Yazı

Turizmin Beyaz Yalanları
Turizmin Beyaz Yalanları 

Asil S. Tunçer

Alaçatı’da 6 kişi balık menü 1.000 TL. Kuşadası-Kadınlar Denizi’ninde dondurmanın 250 gr’ı 25 TL. Fethiye-Ölüdeniz’de otobüs park ücreti 125 TL.

1)En önce yarım gün turlardan başlayalım söze: Mesela; Kuşadası’ndan Artemis Tapınağı, Meryemana Evi ve Efes üçlüsünü yemeksiz olarak yarım gün turu adı altında satıyorlar. Rahat 5 saatlik bir tur bu. Geriye zaten ne kaldı ki: Müze (50-55 dk.), St. John Bazilikası (35-40 dk.) ve İsa Bey Camii (30-35 dk.). Yemekle birlikte toplam 3 saat.
 
Yani ortalama 8 saatlik bir turun ana menüsünü oluşturan 5 saatimi kullan ve gün içi saatlerimden yararlan ama yevmiyeye gelince yarım para öde. Bu açıkça bir hiledir. Hem yemeksiz aç karna tur yaparsın hem de yarım gün parasına kanarsın. 5 saatlik bir turdan sonra zaten başka tur alma şansın da kalmayacağına göre (istisnai bazı kombine gemi turları hariç) bu yarım gün rehberlik yutturmacası turlarda sıkça başvurulan bir acente hilesidir.
 
Bu uygulama rehbere yapılan bir haksızlıktır. Bu işte müşteri kazançlı gibi gözükür, acente nemalanır; rehber ise sömürülür. Girişi yüksek ziyaret yerlerinin maliyet girdisi rehberin yevmiyesinden kısılarak giderilir.
 
Oysaki orta boy bir grupta kişi başı 1,5-2 € fazla ödemeyle yani tur ücretinin ona göre belirlenmesi veya acentenin bu oranı esirgememesiyle rehber ücretini tam alacak ve bu tür bir gereksiz aldatmaca ortadan kalkacak, acente-rehber ilişkisi daha dürüst bir zemine oturacaktır.
 
2)     Geceden çıkmalı turlarda ise yarım gün tur ücreti gibi bu sefer de gece farkını yok saymaya çalışan acenteci arkadaşların sıkça başvurduğu diğer bir hile yöntemi olup daha çok yerli gruplarda görülmektedir. Ayrıca bu bulaşıcı hastalığa bazı Balkan ve Rus grupları da yakalandığından, şoför uyumalarına bağlı artan kaza ve ölümlerden sonra bakanlıkça süre ve saat sınırlaması getirilmeye çalışılmaktadır. Yalnız bunun tam olarak uygulamaya geçilmesi ay değil sezon değil yıl alır. Bu yeni uygulamada rehberin ücretiyle ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Rehber ve uzun süreli çalışma saatlerine bağlı olarak hak ettiği ücreti çok gereksiz bir ayrıntı olarak algılanmıştır.
 
3)     Rehberi az paraya daha çok ve uzun saatler çalıştırma ve kandırmacanın yanında aynı hileyle şoförler de saatlerce uykusuz ve yorgun çalıştırılmakta, ölümcül kazalara davetiye çıkarılmaktadır. Tur şoförleri trafikçe ve son olarak bakanlıkça konulan her türlü süre ve zaman kısıtlamasına rağmen uzun saatler çalıştırılmaktadır.
 
Not: Kazalar, nedenleri ve çözüm önerileri konusunu önümüzdeki hafta ayrıntılarıyla ele alacağız.
 
4)     Her sene biraz daha uzatılan yollar ve araları iyice açılan güzergâhlarla 10 günlük bir Anadolu turunun konaklama sayısı her geçen yıl azalmakta ama gezilecek yer ve görülecek müze sayısı artmakta, aksine gezi süresi uzamakta (ki yeni yerler kazıldığı ve müzelerde daha fazla obje sergilendiği veya yeni müzeler açıldığı için) programlar daha da zorlaşmaktadır.
 
Buna bağlı olarak rehberin ve yolda kaptanın zamandan çalması, programı yetiştirmesi zorunlu kılınmaktadır. Bu da rehberin zamanından ve kaptanın araç kullanma süresinden çalmakla mümkün olmaktadır. Çalınan zaman aslında sağlık ve yaşamdır.   
 
5)     Artan rekabet koşullarına bağlı olarak sayılar düşmekte, maliyetler kurtarmamakta ve ondan sonra da neredeyse tamamı satışlara yönelik tur programları hazırlanmaktadır. Burada da başta acente rehberden satış beklemekte, kültür, tarih ve coğrafya biryana kalmaktadır. D2 belgesine mahkûm olan ve üç kuruşa çalıştırılan kaptan satış beklemekte, satışlı tur diye daha başta rehber yevmiyesi düşük tutulan turun rehberi de mecburen satışa yönelik tur yapmaktadır.
 
6)     Otellerde ve restoranlarda verilen yemeklerin ve sunulan içeceklerin hileleri daha başka. Bunlar da tamamen maliyet ve daha çok kar marjına endeksli aldatmacalar. Birbirine karıştırılmış tanımı zor soğuklar, bazen benim bile ilk kez denediğim yeni icat sıcaklar, hayatımda ilk kez tattığım rengârenk ve peltemsi, jölemsi tatlılar ve her geçen gün daha da ufalan tabaklarla savuşturulmaya çalışılan “her şey dâhil”ler.
 
7)     Yatağa yatıyorsun ve merak edip bakıyorsun nevresim ters-yüz edilmiş. Neden? Yıkama maliyetinden… 8-10 €’ya oda alınırsa bunun parası nerden çıkacak? Köpürmesini beceremeyen sıvı sabundan ve sabah kahvaltıdaki kireç kalıbı gibi gözüken lezzetsiz, tatsız peynirden…
 
8)     Kapadokya’da rehberle şoförü gruptan ayrı yatırmak adetten oldu artık. Bizim kaldığımız 3.sınıf otelde daha doğrusu pansiyonda odayı temizleyen kadın etajerdeki diş fırçası muhafazası ile tıraş bıçağı ağız-kılıfını atıyor. Neden? İlk defa bu işte çalışıyor ve böyle bir şey görüyor. Aldığı maaş 300 TL. Bu kadından nasıl bir temizlik kalitesi beklersiniz? Ayıp onun değil, onu üç kuruşa çalıştıranda… Şikâyet etmek bir tarafa söylemesi ayıp acıyıp 20 TL bahşiş veriyorum. Gerçi onu zengin etmedi ama bana o anlık bir nebze vicdan rahatlaması sağladı.  
 
9)     Turistik tüm yerlerde aşırı fahiş fiyatlar ve TL olacak fiyatların en az dolar çoğunlukla Euro cinsinden kabul görmesiyle dışardaki ücretlerin hep en az 1,5 veya 2 misli ücretlendirme uygulamasıyla suni bir pahalılık yaratılmakta, turist kazıklanmaktadır. Bir bardak çayın bile fiyatı uçuktur. “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı değil artık 40 kat kazığı var” şimdilerde. 
 
Geçtim onu. Geçen hafta bahsettim. Alaçatı’da 6 kişi balık menü 1.000 TL. Kuşadası-Kadınlar Denizi’ninde dondurmanın 250 gr’ı 25 TL. Fethiye-Ölüdeniz’de otobüs park ücreti 125 TL.
 
Bunları görmüyor musunuz turizm aşkına?

5 Temmuz 2011  12:00:14 - Okuma: (440)  Yazdır




İstatistik