Yazı

Suriye Politikamız Üzerine…
Suriye Politikamız Üzerine… 

Yaşar Varış

Komşumuz Suriye’de yönetim karşıtı bazı gruplar,bazı bölgelerde merkezi idareye karşı başkaldırarak yol kesiyorlar, arama yapıyorlar, devlet güçlerine karşı koyuyorlar, bağımsız bölgeler ilan ederek rejime ve yönetime karşı bir şekilde ayaklanıyorlar.

Hükümet de bu başkaldırıyı bir terör olayı gözü ile bakıp, mevcut rejimi korumak için gerekeni yapıyor. Belki olayları önlerken bazen kantarın topuzunu da kaçırıyor.
Tıp ki 30 yıldır PKK terörüne karşı Türk devletin gösterdiği tepkiyi gösteriyor.
Dünyanın her yerinde hangi rejimle idare edilirse edilsin her rejim kendisini koruyacak önlemleri almak zorundadır. Bu onun var oluş nedenidir ve görevidir. Suriye yönetimi de bu hakkını kullanıyor.
Ancak dünyanın vardığı medeniyet düzeyi, insan hakları, demokrasinin Evrensel kuralları dikkate alındığında rejim değişikliği ve reform istekleri ve bunlarla mücadele yöntemleri zorla, topla-tüfekle, insan haklarını ihlal ederek değil, demokratik yollarla olmalıdır.
Bu nedenle terör; hangi nedene dayanırsa dayansın, gerekçesi haklı olsa bile olumlu bakılacak bir yöntem değildir. Terörle bir yere varılamaz. Varılmasına da izin verilemez. Terör çıkmaz sokaktır.
İster Türkiye’de uygulanan PKK terörü olsun, ister Suriye’de mevcut yönetime karşı başlatılan ayaklanma şeklindeki terör olaylarına böyle bakmak gerekir.
Ayrıca; bu tür olaylar ülkelerin iç güvenlik sorunlarıdır. Dışarıdan doğrudan müdahale etmek devletler hukukuna da uygun düşmez.
Biz nasıl Avrupalı dost geçinen ülkelerin PKK terör örgütüne destek olmalarına bozuluyorsak; Suriye devleti de Komşu ve dost bildiği Türkiye’nin Amerika’nın isteği üzerine kendi iç işlerine karışılmasına karşı çıkmaktadır. Hele hele sayın başbakanın “dış işleri bakanımı yarın gönderiyorum, bu son ihtardır. Gerisini Suriye düşünsün” gibi sözlerin dış politikada ve devletler hukukunda yeri yoktur.
Orta doğuda oynanan oyunun bir Amerikan Projesi olduğu bellidir. Amerika Birleşik devletleri yıllarca nasıl Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri devletleri içine ajanlar sokarak Sovyetler birliğini parçaladı ise şimdi de dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip Arap devletlerini iç ayaklanmalar yolu ile zayıflatıp, bu devletlerin başına kendine bağımlı yönetimler getirmek istemektedir. Bunu Mısır’da, Sudan’da, Libya’ða büyük ölçüde başardı. Sıra Suriye’ye geldi. Belki arkasından İran, Türkiye  ele alınacak,yeniden dizayn edilmeye çalışılacaktır.
Amaç; Amerika Birleşik devletlerinin çıkarlarına hizmet edecek Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirmektir.
Türkiye Cumhuriyeti, Amerika’nı bu çirkin polimalarına alet olmamalıdır..
Türkiye Cumhuriyeti, Bölgede Komşuları ile karşılıklı yararlar gözetilerek Barış içinde bir arada yaşamayı sürdürmelidir.
Atatürk’ün veciz sözünde belirttiği gibi “Yurtta Barış,Cihanda barış” formülü günümüzde de geçerliliğini sürdürmektedir. 10.08.2011


11 Ağustos 2011  15:59:11 - Okuma: (534)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik