Yazı

Kuşadası Sorunları -2-
Kuşadası Sorunları -2- 

Asil S. Tunçer

Şehir İçi Bozuk Yollar ve Caddelerin Bakımsızlığı…

Kuşadası’nın yollarının ne kadar bozuk ve kötü, kentin ne kadar bakımsız ve pis olduğunu görmek için Kadınlar Denizi’ne bir kez araçla, bir kez de yaya olarak gitmek yeterli. Güvercin Ada’sından Gurup Sitesi’ne doğru gidiyoruz. Albora Otel’e gelmeden laka ve bozuk sathı yavaşlayarak geçtiniz. Bu arada ne kadar yavaşlarsanız buradaki lağım kokusunu o kadar çok ciğerlerinize doldurursunuz. Ben alt takım yenilemeyi göze alarak burayı oldukça hızlı geçerim; lağım kokusunu ciğerlerime çekmektense…
 
Gurup’a gelmeden çukurlarından sağından solundan slalom yaparak geçiştirdiniz (bu arada karşınızdan başka araç geliyorsa burun buruna geldiniz o ayrı konu ya da arkadan sizi tesadüfen sollayan biri varsa o anda o da üstünüze çıktı). Kokunun yanı sıra akşamları buradaki otellerin gürültüsü sebebiyle etraftaki evlerde uyku haram olmuş insanlara. Gemi günlerindeyse Liman’dan yolcu alacak araçlar park yeri sorunundan dolayı buraya boylu boyunca dizilirler Yılancı Burnu’na bakan tepeye kadar. Kuşadası’nı idare edenler henüz daha liman ve gemi yolcusunu araçla alma-bırakma hadisesini çözemediler. İnşallah benim ömrüm bunu görmeye yeter.
 
Konumuza devam edelim: Teras Evler’e gelince sağa dönüp Kadınlar Denizi’ne yani eski adıyla Kadınlar Plajı’na yöneldiniz. Karşı tepede yıllardır bitmeyen veya bitirtilmeyen ucube bir otel binasına gözünüz takılmasın sakın yoksa Otel Ayma’nın önünde adeta bir kuyuya düşer gibi bir çukura düşebilirsiniz. Aman dikkat! Ya da daha alt seviyede kalan bozuk patikamsı yola. En iyisi levhanın tarif ettiği yönde sola yani karşı yola girmek.
 
Şimdi Ayma Otel’in yanına plaja bitişik eski boş arsa (bir ara otopark olarak kullanılıyordu) şimdilerde dev bir alışveriş merkezi oldu. Bu yüzden daha Teras Evler’den döner dönmez gözüken denizi ve plajı şimdi görebilmek için dibine kadar sokulmak gerekiyor. Soldaki Dolmuş Durağı’nı geçtiniz ve sağda kalan Plaj Taksi’nin durağına geldiniz. Burası Kuşadası’nın en keşmekeş yerlerinden biridir. Araç trafiğine kapalı olan plaj girişin geldiğinizde yani Sunday Otel’in önüne gelince burasının meşhur Kuşadası-Kadınlar Denizi olduğuna inanamazsınız. Bir yandan yolcu indiren bindiren Kadınlar Denizi 5 no’lu minibüsleri, diğer yanda taksi durağında indi bindi yapan yolcular ve plaja giriş çıkış yapan insanlarla beraber tam bir keşmekeş görüntü oluştururlar.
 
Aklınız varsa buradan geçmeyin: Dediğim yer Asena Otel’in arka sokağı. Bu dar sokak İmbat Otel’in önüne kadar uzanır ki tek yön olduğu halde en sıkışık ve kötü yollardan biridir. Kıvrım kıvrım dar dönemeçleri mi sorarsın ya da sağda solda park ederek yolu daraltan araçları mı yoksa yolun ortasında durup sağdaki soldaki otel ve restoranlara mal indiren kamyonetleri mi? İmbat’ı geçtik. Yol ikiye ayrılıyor: Biri Blue Sky’ın önünden yukarı doğru çıkan yol; diğeri sol tarafa hem Polis Karakolu’na hem de yine Otel Blue Sky’ın üstünde soldan gelen yolla birleşen kavşağa çıkan yol.
 
Miracle’a doğru devam ediyoruz. Sağda önünüze çok çirkin bir görüntü çıkacak çünkü burası Blue Sky’ın arka tarafında mal indirme ve çöp bindirme kısmı. Tam ana caddeye bakıyor. Hemen yanı Miracle Bar. Gürültüsüyle geçen senelerde bizi sabahlara kadar uyutmayan meşhur Miracle. Kuşadası’nın Leilası veya Reinası. Geldik Green Beach’e. Belediye işletmesi olan bu tesis daha doğrusu plajın sağına doğru kalan yani Miracle ile arasında kalan kayalık ve taşlık kısım temizlenir ve halka açık kısım daha da genişletilirse daha güzel olacak. Belediye işletmesi ama şemsiyelerinden kendi şemsiyesiyle gelen yani parasız giriş yapmak isteyenlere hemen hemen hiç yer bırakmıyor.
 
Bunu geçtim çöplere gelelim. Türkiye’nin en pis ilçelerinden biri Kuşadası’dır buna eminim. Bunun belediyenin hizmet aksatmasıyla filan pek alakası yok daha çok Kuşadası’na kırsal kesimden, çöpü kutuya veya tenekesine atmayı bilmeyen cahil kesimden ve de sahil, deniz, kumsal kültürü olmayan kentli kültürü almamış ayak takımından çok insanın gelmesi ve bu tatil beldesini adeta Ümraniye Çöplüğü’ne çevirmelerinden kaynaklanıyor. Ana cadde ve çöp konteynırı olan sokakların bir arkasına düştünüz mü bakın siz yerlerdeki su şişesi ve naylon poşet atıklarına.
 
Karada durum neyse denizde de aynı. Balıkçılar Kahvesi çevresinde ve Güvercin Ada etrafında karaya vuran atıkları görmemek için kör olmak lazım. Denizin altı da aynı. Kadınlar Denizi’nin doğusuna dalanlar bilir. Green Beach sahilinde Miracle’ın çevresinde deniz tabanında sayısız araba lastiği, bira şişesi, çeşitli plastik malzeme daha neler neler, ibret için görmeye değer. 
 
Sokakların bu birikmiş pisliği ve kirliliği Kuşadası’nda sivrisinek bolluğunu tetikliyor. Plajlarda yenilip bırakılan yemek artıklarından karpuz kabuklarına, başıboş gezen köpeklerin orta yerde bıraktıkları pisliklerden lağım kapaklarının ve kanaletlerin bakımsızlığına, açık olmasına kadar çok neden bu sorunu arttırıyor. Ayvalık, Çandarlı, Çeşme, Bodrum ve Marmaris… Kuşadası yaşamakta olduğu sivrisinek sorunu açısından hepsini geçer. Nedeni yeterli tedbir alınmadığı ve ilaçlama yapılmadığı için. Ada sivrisinek kaynıyor.
 
Stadyum tarafına yolunuz düşerse karşınıza başka bir sorun çıkacaktır. O da burayı acemi şoför eğitim alanına çeviren sürücü kursları. Hâlbuki Kuşadası’nın en işlek ve en az 2-3 dolmuşunun geçtiği, büyük tur otobüslerin güzergâhı durumundaki bu ana cadde her adım başı yolu direksiyon kurs pistine çevirmiş eğitim araçlarıyla dolu. Biliyoruz eğitim şart ama uygun yerde. Buradaki bozuk zemini cami çevresi ve Sanayi Sitesi’ne giden yola gelmeden çukurda kalan, Yeni Güzelçamlı Sitesi ile Fulya Sitesi’nin önünde uzanan yolun ne kadar kötü olduğunu söyleyerek tekrar bozuk yol olayına dönmek istemiyorum.
 
Cuma günü Cuma Pazarı nedeniyle bilhassa mezarlığa doğru minibüslerin durduğu yolun rezalet olmasını bir yana bıraktım bilhassa Salı Pazarı’nın olduğu Salı günleri Adalızade Mezarlığı’ndan yukarı giden yoldan Oto Gar’dan gelen yolun kesiştiği noktadan itibaren Ufuk Yapı’nın oralara doğru hatta Kadınlar Denizi’ne inen yolun başlangıcına kadarki güzergâhın tam bir kepazelik olduğunu söylemeliyim. Üstelik Kadınlar Denizi minibüsleri ana caddene ayrılıp bir de bu pazaryerine dalmıyorlar mı Allah Allah! Gel de seyreyle ve gör curcunayı. Adeta Hindistan’da bir şehir sanki Kuşadası, Türkiye’de değil.
 
Cumartesi günleri Sea Pearl Oteli’nin alt tarafına kurulan meyve-sebze pazarından herkes memnun. Yalnız bu otelin taşan lağım suları bu pazaryerinin tam ortasına akıyor. Sebze ve meyve tezgâhlarının ve satıcıların ayaklarının altından lağım suyu akması çok kötü. Buradaki yetersi kanalizasyon sisteminin iyileştirilmesi lazım. Tam bu noktadan Anadolu Otelcilik Meslek Lisesi ve otellere dönen yolun aynı zamanda dolmuş yolunun kötü, asfaltının erimiş olduğu çok açık ve sarih görülmektedir.
 
Gerçi Kuşadası’nın kanalizasyonu başlı başına bir sorun. Kentin pisliği açık denize veriliyor. Tusan Oteli’nin açıklarından tekneyle geçerken birden denizin orta yerinde pis suların kaynadığını ve etrafta çokça denizanasının olduğunu görürsünüz. Aynı şekilde Halk Plajı’nın açıklarında denizin altından uzanan borulardan denize pis su akıtılmaktadır. Halk Plajı’nda denize girenler örneğin denizden karaya kuvvetli esen rüzgârlı günlerde denize boca edilen kanalizasyonun karaya vurduğunu rahatlıkla gözlemleyeceklerdir.    
 
Belediye önü ve kavşaktan dönüşleri, çevre yolundaki kavşağın yaşattığı trafik sorunlarına girmek hiç istemiyorum. Yoksa sayfalar dolusu yazı kaleme almak gerek. Bunu zaten Kuşadası’na gelmiş her insan biliyor ve söz konusu problemi yaşıyor. Kuşadası’ndaki dağınıklık, düzensizlik ve bakımsızlık aldı başını gidiyor. Burada gemi turizmi olmasa ve Efes turlarının çoğunluk konaklaması ilçede gerçekleşmese Kuşadası’nın bu bakımsızlığına, pisliğine ve yollarının berbatlığına ne Samos adasından gelen tekneler ne de marinadaki yatlar kurtarabilir.
 
Kuşadası oldu ‘Pislik-Adası’.


6 Eylül 2011  13:40:24 - Okuma: (724)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik