Yazı

Çok mu safız
Çok mu safız 

Özcan Nevres

Aylardır Bin derde deva şifalı bitkilerden yapılmış, ölümsüzlük iksiri gibi tanıtılmakta olan ürünler var.

Eğer bir ürün hastalıkları tedavi ediyor diye tanıtılıyorsa o ürünün imal ve satış izninin Sağlık Bakanlığından alınması gerekir. Ne hikmetse bu tür ürünlerin pazarlama izinleri Tarım Bakanlığından alınmaktadır. Nedense bu kötü gidişe ne Sağlık Bakanlığının, ne eczacıların ne de doktorların hiç sesi çıkmıyor. Bana dokunmayan bin yaşasın diye bir söz vardır. Anlaşılan bu ürün reklamlarından hiçbir sorumlu rahatsız olmuyor. Tüm bunlara bir de bal reklamları eklendi. Balın da her derde deva olduğu reklam ediliyor. Bu reklamcılardan biri bir ara balımız şeker ürünü olmadığı için şeker hastaları da balımızı yiyebilirler demişti. Bu konuda bir uyarı almış olacak ki artık şeker hastalarına bal yemeleri önerilmez oldu. Zira şeker hastalarına tüm şekerli ürünler gibi bal yemek de yasaktır, zararlıdır.
Bakın bal reklamlarından birinde kendisini büyük bir bal uzmanı olarak tanıtan biri bal konusunda neler anlatıyor. Bazı bal üreticileri arılarının bol bal yapması için kovanlarının önüne bolca şeker koymaktadır. Arılar uzaklarda polen aramaktansa kovanın önündeki şekerlerden bal yapmayı yeğliyor. Bizim balımızda arılara hiçbir zaman şeker verilmediğinden ballarımız saf ve doğaldır diyor. Oysa hiçbir bal arısı şekerden bal üretimi yapamaz. Zira doğası buna uygun değildir. Arılara henüz çiçeklerin yeterli olmadığı bir dönemde aç kalmamaları için şeker verilir. Arı kesinlikçe açlığını gidermesi için verilen şekerden bal üretmez. Bal tüketicileri bal konusunda yeterli bilgilere sahip olmadıklarından aldıkları balın bir süre sonra şekerlenmesini, donmasını balın şekerden imal edilmiş olduğunu zannetmelerine neden olmaktadır. Oysa çiçek balının donması doğasında vardır. Çam balının ise doğasında donma yoktur. Bu nedenle çam balı donmaz. Daha önce de yazmıştım. Eğer çiçek balı bir süre sonra donmuyorsa ya o bal kaynatılmıştır. Ya çok güneşte kalmıştır. Ya da içine donmasını önleyecek kimyasallar katılmıştır. Donan bal atmış dereceyi geçmeyen sıcaklıktaki suya daldırıldığında kavanozdaki bal yavaş, yavaş eski akıcı durumuna dönecektir. Eğer atmış dereceden daha yüksek ısıda tutulursa içindeki insan sağlığına yararlı maddeler bozulacağından o bal bir daha donmayacaktır. Doğada bin yılda bile bozulmayan tek ürün baldır. Yeter ki atmış dereceden daha yüksek bir ısıya maruz kalmasın. Bal ne kadar eski olursa olsun her zaman tazedir. Bayatlaması ve bozulması söz konusu olamaz.
Okurlarımdan biri reklamlara aldanıp yüz liralık baldan satın almış. Almış ama hiç memnun olmamış. Bal reklamlarını yapanlar ballarının sertifikalı olduğunu söylemektedirler. Oysa TSE damgalı balların tümü sertifikalı baldır. Aradaki fark, marketlerde satılanların merdiven altında imal edilmemiş olmalarıdır. Bizim ürettiğimiz ballarımızı arılar yüksek dağların zirvelerindeki çiçeklerden üretmektedirler diyorlar. Oysa bal üretilmez. Ambalajlanır. Bal ambalajı işi yapan firmalar, ambalajlama işini atmış dereceye ayarlanmış termostatların sabit ısısıyla ambalajlamaktadırlar. Arıcılardan satın aldıkları ballar arıcılar tarafından süzülmüş olmasına rağmen sabit ısılı kazanlara döktükten sonra tekrar süzülerek kavanozlara doldurmaktadırlar. Tüm dolum aşamasında ballara el ile temas edilmez. Dolumcular sürekli denetlendikleri için dolum tesisleri her zaman oldukça temizdir. Tesislerde kirliliğin yeri yoktur. Üstelik marketlerde satılan ballar hem daha güvenli, hem de daha ucuzdur.
 
Özcan Nevres

21 Aralık 2011  22:29:41 - Okuma: (488)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik