Yazı

Yaz Saati Kış Saati Hani Akıl Saati
Yaz Saati Kış Saati Hani Akıl Saati 

Asil S. Tunçer

Sabah aceleyle evden çıktım. Pazar olduğu için vapur seferleri seyrek. İzmir Limanı’ndan Gemi turum var ve 07.25 Pasaport-Alsancak Vapurunu yakalamam lazım.

Bir gün önceki turumdan oldukça geç döndüm ve hemen yattım. Üst üste farklı şehirlerde farklı destinasyonlara tura çıktığımdan Anadolu turundan beter km yaptım geçen ay sonuna doğru. Bu yüzden ne gün ne de tarih takip edebiliyorum. Sadece ertesi günkü turumu biliyor, erkenden kalkıp hareket ediyorum. Bu yorgunluk ve meşguliyet arasında haliyle de doğal olarak önemli bir olayı atlıyorum: Saatimi bir saat geriye almayı…
  
30 Ekim Pazar. Benim saatim 07.15 olduğu halde Karşıyaka İskelesi’nde kapılar kapalı. İlk vapur olduğundan herhalde diye düşünüyorum. Bir 5 dakika daha bekliyorum. Yok! Etraf anormal hareketsiz ve sessiz. Benimle beraber birkaç kişi de meraklanıyor. Camı tıklıyoruz. Hatta anahtarla alüminyum kapıya da…
 
Nihayet içerden güvenlikçi geliyor ve bize acı gerçeği söylüyor. Saat daha 06.20. Yani sabaha karşı saatler bir saat geri alınmış ve bundan benim ve de yanımdakilerin haberi yok. Kendimi o kadar salak hissediyorum ki anlatamam. Allah’tan yalnız değilim ve salak durumuna düşen daha 3-5 kişi var yanımda. Biraz olsun teselli… 
 
Bir saat beklemek anlamsız; ilk otobüse atlıyorum ve Alsancak’a gidiyorum. Sonra da Liman’a yürüyorum. Nasıl olsa zaman var. Kahvaltı salonlarını tek tek ziyaret ediyorum. Birinde gevrek-peynir (İzmirlilerin simide verdiği ad) diğerinde boyoz-yumurta (İzmir’e özgü özel bir hamur açma). İzmirli olup da başka şehirde yaşayanlara İzmir’den boyoz ve gevrek götürüldüğünü duymuş muydunuz hiç? Ben duymadım; gözlerimle gördüm.
 
Boyozu başka bir yazıya bırakalım. Hala yarım saat var. Bu arada benim cep tel otomatik güncellemelere kapalıymış. Artık Liman’a varayım da biraz da rehber ve kaptan arkadaşlarla sohbet edeyim. Rehberlerden benim gibi erken gelen muhtemel vardır da kaptanlar kesin ordadır. Ne de olsa acenteler onları turdan en az iki saat önce dikiyorlar çünkü.
 
Benim korkum en erken gelen rehber olmak; salaklığımı tüm camiaya ilan etmek. Baktım erken gelen bir-iki rehber arkadaş var. Eminim onlar da benim durumumdalar; yalnız belli etmiyorlar. Çaylar içildi; sohbet kızıştı ve derken konu geldi dayandı bu saatleri ileri-geri alma hadisesine. Herkes kızgın ve işin tarihçesinden sosyal boyutuna birbirlerine anlatıyorlar; doğru ama gel gelelim elden gelen bir şey yok. Bizi idare eden büyüklerimiz duymuyorlar ki konuşmalarımızı. 
 
Herkes biliyor ki ülkemiz yaz saati uygulamasına daha uygun konum olarak. Yalnız bir AB’ye yaranmak mı desem yoksa yalanmak mı desem ne desem bilmiyorum hala uyum diye bir şeyin peşine takılmışız gidiyoruz; güneş doğduktan 3 saat sonra bankaları açıyoruz ve hava karardıktan 1 saat sonra kapatıyoruz. Saat 17.00’de akşam oluyor ve çoluk çocuk eve kapanıyoruz. Bu durum Aralık’ta kısa günlere yaklaştığımızda daha belirginleşecek. Resmen evimizde hapishane hayatı yaşayacağız.
 
Bizim için sorun yok. Oğlanlar aydınlıkta, yaz saatine göre nerdeyse öğleye yakın okula gidiyor. Ben de onların derslerine yardım ettikten sonra kitap okumaya zaman bulabiliyorum. Nasıl olsa geceler uzun. Yalnız benim gibi kışın çalışmayan ve rehber olan kaç kişi var, benim durumumda milyonlar yoktur eminim. Bu yüzden hükümetteki arkadaşlara söylüyorum. Beni veya benim gibi birkaç kişi için koskoca bir ülkeyi 73 milyonu yakmayın (!). Onca fabrika, işyeri hava aydınlandığı halde işe başlayamıyor. Yalnız hava karardığı halde de paydos edemiyor.
 
Dün akşam biz çocukların ödevlerini bitirdik; haberler bitti. Çay ve meyve faslı da. Sonra dedim yatmadan maillere bir bakayım. Yan pencerede baktım arkadaşlarımdan birkaçı çevrimiçi. Hala iştelermiş. Onlara iyi akşamlar diyecektim ama hava karardığından tam 3 saat geçmişti. Bu yüzden “iyi geceler” dedim. Nasıl yazın hava akşam 09.00’da kararıyor ve biz gece 12.00’ye doğru insanlara iyi geceler diyoruz; aynısı.
 
İşte bugünkü saat uygulaması ve ülkenin iş-çalışma hayatı. AB dediğiniz İngiltere’den Yunanistan’a bir uzun saat dilimi. İngiltere’de bir banka memuru 09.00’da mesaiye başladığında reel olarak benim memurum 1 saat 45 dakika evde beklemiş oluyor. Bunu saat farkıyla kapatıyorsunuz belki ama şu gözden kaçıyor. Türkiye, İngiltere gibi sabahları çok sis ve kapalı havaya sahip olmaması. Bu haliyle bir AB uyum golü yemiş oluyorsunuz. Bu birincisi.
 
İkincisi ise ülkemiz 26-45 doğu meridyenleri arasında kalan bir ülke. Biz A.B.D. gibi saat farkı uygulamıyoruz. Bu da şu demek Edirne ile Kars arasında gerçekte 1 saat 15 dakika fark var. Saatlerimiz İstanbul’a göre ayarlandığından Ankara-Sivas hattını ortalama alalım. Bu da bir 40-45 dakika daha ilave etmek demek. O halde Londra ve Ankara başkentleri arasında 2,5 saat fark demek. Yani İskoçya Glassgow’da ya da Başkent Londra’daki memura göre ayarlanmış bir zaman dilimlemesi yüzünden ile Ankara veya Konya’da yaşayan benim insanım neden 2,5 saat cezalandırılıyor?
 
Diyeceksiniz saat şuan 2 saat fark var aramızda… Haklısınız! Lakin reel saate baktığınızda İngiltere’de Liverpool ile İzmir sis ve bulutluluk açısından aynı değil. Kaldı ki hala yarım saat cezalandırılıyoruz. Bizim yarım saat ileri gitmemiz lazım. Bir de hava şartlarıyla bu rahat 1 saat yapar. Bu nedenle yaz saati uygulaması bizim için daha akılcıl ve yararlıdır.
 
İskoçya’da bir sütçü ineğini aydınlıkta sağsın diye benim sütçüm bedel ödüyor. Hele Kars, Iğdır, Van ve Hakkâri’de durum daha da feci. Biz rehberler de en az onlar kadar bunu iyi biliriz. Kışın Doğu’ya gittiğiniz tüm tur programlarında her gün daha erken veya daha karanlıkta otele giriş yapıyor ve müzelerde, Nemrut güneş batışı gibi programlarda zorluk yaşıyorsunuz. Daha doğrusu yaşama durumuyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Gerçi biz turlarımızda bunun önlemini alıyoruz.
 
Ben bu kadarını söylüyorum. Lafı uzatmıyorum. İşin tarihine, ilk ne zaman, kim vs vs girmiyorum. Şuan uygulamada olan kış saatini hangi devletler ve ne sebeple uyguluyor ona da girmiyorum. Misal İran yaz saati uygulamıyor. Kış saatinde kalıyor. Dini takvime daha uygun diye farklı uygulamada bulunanlar var. Dini ve siyasi tercihlerle ilgili ayrıntılar bir yana biz coğrafi ve sosyal gerçeklere göre konuyu ele alıyoruz.
 
Sabah 06.00’da kalkın bakın. Ortalık aydınlık. Akşam 17.00’de hava karanlık. Oysa yaz saati olsaydı 07.00’de hava aydınlanacak 18.00’de kararacaktı. Bizim akıl saatimiz aşikâr yaz saatidir… Memlekette tek salak veya tek aklı-selim ben değilim ya!
 
Hepinizin KURBAN BAYRAMI’nı kutluyorum. Terörsüz, afetsiz bir bayram geçirmek dileğiyle… Not: Van’a yapılan yardımların bazılarının suiistimale uğratıldığı hatta PKK’nın eline geçtiği filan gibi söylentiler kulağıma geldi. Umarım dedikodudur.
 
 
 


5 Kasım 2011  03:14:22 - Okuma: (430)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik