Yazı

Hatunuma…
Hatunuma… 

Sevgi Melek

Sadece düşünmek istemediklerimle birlikteyim.

Senelerce hapşurduğumda kendime, ‘iyi yaşa’ dedim. Hep de kendim, ‘teşekkür ettim’. Bir şey kaybetmediğimi düşünüyorum. Kazandığım bir şey de varsa ben henüz göremiyorum. Hayatım da en çok istediğim hapşurduğumda yanımda birisinin olması değildi. Ya da hastalandığımda çorba yapanım olsaydı gibi klasik tavırlarım hiç olmadı. Tek istediğim annemin yanında olduğum halde bana anne sevgisinin yetememiş olmasıydı. Hala daha bundan yakınır dururum.
         Anne! Aynı ‘ayrılık’ kelimesinin anlamı kadar afili bir sözcük ya da bir hitap bir takma ad mı demeliyim bilemiyorum. Annelik bir meslek gibi mi algılanmalı, her doğurabilen kadınlar anne olabilir ve bir baksa çocuğa bakabilir mi? Onunda annesi olabilir mi? Yoksa herkesin annesi kendinedir bir başkası ona ne annelik yapabilir nede onun gibi bir şey mi? Bilemiyorum. Bunu senelerce düşünmüşümdür hep.
         Bana ya bir anne hiçbir zaman yetmedi anne sevgimi doldurması ya da doyurması için, ya da ben bir anneyi yetiremedim yavru sevgisiyle. Ama ben tek şunu biliyorum ki ben aynı onun gibi sonsuz sevdim. Sonsuz ve karşılıksız…
         Her anne kelimesi döküldüğümde dudaklarımdan gözlerimdeki ıslaklığı hissettim ve bana o zamanda yine kendim gözümden akan yaşları silmek için mendil uzattım… Ben yine şu anda bu yazıları yazarken kendime mendil uzatıyorum…
         Bazen yaptığımız hatalar bizi kendimizden bile nefret ettirebilir. Hatta bazıları kendilerini yaratandan ve ortaya çıkmasına neden olan annesinden bile nefret edebilecek düzeye gelir. Ben o anlarımda hep şeytanı kovdum yanımdan…
         Bir de yanımdayken ona dokunamamam var tabi. O orda oturup televizyon izlerken koynuna girip bağara bağara ağlamak gelirken içimden yine o televizyonu izlerken ben onu izlemek ve sessizce koltuğun köşesinde ağlamakla yetindim. Her zaman aynı manzara her zaman aynı tablo ve ben ona hiç dokunamadım… Hala dokunamıyorum. Benden hoşlanmıyor sanırım, yanına girdiğimde ittirişlerinden ben öptüğümde hemen yüzünü yıkayışlarından belli…
         Benim bu hayatta nefesimi kesen tek kişi o mükemmel hatun. Ona baktığımda gözlerimin kamaştığını hissedebiliyorum ve saniyede gözlerimin doluşunu ve gözlerimin yaşla dolduğundan buğulanışını ve boğazımın düğümlenişini… ‘Nasıl konuşacağım şimdi ses tonumdan’ anlar hallerimi hissedebiliyorum.
         Her zaman sadece ona eğilir ona bükülür ve ona yenileceğimi bilmesini istedim. Sanıyorum hiç olmadı. Hata hep bendeydi, yani ben hep öyle aradım. Hala daha öyle arıyorum ama eminim bulacağım. Sadece geç olmasından korkuyorum ve bir gün umursuz olacağımdan korkuyorum. Endişelerim büyük…
         Nefes alışlarını duyarak uyumak o kadar mükemmel ki. Bunu babam bile anlayamaz hissedemez eminim.
         Yolda yürürken birden onun sesini duymak ve yolda milyarlar bulmuş kadar sevinmek. Ahh paha biçilemez..
         Hele adını duyduğumda ellerimin titreyişleri… Bütün iliklerimden kanın aktığını hissedişlerim. Ayaklarımın bağının çözüldüğünü anladığım an yere çöküşlerim…
         Ben seni tanımak ve koynunda bağara bağara ağlamak istiyorum. Seni özlediğimi söylemek ve hep yanındayken sana dokunamayışlarımın hesabını sormak istiyorum. Bana kızgın bakışlarının altında ezilmek istemiyorum. Bana gülerek bakmanı ve hadi gel beraber televizyon izleyelim demeni ve ben koynunda ağlarken bana mendil vermeni istiyorum. Bana sus demeni ya da ittirmeni değil…
         Beni izleme televizyon izlerken, yemek yaparken, uyurken ya da ayakkabılarımı giyerken, süslenirken, havlu ararken dolapta… Beni izleme… Sadece izlememe izin ver!
         Bana kendini hasret bırakma! Kokunu almak için gece uyumanı bekleyip yatağına gelmek istemiyorum. Yatağında yatmak kokunu orda almak istiyorum…
         Bebekliğimi anlatırken yüzün gülmesin, şimdiki halimi anlat bana… Yüzün gülüyor mu hala aynı ben onu merak ediyorum. Ya da yüzün düşüyor gözlerin benden kaçıyor ve ellerin önündeki soğuk kahvene gidiyor mu? Ben mi istedim beni ya da ben mi yaptım beni?
         Bana ağır gelen şeylerle itham etme beni. Fark ettirmeden gözlerinle darağacına yollama beni.
         Bak… Sende bende yaşlanıyoruz. Niye hatunum bu nazın, gel izin ver koynuna girip ağlayayım yok yok
 Vallahi yok
, tamam
, gerçekten yok
 Vazgeçtim mendilden.
Sadece ağlayayım!!!
 
 
SEVGİ MELEK YİĞİT                                                           Anneme…


22 Temmuz 2011  01:40:28 - Okuma: (815)  Yazdır




İstatistik