Yazı

Karayılan’ın Dedikleri Doğru Mu?
Karayılan’ın Dedikleri Doğru Mu? 

Yaşar Varış

PKK nın Kandil dağındaki lideri Murat Karayılan, gazeteci Hasan Cemal’le yaptığı söyleşide ilginç şeyler söylemiş.

Okuyamayanlar için bu söyleşinin önemli bölümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Murat Karayılan,
“19 Ekim 2009 tarihinde sekizi Kandil kampından,26 sı Mahmur kampından olmak üzere 34 kişilik PKK grubu başbakan Tayyip Erdoğan’ın isteği üzerine Habur sınır kapısından Türkiye’ye gönderildi. Bir sorun çıkmasın diye bu kişileri özenle biz seçtik. Hatta önder APO, acaba bazı sıkıntılar olur mu diye kuşkuları vardı. Başbakan Tayyip Erdoğan “bir sıkıntı olmayacağını, bunun barış adına somut bir adım olacağını, bakın, dağdakiler inmeye başladı anlamında kendi partisinde destek olarak görüleceğini” söyledi. Ama daha sonra başbakan verdiği sözleri unutarak bu girişimden vazgeçti.. Böylece birinci açılım süreci sonra erdi” diyor.
Murat Karayılan devam ediyor;
“Devlet önce Kandille, bizimle temasa geçti.Biz kabul etmedik.bizim için adres İmralı dır,orayla görüşün dedik. Daha sonra İmralı ile görüşmeler devam etti”
Yine bazı gazetelerde yayınlanan haberlere göre Murat Karayılan’ın dediği gibi devletin İmralı ile görüşmelerinin devam ettiği,” hatta görüşmelerin aşılıp sözleşme aşamasına gelindiği, bunun da Apo’nun avukatları aracılığı ile doğruladığı” yazılmaktadır.
Bunlar doğrumudur?
Hükümet yetkilileri, özellikle sayın başbakan bu konuda kamuoyuna bir açıklama yapmalıdır.
Muhalefet partilerinin, Türk halkının bu konuda olup bitenleri öğrenme hakkı vardır.
AKP, Kandil’e, İmralı’ya başka, Türk halkına başka türlü mü konuşmaktadır?
Habur’daki seyyar mahkeme Başbakan ve hükümetin bilgisi dâhilinde mi kurulmuştur?
Bunlar Türk halından ve kamuoyundan neden saklanmıştır?
Yoksa Recep Tayyip Erdoğan “seçimlerden önce, oy kaybederim, kamuoyu tepki gösterir” diye bunları kamuoyuna söylemekten çekinmiş midir?
İmralı ile yapılmak üzere olduğu söylenen sözleşme neleri içermektedir?
PKK’nın “15 Temmuza kadar anlaşma olmaz, genel af çıkarılmaz ise güneydoğuda devrimci halk savaşı başlatırız” tehditleri ne anlama gelmektedir?
Türk halkı tüm bu soruların yanıtlarını öğrenmelidir.
Ne olacak ise kamuoyunun önünde konuşulmalıdır.
PKK ile oturulup konuşulabilir de.
Federasyon, konfederasyon veya başka bir idare biçimi.
Ama bunların hepsi halkın bilgisi içinde olmalıdır.
AKP ye oy veren %50 ye yakın vatandaşımız bu görüşmeleri onaylamaktamıdır.
Gerekirse çözüm yolları kamuoyunda tartışılmalı, vatandaşların görüşleri alınmalıdır.
Önemli olan siyasetin dürüst ve açık bir şekilde yapılmasıdır.
İkiyüzlü siyaset belki belli bir süre için patilere üstünlük sağlayabilir ama sonunda daha büyük problemler doğurur.29.06.2011

30 Haziran 2011  09:46:20 - Okuma: (308)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik