Yazı

Özrü Kabahatinden Büyük
Özrü Kabahatinden Büyük 

Özcan Nevres

Çöp depolamasının Menemen’de yapılması konusunda karar oylamaya sunulduğunda CHP li İl Genel Meclisi üyeleri oylamaya katılmamak için dışarı çıkmışlar. Güya bu kararları çöp depolama konusunda tepkilerini gösteriyormuş. Hadi canım sende. Oylamaya katılmamak karşı olmak değildir. Ya nedir? Tarafsız kalmaktır. Yani siz nasıl bir karar alırsanız alın bizi ilgilendirmiyor demektir.

Yanılmıyorsam Kennedy’nin yazdığı bir kitaptı. Kitabın adını dahi anımsamıyorum ama içeriği kısaca şöyleydi. Amerika devlet yönetiminde ilk defa bir devlet başkanı için güvensizlik önergesi verilmişti. Evetçiler ile hayırcıların oyları denkti. Düğümü çözecek olan genç bir senatördü. Genç oldukça kararsızdır. Evet ile hayır arasında bocalamaktadır. Sonunda kararını verir ve önergeye hayır der. O gencin oyu sayesinde devlet başkanı düşürülememiştir. Genç senatör kendisine sorulan niye hayır dediniz sorusuna şu yanıtı verir. Eğer ben bu önergeye evet deseydim devlet başkanımız düşecekti. Böylece ileride aynı tür oylamaların önünü açacaktı. Bu da ülkemizin büyük zarar görmesine neden olurdu. Bunu düşünerek hayır dedim der. Kıssadan hisse. Bir oy çok önemli bir olayın kaderini değiştirebiliyorsa CHP li İl Genel Meclisi üyelerinin toplam oylarının ne kadar büyük değer taşıdığını okurlarımın takdirine bırakıyorum. Üstelik bu davranışları alınmak istenilen karara karşı gerekli mücadele yapmadıklarını göstermektedir.
 
Oda yöneticileri alınan kararı bozdurmak için yargıya başvuracaklarını söylüyorlar. Yalnızca çöp depolama kararı için mi yargıya başvuracaklar? Peki, kanserojen etkili Organize Plastik Sanayi ne olacak? Bu gidişle o fabrikalar dünyanın plastik üretimini ve kullanımını yasaklayacağı iki bin yirmi yılına kadar inşa edilemeyecek. Nasıl olsa o güzelim arsalar plastikçilerin. Şimdiden o arsalarda kaç katlı apartmanlar yapmayı düşünmeye başlasınlar. Alma mazlumun ahını çıkar aheste, aheste derler. Arsaları ellerinden yok pahasına alınan arsa sahipleri dikilen apartmanlara baktıkça hayır dua mı edecekler? Yoksa lanet olsun mu diyecekler? Sayın oda başkanları sizce o arsa mağdurları ne diyecekler?
 
Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu ile yönetimine bir öneride bulunacağım. Menemen caddeleri artık trafik yükünü taşıyamamaktadır. Adalet binasının şimdiki yerine yapılması araç trafiğinin daha da yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu durumda İzmir caddesinin genişletilerek trafiğe açılması gerekmez mi? Eğer gerekiyorsa zaman kaybetmeden çalışmalara başlattırmanız gerekmez mi? Sayın Başkan, Menemen’in çöp depolama tesisine gereksinimi yok. Menemen’in yeni caddelere gereksinimi var. Bir de bir anımsatma yapayım. Yirmi santim derinliğindeki tarım toprağının oluşması bin yıl sürer. Heder edilecek olan o olabildiğince verimli arazinin yerine başka bir arazi oluşturamazsınız. Gelecek nesillerin sizi ve yönetiminizi lanetlemelerini istemiyorsanız çöp depolama işi için tarıma elverişli olmayan bir arazi bulun.
 
Özellikle İstanbul sahillerinde ve merkezi yerlerde deprem bahanesiyle binlerce binaya el koyup yıkacaklar. Tıpkı Yedikule’deki Sulu kuleli Roman vatandaşlarımızın evlerini yıktıkları gibi. Çürük binalar elbet de yıkılsın. Yeter ki çürükler yıkılırken sağlamlara dokunulmasın. Üstelik yıkım kararı alınan yerlerde kimi mülk sahiplerinin açtıkları davalar yüzünden yıkım yapılamıyor. Silivri’de Boğluca deresinin iki tarafındaki binaların yıkımına başlandı. Başlandı ama halen yıkılacak evlerin içinde, hatta dükkânların içinde oturanlar var. Evlerini ve dükkânlarını boşaltmayanlar, elimize mahkeme kararı gelmedikçe boşaltmayacağız diyorlar. Mahkeme kararı çıksa bile temyizi var. Bu da başlatılan yıkım işleminin daha yıllarca sürüncemede kalacağını göstermektedir. Yıkılanlar sağlam binaların arasında ağızdaki çürük dişler gibi sırıtıp duracaktır.
 
Özcan Nevres


28 Kasım 2011  00:30:06 - Okuma: (343)  Yazdır




İstatistik