Yazı

Türk Futbolunda Alınan Karardan Sonra!
Türk Futbolunda Alınan Karardan Sonra! 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Şu günlerde Doğuanadolu’da insanlarımızın acımasızca öldürülme sorunlarını yaşıyorken, doğrusu diğer taraftaki futbol sporunun ülkemizdeki geleceğini belirleyecek bazı kararlarla uğraşmak bana gülünç geliyor!

Daha önce de; sonuc ne olursa olsun yaşamın ve futbol oyununun herşeye rağmen ve her koşulda devam edeceği ile ilgili bir çok kez yorum yapmıştım. Ancak her kim olursa olsun ölen insanların geriye dönmesi artık mümkün değil!
Hepimizinde bildiği üzere ülkemizde futbol sporu her ne kadar 18. yüzyılın sonlarında İngiliz ve Rumların büyük katkılarıyla 1890 yıllarında başlatılmış olsada, Resmi olarak ülkemizde futbol sporu; Türkiye Futbol Federaasyonunun 21 Mayıs 1923 tarihinde kurulup FIFA'nın 26. üyesi olarak faaliyet göstemesiyle başlar.
O günlerdeki futbol sporunun; oynandığı, yönetildiği, kulüplerin yapıları, taraftarların durumuları, tutumları ve davranışları ile günümüzdeki futbolun çok farklı bir boyutta olduğunu söyleyebiliriz. Bu farklılık herkesin bildiği üzere eskiden farklı kulübün taraftarları kolkola gider, maç izler ve yine kolkola stadlardan çıkarak medeni bir şekilde kendi takımlarının aldıgı sonuçları tartışırdı. Hiçkimse bir başka kulübün taraftarına kötü gözle bakmaz ve bu günki gibi ölümle sonuçlanan olaylara raslanmazdı ve bu tür mücadelenin içerisine  girilmezdi de, oysa günümüzde bazı otoritelerinde belirttiği gibi; artık stadyumlara özel ayrılmış yollardan gitmek bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu durumu ben zamanında önlemi alınmamış sosyal projelerin gerçekleştirilmemiş olmasına bağlıyorum.
Eskiden sporcular, taraftarlar ve yöneticiler arasında bu günkü gibi uzun duvarlar örülmüyor ve birbirlerine  erişilebilmeleri için engeller konulmazken, günümüzde bu durum kulüp yöneticileri tarafından çok farklı bir boyuta ulaştırılmış olduğunu görüyoruz; Kuşkusuz futbolun içinde bulunduğu ekonomik yapı, sosyal statüsü ve politik olarak çıkarları lehine çevirmedeki avantajları ve çıkar çatışmaları insanların birbirlerine yabancılaştırılmasının temelini oluşturmuştur. Acaba dogrusu bumudur, yoksa tüm bu avantajları kullanıp yinede çevresiyle barışık bir yaşam sürdürülemezmi? Kulüp yöneticilerinin tüm bu çıkar sorunlarını bir kenara bırakarak kendi taraftarlarına pozitif taraftar bilincini aşılamalıdırlar ve bu konuda Futbol Federasyonunun ciddi anlamda destek ve öncülük yapması gerekmektedir.
Kısaca Dünyada en popüler spor dalı olarak algılanan Futbol sporu sadece ülkemizde oynanmıyor ve taraftar sorunları, kulüplerin içinde bulunduğu durum, stadların fiziki yapısı ve futbolda şiddet ve şike sadece bize mal edilmiş bir olgu değildir, ancak her ülke kendi içerisinde futbolu her boyutu ile en iyi şekilde yönetmek, eğitmek ve yaygınlaştırmak gibi bir misyonu üstlenmiştir. Şayet bir ülkede sporda şikeden şidetten söz ediliyorsa bu demek oluyorki o ülkede bu işi yapan insanlar dahada dikkatli olmaları gerekmektedir. Kısacası futbolun tüm paydalarının (sporcu, antrenör, hakem, yönetici ve tarftar) eğitilmesi hiç kuşkusuz yine Futbol Federasyonuna düşer buda o kurumun bağlı bulunduğu üst kurullarının (UEFA ve FIFA) ortaya koyduğu sosyal eğitim projelerini zamanında hayata geçirmekle mümkün olabilir.
Şayet ülke olarak çok önceleri yapılması gereken bazı proje ve eğitimleri hala ısrarla yapmıyorsak daha bu alanda olumsuz çok şeyi yaşıyabileceğimiz kaçınılmazdır bizden söylemesi.
Zaman artık şu takım neden düşürülmedi bu takım neden lige devam ediyor zamanı degil, süreç içerisinde zaten Üst kurullar gerekli cezaları verecektir, bundan hiç kimsenin kuşkusu olmamalı bu konuda çok canlı örnekler var bu nedenle ülkemizin bu konuda almış olduğu ve alacağı kararları saygı ile kabul ederek beklerken ve yine aynı kurumumuzun hiç zaman kaybetmeden futbolun güzelliklerine katkı koyacak pozitif taraftar oluşturma adına yapıması gereken çalışmaları bir an önce başlatmalıdır.
En içten saygılarımla
Prof. Dr. Seyhan HASIRCI

22 Ağustos 2011  21:24:50 - Okuma: (401)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik