan’ın etken propagandasına karşı başını son seçimi kaybetti.
Oysa kiDenktaş, mücadelesinde yalnız Kıbrıs Türklerinin haklarını değil, Türkite Cumhuriyetinin ’nin de haklarını savunuyordu.
Çünkü Kıbrıs’ın sratejik önemi, Türkiye için de değerliydi. Akdeniz’den gelecek bir saldırı halinde Türkiye için bir kalkan görevini görecekti.
Ne var ki siyaset, bazen kahpe kadına benzer. Haindir! Vefasızdır!
Siyasette 2+2 her zaman dört etmez!.
Gün gelir, devran döner seni alır çarklarının arasında ezmek ister, yok etmek ister.
Dentaş da, (aynen Atatürk’ün vefatından 74 yıl sonra, olduğu gibi) son seçimlerden sonra Kıbrıs’lılara yaranamadı. Ve ne yazık ki ilk ihaneti kendi halkından gördü. Hayatlarını borçlu oldukları gençler, Rumların yaptığı gibi aleyhinde propagandalar yaptılar. Saygısızca sözler içeren panlartlar açtılar.
Nâzım’ın dediği gibi “İhaneti gördü” kendi gözleriyle.
(Atatürk de Denktaş kadar uzun yaşasaydı böyle olur muydu acaba?)
 Ve işte o an Rauf Denktaş sırtından hançerlenmişti.
Teselliyi Anavatan’ında aradı. İl il dolaştı ve haklı Kıbrıs Davasını Türk halkına anlatmak istedi. Halk A’dan Z’ye kadar onu bağrına bastı. Ne var ki birileri(!) onu Anavatanından kovdu. “Gitsin siyasetini Kıbrıs’ta yapsın.” denildi.
Avrasya TV’de siyaset dersleri niteliğinde konuşmalar yaptı. AVRASYA TV kapatıldı.
Şimdi en çok şunu merak ediyorum.
Onu Türkiye’den kovan malüm siyasetçilerimiz hangi yüzle taziyet mesajları yayınlayıp cenazesine gidecekler?
Yattığın yer nur olsun sevgili Rauf Denktaş.
 
Not: Kıbrıs 1571 tarihinden, İngilizlere kiraya verildiği 1878 yılına kadar Türk egemenliğinde kalmıştır.
  

14 Ocak 2012  17:10:27 - Okuma: (452)  Yazdır




İstatistik